| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 82387
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
KESK: '8 Mart tatil olsun' |
|
Diyarbakır horonu, Trabzon şamameyi |
|
Yazar Ece Temelkuran (Habertürk)
|
|
11/02/2010 |
|
Direnişçilere başından beri destek veren Doktor Vahide Bilir anlatıyor: “Bir çocuk karne parasından biriktirip çocuk montu göndermiş. Bir de not: ‘Senin annen şimdi sana alamaz.’ Baktım ceplerine montun. Çikolata dolu. Bir çikolata insanın canını bu kadar mı yakar!” Bitmedi, devam: “Memur bir adam. Ağlıyor verirken. Elime para tutuşturdu. ‘Abla kusura bakma, bu kadar var’ diye. Baktım 30 lira. Bir ihtiyar adam pide yaptırmış. ‘Benim’ dedi, ‘üç oğlum da işsiz. Ama siz onlar için direniyorsunuz. Helal olsun.’ Buradaki insanların istediği bu. İnsan görmek istiyorlar. Bir şey getirmesine de gerek yok, insanların kendi gelsin, yeter. Çadırını alan gelsin, bizimle burada dursun.” Ankara, artık bir insanlık okulu. Dersler pekiyi. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Belma Nur Kartal solhaber
|
|
09/02/2010 |
|
O gün, hayatı durdurmanın provasını yaparken sendikalar, bir hayat durdu. Ölüyoruz derken işçiler… Onlardan biri göçüp gitti sessiz sedasız… Bir kadın öldü, bir işçi… Yazdı bir Trabzon gazetesi… “Bahçecik Mahallesi Belde Camii'nde ikindi namazına müteakip toprağa verilecek.” Funda Kartal’ı toprağa, umutlarını yele verdiler. Yaşamları pahasına Ankara’da direnen işçilerden biriydi o…
Sevgilim, ölürsem eğer sakın ölme sen / bir de bizim acımız olmasın bu ülkede: /Sevgilim, ölürsen eğer ben ölmeden, / paha biçilmesin ömrümüze.../Başakta toz, kumsallarda kum, / zaman, başıboş su, göçebe rüzgâr / taşıdı bizi tohum yüklü gemiler gibi/Zaman karşılaştırmazdı belki de bizi/Buluştuğumuz bu çayır çimen, / ah, bu küçük sonsuzluk! dönüp durduğumuz/Fakat bu aşk, bu sevda, ermedi sona, / ve hiç doğmamış sanki / ölümden habersiz, uzun bir ırmak gibi… Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına/Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz/Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa/Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları/İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden/Bu ekmek ve gül türküleri Ve yineliyoruz hep bir ağızdan/"Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!" |
|
Devamı...
|
|
Yazar Ayşe Şimşek
|
|
08/02/2010 |
|
Hiç bahsetmemişti çocuklarına korkularından; göstermemişti gözyaşlarını ne onlara, ne de bir başkasına. Güçsüz bir annelerinin olduğunu düşünmesinler. Pırıl pırıl yüreklerine korku değil, umut dolsun! istiyordu. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
08/02/2010 |
|
Bu yıl 8 Mart deyip de Tekel işçisi kadınları yok sayabilecekler mi? Türkiye’de kadına dair bütün konularda sözü olduğu iddiasıyla yazılar yazanlar, Tekel işçilerine değinmemek için bakalım neler yapacaklar. Ya da “insaniyet, kadının özgürlüğü ve illa da türban” diyenler 8 Mart’ta nerelere kaçacak, hangi bayat gündemlerini ısıtıp önlerimize koyacaklar. Önemi yok. Kıvranacaklarını biliyorum. İçlerinden belki de “helal olsun” diyeceklerini ama diğer yandan bu durumdan hiç hazzetmeyeceklerini de biliyorum. “Kadın meseleleri üzerinde biz tekel kurmuşken, nereden çıktı bu Tekel?” diye dertleneceklerini de tahmin edebiliyorum |
|
Devamı...
|
|
Sırf sizin gözyaşınız yok bu ülkede! |
|
Yazar Umur Talu
|
|
08/02/2010 |
|
Kendi adıma, bir eş, bir anne, baba gözyaşına mahkûm edilmişse, yanarım; size de öyle. Lakin, eşi, anası, evladı gözyaşına mahkûm olmuş biri; başka eşlerin, anaların, evlatların gözyaşına tükürebiliyorsa kolayca... Yuh olsun ona! Onlar da yaşadıklarını hep bir ağızdan anlatsa, ülke asıl bunları kaldıramaz! Onca merhametinize, onca demokratlığınıza, hatta onca gözyaşınıza rağmen; despot sözde cumhuriyetçiler gibi, dayanamadığınız bu değil mi zaten:
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Nihat Filiz Turnusol
|
|
08/02/2010 |
|
Adam: Adın ne? Káğıt işçisi: Deniz Adam: Senin adına saygı duyuyorum. Defol git, adına layık ol. Káğıt işçisi: Daha çok insan adına layık olmadan ölecek bu ülkede. Adam: Ne demek istiyorsun? Káğıt işçisi: Adım Deniz Gezmiş’ten geldiği için mi dövmedin beni? Başka bir atık káğıt işçisi olsa adı Deniz olmasa dövecek miydin? Önce sen adına layık ol. Adam: Haklısın Deniz, hadi rastgele.’
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Defne Demiray (Kültür Sanat Yaşamında Tavır dergisinden)
|
|
06/02/2010 |
|
"Yatıyorum kan içinde. Kendi kanımın içinde yatıyorum. Tenimden ayrıldıkça kan ve yine tenimin etrafında göletlendikçe, sıtma bastırıyor gibi oluyor vücudumu. Şaşılacak şey; kana dayanamam ben, içi açılmış bir yaraya... Yatıyorum kan içinde. Kendi kanımın içinde yatıyorum. Tenimden ayrıldıkça kan ve yine tenimin etrafında göletlendikçe, sıtma bastırıyor gibi oluyor vücudumu. Şaşılacak şey; kana dayanamam ben, içi açılmış bir yaraya. Ama şimdi baştanbaşa bir yarayım ben. Ve az önce kendi ellerimle, kendi çocuğumu öldürdüm...
Bir tutsağım ben. Tek suçum onurumsa, suçtur tutsaklık. Kan koklamak isteyenlere, kanlı petrol isteyenlere, vatan sevgisine namlu çevirenlere, Yalancılara, katillere, ırz düşmanlarına direnmek suçsa, suçtur tutsaklık |
|
Devamı...
|
|
Dünün "Darbe Şakşakçısına" "Tarih ve Arşiv Unutmaz!" |
|
Yazar Açık İstihbarat
|
|
05/02/2010 |
|
"Tarih ve arşiv unutmaz" diyor ve Nazlı Ilıcak'ın 12 Eylül darbesine ateşli destekler verdiği o satırları bugünün naylon demokratlarına bir kez daha hatırlatıyoruz...
satırlar, Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak'a ait. 1942 doğumlu olan Ilıcak, 30 yıl önce, yani tam 38 yaşındayken askeri darbeler hakkında böyle düşünüyordu... |
|
Devamı...
|
|
”Yarimin Sarı Saçı Ellerimin Karası Tütün” |
|
Yazar ALİ ZİYA ÇAMUR Emeğin Sanatı
|
|
05/02/2010 |
|
Ama globalizm boruları ötmeye başladıktan sonra başka bir acı ve sızı sardı tütün emekçilerini. Sınır ötelerinden gelen fermanla dikimi durduruldu tütünün. Yurdumun gelin saçı tütünün yerine okyanus ötelerinden gelen tütünler tüttürülmeye başlandı. İşbirlikçi yönetimler, taşları bağladı, köpekleri saldı ortaya. Tütün emekçilerinin eli böğründe kaldı. Muş’un, Bitlis’in, Adıyaman’ın, Ege’nin, Bafra’nın, Taşova’nın tütün üreticilerine dur emri verildi. Ferman büyük yerdendi. Bundan sonra tütün dışarıdan gelmeliydi. Ve Topraklarında yüzlerce yıldır tütün üretenler, başka ürünlere yöneldiler. |
|
Devamı...
|
|
Kadınlar 12 Eylül'ü Anlattı |
|
Yazar İzmir - BİA Haber Merkezi
|
|
05/02/2010 |
|
Kadın Yazarlar Derneği, "Kadınların Gözünden Tanıklıklarla 12 Eylül" projesi kapsamında, 12 Eylül'de yaşadıklarını yazan kadınlarla İzmirli kadınları buluşturdu. |
|
Devamı...
|
|
Fermuarını indirmiş 'başarma'ya koşuyor! |
|
Yazar Doğan Akın (T24)
|
|
04/02/2010 |
|
 
Bilgi sahibi olmadığı anlaşılan bir konuda böylesine cüretkâr olabilen Aksoy'un iki yüzlülüğü de var bu sözlerde. “Evet, Ağca iyi reyting getirir, bize de iyi para kazandırır, onun için yarışmacı olmasını düşündük” gibi bir açık sözlülüğe cesaret edemeyen... “Dans eden Ağca” hayalinin ağzından akıttığı suyu, “Hapisten çıkanları topluma kazandırmak gerekmez mi” sözleriyle rasyonalize etme kurnazlığından medet uman bir iki yüzlülük. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 37 - 48 Toplam 528 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|