| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 83287
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Bugün günlerden ‘Kanlı Pazar’ |
|
Yazar solhaber
|
|
16/02/2010 |
16 Şubat 1969’da, polisin gözleri önünde ‘Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü’ne yapılan gerici saldırıda, TİP üyesi iki işçi öldürülürken yüzlerce kişi yaralanmıştı. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Özgür Mumcu (12 Şubat 2010, Birgün)
|
|
16/02/2010 |
Ben bu yazıyı yazmaktan gerçekten utanıyorum, siz neden utanıyorsunuz? |
|
Devamı...
|
|
Yazar SERHAT ÖZCAN genbilim
|
|
15/02/2010 |
Herkesin paranoyası kendine... Ama bütün bir toplum paranoyak olduysa, herkese... |
|
Devamı...
|
|
Yazar ENVER ÇİFTÇİ ANF
|
|
15/02/2010 |
|
 
Kadınların sünnet edilmesi, uygulama esnasında verdiği acıların yanı sıra yaşam boyu sürecek yan etkileri ve ölümlere varan tehlikeleri de barındırıyor. |
|
Devamı...
|
|
Fincanı Taştan Oyarlar - (Sevgililer Günü Özel) |
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
14/02/2010 |
|
Bana mı? Bana da; onca acı kederlerin içinde yaşam savaşı verenlerin adına, onların 'sevgililer günü'nü kutlamak kalır. |
|
Devamı...
|
|
Men dakka dukka Bu da geçer, Ya, HU.. |
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
12/02/2010 |
Yine bir kış; PKK kendi kendine ateş-kes ilan ettiğinde devletin bakış açısı sorulur baba-erenlere. O muhabirleri şaşırtmayı da sever Daha doğrusu arkadan gelecek sorunun önünü ustaca keser. - Kan döken insanlar "biz kan dökmekten vazgeçtik" derlerse ""iyi yaptınız, alın size bir mükafat verelim" denmesi mümkün değil. "Kan döken insanlara, aman vazgeçmeyin kan dökmeye devam edin demek de mümkün değil. Kan döken insanlar bundan vazgeçerlerse..Bu iyi olmadı demek de mümkün değil..." |
|
Devamı...
|
|
KESK: '8 Mart tatil olsun' |
|
Diyarbakır horonu, Trabzon şamameyi |
|
Yazar Ece Temelkuran (Habertürk)
|
|
11/02/2010 |
|
Direnişçilere başından beri destek veren Doktor Vahide Bilir anlatıyor: “Bir çocuk karne parasından biriktirip çocuk montu göndermiş. Bir de not: ‘Senin annen şimdi sana alamaz.’ Baktım ceplerine montun. Çikolata dolu. Bir çikolata insanın canını bu kadar mı yakar!” Bitmedi, devam: “Memur bir adam. Ağlıyor verirken. Elime para tutuşturdu. ‘Abla kusura bakma, bu kadar var’ diye. Baktım 30 lira. Bir ihtiyar adam pide yaptırmış. ‘Benim’ dedi, ‘üç oğlum da işsiz. Ama siz onlar için direniyorsunuz. Helal olsun.’ Buradaki insanların istediği bu. İnsan görmek istiyorlar. Bir şey getirmesine de gerek yok, insanların kendi gelsin, yeter. Çadırını alan gelsin, bizimle burada dursun.” Ankara, artık bir insanlık okulu. Dersler pekiyi. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Belma Nur Kartal solhaber
|
|
09/02/2010 |
|
O gün, hayatı durdurmanın provasını yaparken sendikalar, bir hayat durdu. Ölüyoruz derken işçiler… Onlardan biri göçüp gitti sessiz sedasız… Bir kadın öldü, bir işçi… Yazdı bir Trabzon gazetesi… “Bahçecik Mahallesi Belde Camii'nde ikindi namazına müteakip toprağa verilecek.” Funda Kartal’ı toprağa, umutlarını yele verdiler. Yaşamları pahasına Ankara’da direnen işçilerden biriydi o…
Sevgilim, ölürsem eğer sakın ölme sen / bir de bizim acımız olmasın bu ülkede: /Sevgilim, ölürsen eğer ben ölmeden, / paha biçilmesin ömrümüze.../Başakta toz, kumsallarda kum, / zaman, başıboş su, göçebe rüzgâr / taşıdı bizi tohum yüklü gemiler gibi/Zaman karşılaştırmazdı belki de bizi/Buluştuğumuz bu çayır çimen, / ah, bu küçük sonsuzluk! dönüp durduğumuz/Fakat bu aşk, bu sevda, ermedi sona, / ve hiç doğmamış sanki / ölümden habersiz, uzun bir ırmak gibi… Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına/Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz/Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa/Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları/İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden/Bu ekmek ve gül türküleri Ve yineliyoruz hep bir ağızdan/"Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!" |
|
Devamı...
|
|
Yazar Ayşe Şimşek
|
|
08/02/2010 |
|
Hiç bahsetmemişti çocuklarına korkularından; göstermemişti gözyaşlarını ne onlara, ne de bir başkasına. Güçsüz bir annelerinin olduğunu düşünmesinler. Pırıl pırıl yüreklerine korku değil, umut dolsun! istiyordu. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
08/02/2010 |
|
Bu yıl 8 Mart deyip de Tekel işçisi kadınları yok sayabilecekler mi? Türkiye’de kadına dair bütün konularda sözü olduğu iddiasıyla yazılar yazanlar, Tekel işçilerine değinmemek için bakalım neler yapacaklar. Ya da “insaniyet, kadının özgürlüğü ve illa da türban” diyenler 8 Mart’ta nerelere kaçacak, hangi bayat gündemlerini ısıtıp önlerimize koyacaklar. Önemi yok. Kıvranacaklarını biliyorum. İçlerinden belki de “helal olsun” diyeceklerini ama diğer yandan bu durumdan hiç hazzetmeyeceklerini de biliyorum. “Kadın meseleleri üzerinde biz tekel kurmuşken, nereden çıktı bu Tekel?” diye dertleneceklerini de tahmin edebiliyorum |
|
Devamı...
|
|
Sırf sizin gözyaşınız yok bu ülkede! |
|
Yazar Umur Talu
|
|
08/02/2010 |
|
Kendi adıma, bir eş, bir anne, baba gözyaşına mahkûm edilmişse, yanarım; size de öyle. Lakin, eşi, anası, evladı gözyaşına mahkûm olmuş biri; başka eşlerin, anaların, evlatların gözyaşına tükürebiliyorsa kolayca... Yuh olsun ona! Onlar da yaşadıklarını hep bir ağızdan anlatsa, ülke asıl bunları kaldıramaz! Onca merhametinize, onca demokratlığınıza, hatta onca gözyaşınıza rağmen; despot sözde cumhuriyetçiler gibi, dayanamadığınız bu değil mi zaten:
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 37 - 48 Toplam 534 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|