Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 83285
Ana Sayfa
ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?
Yazar Emeğin sanatı   
15/12/2009

Sadece Türkiye tarihine değil, dünya tarihine de kara bir leke olarak geçen 12 eylül askeri cuntası, 17 yaşında idam sehpasına yolladığı Erdal Eren adıyla da lanetlenmeye devam ediliyor. Bir askeri öldürdüğü iddiasıyla, “jet hızıyla” yapılan göstermelik yargılama sonucu idam edilen Erdal Eren, idamının 29. yılında tüm devrimciler ve kavga arkadaşları tarafından anılıyor.

"Bir gün, mutlaka sizin yerinizde halkımız olacak, sizi ve koruduğunuz düzeni yargılayacak ve doğru kararı verecektir!" Erdal Eren

 
Grizu birikiyor...
Yazar Ece Temelkuran (Milliyet)   
14/12/2009
Madenciler ölünce hep daha çok üzülürüm ben. Niye, hiç bilemedim. Şimdi sanki aynı kederle bir şeyler ölüyor bu ülkede. Bir kez daha. Kimileri diyor ki “Olmaz bir şey, bu kadar meraklanma”. Ama daha kaç kere göçük altından kurtarılmak zorunda bu ülke?
Devamı...
 
10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜNDE ÖLDÜRÜLEN YOK EDİLEN GENÇLER İÇİN!
Yazar CAN ŞENSES SHP Bursa   
10/12/2009

YANAN HAYALLER VE RAKAMLARIN DUYGUSUZ YÜZÜ

Yirmi beş yılda hayatını, hayallerini yitiren otuz bin insan. Kürt mü? Türk mü? Laz mı? Ne fark eder? Duygusuz ve ruhsuz sayıların diliyle konuşmayalım artık! 30 bin ölü.7 şehit, ölü olarak ele geçirilen her 3 kişi! Bozalım bu kanlı oyunu!

Son Güncelleme ( 15/12/2009 )
Devamı...
 
GİTMESEK DE, GÖRMESEK DE O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR
Yazar MİNE YILDIZTEKİN ŞAHİNKAYA SHP ANKARA YENİMAHALLE   
09/12/2009

Image 78’li yıllarda, henüz 15 yaşındayken “devrim” kavramıyla tanışmıştım. Benden öncekilere yetişmem gerekiyordu. Bunu başarabilmek için bol bol okuyordum, hatta ders notu geçirir gibi defter bile tutmaya başlamıştım. Korsan mitingler, illegal eylemlerde mutlaka bulunuyor, hatta en ön saflarda yerimi alıyordum. NEDEN? Çünkü, halkımız emperyalizmin çarkları içinde sömürülüyor, soyuluyor, eziliyordu. Bizden önce ki 68 kuşağındaki abilerimiz, ablalarımız ölümüne mücadele etmişlerdi. Bu bayrağı yere düşürmemek ise bizim kuşağın göreviydi. O kuşak ki , kimleri darağacında  ölüme göndermişti?…  

Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
Devamı...
 
Okullu Olmuştum Ben de Bir Zamanlar...
Yazar ZOZAN ÖZGÖKÇE   
09/12/2009

Babamın tayini çıktı. Önce babam gitmişti, ardından biz bindik otobüse ve yepyeni bir yere gittik: Adapazarı. İlkokul 5. sınıfa geçmiştim, ama yeni okulumda gidecektim yeni sınıfıma. Okul müdürü beni sınıfa götürdü. 'Çocuklar bu yeni sınıf arkadaşınız Zozan' dedi.

Herkes bir ağızdan "Neeee? Adı ne? Tozan mı? Kozan mı?" diye konuşmaya başladı.

Sınıftaki kargaşa üzerine Müdür "Zozan" diye yeniledi. Teneffüs oldu, sınıf arkadaşlarım sıra ile yanıma gelip "Ne Milletsin? Ermeni misin?, Ne biçim isim o?" diye sordular.

Akşam eve gittim ve anneme "Anne biz ne milletiz?" diye sordum. Annem "Biz Kürdüz ama kimseye söyleme" dedi.

O herkesten farklı olduğumuzun adını koymuştum artık Biz Kürt'tük.

Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
Devamı...
 
Bizim Mahalleyi Teröristler Bastı..
Yazar Emre Can sosyalist forum   
09/12/2009

Erdem'in bisikleti var. Beni de bindirdi. Devrim olduktan sonra bütün çocuklara
bisiklet alacaklarmış. Hakkı Abi bir keresinde öyle söyledi. Bütün çocuklar doya
doya süt içeceklermiş. Ben sütü hiç sevmem. İçmemki ben süt. Bana bisiklet
alsınlar devrim olunca. Ama Devrim öyle kolay olmazmış.

Çok büyük bir şeymiş devrim kocaman...
Benim bir arkadaşım var, adı Devrim. Koşu yapınca ben onu geçiyorum.

Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
Devamı...
 
"Ataerki Dediğin Tek Dişi Kalmış Canavar..."[1]
Yazar SİBEL ÖZBUDUN İVME   
08/12/2009
Dicle Koğacıoğlu’nun kırılgan yüreği adına…
Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür ama
hiç kimse kendini değiştirmeyi düşünmez.”[2]
Kimi sosyal bilimciler buna “modernleşme” deyip geçiyorlar - bazısı olumluyor, bazısı olumsuzluyor. Ama kanımca “nasıl”ını tanımlamaz isek etiket eksik kalacak. “Kapitalist” bir modernleşme bu. Yani insanları yüzyıllardır sığındıkları bucaklardan çıkartır, birbirleriyle ve dünyayla iletişime geçirirken bir yandan da büyük bir kısmını eşitsiz iktidar ilişkilerine tabi kılıyor, konumunu kırılganlaştırıyor, güçsüzleştiriyor… Geleneksel otorite örüntülerini yıkıp geçiyor. Çiftinde çubuğunda karnını şöyle ya da böyle doyuran köylü, silah zoruyla ya da ürünü beş para etmez hâle geldiği için büyük kentin varoşlarına sığındığında, sonsuz bir güvencesizlik ve belirsizlik içerisinde buluyor kendisini. Ya da işini şöyle ya da böyle çeviren mahalle bakkalı, artık karşı köşesine dek sızan çokuluslu marketler zinciri şubesi karşısında tutunamayarak her an meçhule yuvarlanabileceğinin bilinciyle diken üstünde yaşıyor. İşçi, tüm yazgısının patronun iki dudağı arasında olduğunu biliyor.
Devamı...
 
Ana babalar birleşin!
Yazar Nihat Filiz   
08/12/2009

Çocuğunuzun ilk doğduğu günleri hatırlayın. Saf, tertemiz doğduğu o günleri… Babaysanız, eşinizin doğum sancıları tuttuğundaki tedirginliğinizi düşünün, doğduğundaki kucağınıza aldığınız o ilk masumiyeti aklınıza getirin.

İlk ana, baba deyişini, emeklemesini, ağlamasını, sütünü içirdiğinizi, katıla katıla gülmesini, altını değiştirdiğinizde gülücüklerini, ilk okula başlarken ki coşkusunu, kendini sizin şefkatli ellerinize teslim ederek, elinizi sımsıkı tutarak okula götürdüğünüzü, birlikte çocuk bahçesindeki oyunlarınızı, uyurken ki, saf ve tertemiz halini, öpmeye kıyamadığınızı, birlikte paylaştığınız sevinçleri, siz işten eve dönerken özlemle boynunuza atlayışını ve öpücüklere gömülmenizi, hastalandığında başucunda nasıl sabahladığınızı hatırlayın.

Ne emeklerle onu büyütüp 20 yaşına getirdiğinizi düşünün. Onu nasıl ölüme gönderebilirsiniz?

Bu savaşı durdurabiliriz. Tarihi olarak karşımıza çıkan bu fırsatı heba etmeyelim.


Yalanlar üzerine kurulu bir savaşın çocuklarımızın geleceğini karartmaması için, Türkiye'nin bütün ana ve babaları barış için birleşin... Söyleyecek sözü, haykıracak nefesi, yazacak kalemi, konuşacak dili olan herkes haykırmalı: BARIŞ HEMEN ŞİMDİ!

Devamı...
 
İşkenceciye teslim
Yazar Yıldırım Türker (Radikal)   
07/12/2009
Pekiyi bu bize ne anlatıyor? Karıkoca arasına girilmez, öyle değil mi? Kocanın kadına işkence etme hakkı konusunda sessiz bir mutabakat var bu toplumda.
Aynı zamanda babayla asi oğul, yoldan çıkmış kız arasına da girilmez.
12 Eylül’den sonra yıllar boyunca kimi korkunç emniyet müdürlerinin gözetimi altında yapılan ev baskınlarında gözleri önünde katledilen komşularının ardından mahalleli polisi jandarmayı alkışlamıyor muydu?

Görmezden gelme, yok sayma, inanmama konusunda bu halkın göstermiş olduğu sebat şaşırtıcı değil midir? Onlarca yıl güneydoğuda yakılan köyler, sürülen insanlar, Guantanamo’yu misliyle aşan cehennem zindanları, kayıp edilenler, kimsesizler mezarlığına atılıverenler ve daha niceleri karşısındaki sükunet de ‘dur bakalım, babamızın bir bildiği vardır mutlaka’ anlayışının sonucu değil mi?
Devamı...
 
Ağızlarda Dolanan Çağdaş 'Hurafeler'
Yazar şirince   
05/12/2009
Herkes mitolojik inanışların, hurafelerin, tabuların eski çağlarda olduğuna inandırılmıştır. Çağımızı akıl çağı, modernlik çağı olarak görürler. Oysa şimdi günlük yaşamda daha çok hurafe, daha çok tabu, daha çok manipülasyon, daha çok efsane var. Hem de öyle çok ki, ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce. Birisi milyonlarca dese, o bile abartmış sayılmaz.

Tabi ki bu yazıda birlerce zırvaya değinecek değiliz. Benim amacım sadece ağızlara sakız olmuş birkaç yaygın hurafeyle hesaplaşmak.

Devamı...
 
Bedrettin'den Hrant'a 'Halklar Kardeş'tir...
Yazar Özcan Sapan günlük   
05/12/2009
Devamı...
 
Sağlıkta masal bitti, eczacılar eylemde!
Yazar alınteri   
04/12/2009

Eczacılar hem emekçiler hem de eczacılar için sağlıkta yıkım, ilaç tekelleri içinse daha fazla kar demek olan yıkım polikalarına karşı kepenk kapattı, Taksim'de binlerce eczacı yürüdü.

Son Güncelleme ( 04/12/2009 )
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 109 - 120 Toplam 534
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.