| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 486279
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Yücel Sarpdere
|
|
03/07/2011 |
Bizim milli irade gayet kıvırgan… Gayet işveliydi… Hâlâ da öyle olmaya çalışıyor… Ama artık dizleri tutmuyor! Gayet sokak kızı İrma’ydı, ama kucaktan kucağa dolaşa dolaşa adı kötüye çıkmış bulunuyor! |
|
Devamı...
|
|
On bir bin yaşında bir çocuk!.. |
|
Yazar Kemal BÜLBÜL
|
|
02/07/2011 |
Sütten ak, ışıktan berrak bir renk aksetmişti Koray'ın yüzüne... Yüreği, uçmayı yeni öğrenen kuş yavrusunun kanat çırpması gibi pır pır atıyordu. Onurlu ve öz güven doluydu küçücük yüreği. Adını masalsı anlatımlardan, destanlardan, deyişlerden duyduğu Pirini, Pir Sultan Abdal'ı anmaya gidiyordu!.. Nasıl bu duyguları yaşamasındı ki? |
|
Devamı...
|
|
Ağızlarda Dolanan Çağdaş 'Hurafeler' |
|
Yazar Ayhan TIRIÇ
|
|
29/06/2011 |
"Herkes mitolojik inanışların, hurafelerin, tabuların eski çağlarda olduğuna inandırılmıştır. Çağımızı akıl çağı, modernlik çağı olarak görürler. Oysa şimdi günlük yaşamda daha çok hurafe, daha çok tabu, daha çok manipülasyon, daha çok efsane var. Hem de öyle çok ki, ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce. Birisi milyonlarca dese, o bile abartmış sayılmaz.
Tabi ki bu yazıda birlerce zırvaya değinecek değiliz. Benim amacım sadece ağızlara sakız olmuş birkaç yaygın hurafeyle hesaplaşmak. |
|
Devamı...
|
|
CANIMIZIN YANDIĞI GÜN 2 TEMMUZ SİVAS… |
|
Yazar alevihaber
|
|
28/06/2011 |
“Ah bir çoğalsa sevgiler… Çoğalsa da üstümüzdeki o kısır bulutlar, içimizdeki yalanlar, katılıklar, kinler, öfkeler, bencillikler sıyrılıp gitse… Ne olur o zaman?.. Yeni bir sevgi güneşi doğar dağların doruklarında… Gökyüzü nar çiçeğine döner, yeryüzü papatya yapraklarına.” |
|
Son Güncelleme ( 28/06/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Serkan Engin
|
|
28/06/2011 |
Neresinden ölmeye başlar acep savaş ve kapitalizm Vahşet neresinden lâl olur barış senfonilerimizin önünde
: Harf harf seviyorum dünyanın tüm renklerini |
|
Devamı...
|
|
Yazar Nesrin TURHAN
|
|
26/06/2011 |
|

"Benim tabirim muştadır. Vurucu kuvvettir. Herkes piyasadan çekilmiştir, muşta ortada kalmıştır." Fethi Gürcan |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLCE ÖZCAN, 24/NİSAN/2005
|
|
26/06/2011 |
|

|
|
Devamı...
|
|
Yazar [Alınteri'nin Haziran 2011 tarihli sayısından alınmıştır]
|
|
25/06/2011 |
|
 
İşte bu yüzden Engels, gerçek aşkın ve saf sevginin sadece proletarya yani işçi sınıfına ait kadın ve erkekler arasında olabileceğini söyler.
Ve bu yüzden de kadının kurtuluşunun temellerini proleter kadın ve erkekler atar. Bu yüzden bizler “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” demeyiz “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” deriz.
|
|
Devamı...
|
|
Sendikalarda kadının adı yok! |
|
Yazar DEMOKRAT HABER
|
|
25/06/2011 |
“Biz kadınlar olarak algılarını ve kapılarını kadın üyeye ve kadın temsilcilere, kadın yöneticilere kapayan sendikaları artık istemiyoruz. Hazırladığımız sendika tüzük ve program önerimizi kamuoyuna açıklıyor, konfederasyon ve sendikaların tüzük ve program metinlerini ivedilikle değiştirmeleri için çalışmalara başlamalarını istiyoruz” diyen kadınlar, DİSK tüzüğünü temel alarak bir tüzük çalışması hazırladılar. |
|
Devamı...
|
|
Kazım Koyuncu Ölüm Yıldönümü |
|
Yazar Editör
|
|
25/06/2011 |
 * Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.
* Birkaç aylik ömrün var... Soruyorsun kendine, **Ne götürmek istiyorsun?** Para yok isine yaramaz. Can kaliyor elinde, can nedir, uyur, gözünü kapatir gidersin. Iyi ki mülkiyetten bu kadar uzakmisim. Simdi gitmemem için, asla ölmeyi düsünmemem için bir sebep var. Acayip bir sevgi var.
* Sevgi çok önemli bir sey. Sevmeyi bilebilmek, sevdigini hissedebilmek, seni sevenlerle göz göze gelebilmek.
* Yüz sene daha yasasam, yapsam, yapsam, yapsam hep yapsam yine eksik gidecegiz. Ne kadar eksik gidersek hayatta yapacak o kadar çok sey birakiriz.
* O çayi içen biri geri zekâlidir... Ben kendi zekâmla ve felsefemle ölümü, hayati uzatabilirim, kisaltabilirim, her seyi yapabilirim. Peki benim köyümdekiler, anasinin kuzusu çocuklar, 16 yasindaki kiz o neyi düsünsün, hangi felsefeyi düsünsün? Onun annesi hangi felsefeyle acisini yumusatsin? Sen kimsin, o acilari onlara tattirabiliyorsun? Bu ülkenin politikacilara, yalancilara ihtiyaci yok. Kendi onuruna sahip çikmis, kendi kisiligine sahip çikmis haline ihtiyaci var. |
|
Şişmanlığa son, halka hürriyet |
|
Yazar Dr. Martinez
|
|
25/06/2011 |
Bakın Sağlık Bakanı da bu konuya takmış, hatta bir önerisi de var; "obezlere şişko diyelim" diyor. Bence mantıklı. Emperyalizmin iliğini kemiğini sömürdüğü, proteinsizlikten eğri büğrü kalmış ortalıkta adeta italik harfler gibi dolaşan emekçi fakat çiroz ve adeta değnek gibi dolaşan vatandaşlarımıza da dingil diyelim. Burada amaç bu insanları kışkırtmak. Kışkırtılınca bakarsınız herkes kendine çeki düzen verir, zam, zulüm, işkence sona erer. Refah toplumu oluruz ve hep beraber yamaç paraşütü yaparız. Oh, lüküs hayat! |
|
Devamı...
|
|
Bir Hakkarili bakkal, bir de ben |
|
Yazar Berna Müküs KAYA / Psikoterapist -Bremen
|
|
23/06/2011 |
Çocuklar acılarını yetişkinlere göre çok daha farklı şekillerde açığa vururlar. Acılarını ve kederlerini gözyaşlarıyla ifade edemeyebilirler. Çok zaman geride kalan yakınlarını üzmemek, onları korumak için duygularını maskelerler. Bir tanıdığım: “Babam içeri girince annemin kalbini ve benim çocukluğumu da yanında götürdü” demişti. Geride kalan yetişkinler yaşadıkları elem yüzünden çocuğun duygusal ihtiyaçlarını hissedip, ona karşılık gelmekte zorlandıklarından, bazı çocuklar çocuk olmayı bırakıp kendi yakınlarına annelik ya da babalık yapmaya başlarlar. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 241 - 252 Toplam 1213 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|