| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 486295
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Benim için şarkı söyler misin? |
|
Yazar GÜLSEN FEROĞLU
|
|
27/01/2011 |
Tuhaf olansa, o farkı görüp konumunu “Biz bu ülkenin zencisiyiz”le belirleyen beğenmediği bir heykeli ortadan kaldırtabilecek güce kavuşup beyaz adam gibi “tez yıkıla” emrini verdiğinde (Haşmetmeabları sevmediyse bittabi yıkılacaktır.), ”…..tıksırıncaya kadar içiyorlar”la da yaşam biçimini, sanatı tacizlediğinde peşi sıra “…tarihimizi karalayan değil, tarihimizin güzelliklerini gören filmler yapılmalı”yla senaryo yazanlarının akılını tacizleyecek müritleri de dahil herkesin, her kesimin, her apaçinin içinde yaşattığı “beyaz adam olma” ukdesidir. |
|
Devamı...
|
|
PLASTİK KALPLERDE PLASTİK AŞKLAR |
|
Yazar RAHMİ YILDIRIM
|
|
27/01/2011 |
|
Plastik aşk nasıl oluyor? Adı üstünde plastik oluyor. Yani, “içerik fakiri post-modern saçmalıklar” paralelinde ve piyasa ilişkilerine göre. Tüketim toplumu kalıplarına uydurulmuş, yapay, duygusuz, yüzeysel bir aşk. Zaten adı aşk da değil, ilişki. |
|
Son Güncelleme ( 05/02/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
Öyle Bir Güzel 'Cemile' Ki!.. |
|
Yazar TAYFUN ATAY / T24
|
|
26/01/2011 |
Ama tahminim o ki bu coğrafya insanlarının pek çoğunun kendi hayatından kesitler bulduğu bir karakter bu…
Kimisi artık yaşlanmış veya çoktan ebediyete yitip gitmiş bir anneden, kimisi çok uzaklarda kaybolmuş, aranıp da bulunması imkânsız kadim bir sevgiliden, kimisi de mucize misali hayatı birlikte omuzlamaya aşkla karar verdiği bir eşten izdüşümleri mutlaka buluyordur “Cemile”de…
“Cemile” tam da Nazım’ın şiirindeki gibi, “anamız, avradımız, yârimiz” bir kadın... Yer yer bunların her biri, yer yer de hepsi!..
“Cemile” çocuklarına gösterdiği, hatta acılarının müsebbibi kocasından bile gerektiğinde esirgemediği şefkatiyle hiç yabancı değil bize...
Kendisine ihanet ve sadakatsizlik acısı yaşatan adama tüm öfkesine rağmen hâlâ duyduğu şehvetli aşkıyla hiç yabancı değil bize!..
Ve erkeğini “çalarak” o aşkı öldüren kadına karşı ürettiği dehşetli şiddetiyle de hiç yabancı değil bize!..
Bu muhteşem şefkat, şehvet ve şiddet yumağına çok aşinayız biz... |
|
Devamı...
|
|
Mutki’deki kemikler muhatap olabilir mi? |
|
Yazar AYHAN BİLGEN
|
|
26/01/2011 |
|
İsminizin başında hangi inanca ait sıfat, hangi sosyal statü, hangi etnik kimlik vurgusu ya da hangi aidiyet tanımlaması olursa olsun insan olma vasfını taşıyorsanız insanlığınızdan utanacağınız bir döneme şahitlik ediyorsunuz. Daha doğrusu şahitlik ettiğinizi düşünüyorsunuz. Çünkü şahitlik edebilmek için bile daha fazla müdahil olmak gerekir.
Türkiye yeni bir anayasaya kavuşacaksa bu kemiklerle yüzleşebildiği ölçüde kavuşacak. Ülkeyi yönetenler kendi halkıyla barışacaksa önce bu kemiklerin sahiplerinden özür dilemeyi öğrenerek bu adımı atacak |
|
Son Güncelleme ( 26/01/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Umur Talu (Habertürk)
|
|
26/01/2011 |
31 yıl önce 24 Ocak kararlarını alan başbakan; 24 Ocak sağlama alınsın diye generallerin yaptığı darbeyle giden başbakan; 13 yıl sonra Mumcu öldürüldüğünde “Cinayeti çözmek devletin namus borcu” diyen aynı başbakan; Demirel 87 yaşında.
24 Ocak’ın muhafız alayı komutanı Evren 94 yaşında.
Ölülerimiz, canlarımız kaç yaşında!
Aynı başbakana çarpan, ama ordu rehinesi Meclis’te bizzat kendisinin Denizler’in idamına on parmak kaldırdığı 12 Mart darbesi 40 yaşında.
12 Mart’ın sola, demokrasiye, halka, işçiye sillesinin gücüyle kurulan, onayını darbe yönetiminden alan; 24 Ocak kararları ve fedaisi 12 Eylül darbesine kanka çıkan TÜSİAD da 40 yaşında. |
|
Devamı...
|
|
Yazar UĞUR MUMCU
|
|
23/01/2011 |
Dağ gibi, karayağız birer delikanlıydık.Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar sırıl sırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşıyarak katıldıkk o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık, Vurulduk ey halkım unutma bizi… |
|
Devamı...
|
|
KANUNİ DEVRİ İLE OSMANLILIKTA KESİM DÜZENİ BAŞLAR Osmanlı Tarihi-Hikmet Kıvılcımlı |
|
Yazar Özetleme : Sema ÖZCAN
|
|
22/01/2011 |
Bugün tarih dediğimiz devir, toplumda bezirgân unsurun töresi ile açılan uzun aşamalar devridir. Yani “tarih” bezirgân unsurla doğar. Tarih beş kıtadan yalnız üçüne ait ülkeler üzerinde döner dolaşır. Çin’den Hint’e, İran’dan Avrupa’ya doğru harita üzerinde elinizi karışınızı açarak elinizi gezdirin: İşte tarihin mekik dokuduğu saha.
”Tarih” Hint yolu üzerinde olan biten sosyal hamleler ve münasebetlerden, kuruluş, yıkılışlardan ibarettir. Mısır, Asur, Golden, İran medeniyetlerinin enkazı üzerinde filiz veren, Marks’ın deyimi ile tacir kavim (korsan-bezirgan) Finikeliler Atlas denizine, belki de Hint denizine kol atarken İç Asya medeniyetlerinin tek tük tohumlarını el (Yunan), çizme (Roma), devenin hörgücü (Kartaca) limanlarına ektiler. Bu tohumlar açılıp saçıldılar. Evvela kendilerini için için, sonra dışarıdan birbirlerini yiyip bitirdiler |
|
Devamı...
|
|
Yazar Zeynel Abidin Kaplan
|
|
22/01/2011 |
Sağlık deyince; ticaret, kar, hırs, kampanya, performans diyenlerin zararını toplum, körlük olarak üstleniyor.
Beş yıl önce bir özel hastane, bir annenin karnından ölü olarak çıkardığı yedi cenini hastanenin ismi yazılı bir bezin üzerinde basına teşhir ettiğinde görmeliydik bu kör noktaları…
2009 yılı Temmuz ayında sadece aile hekimliği olan 33 ilde başlatılan, 18–45 yaş arası kadınlara yönelik kızamıkçık aşı kampanyası sonucu kürtaj olmak zorunda kalan kadınlar anlatmalıydı bize durumun vahametini…
Bir buçuk ay önce Afyonda bir özel hastane gezici bir göz tarama ekibi kurarak köyleri gezip de katarakt ameliyatı kampanyası başlattığını söyleyerek yedi köylüyü kör ettiğinde dur demeliydik bu rezilliğe…
Diyemedik. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Sevda Karaca
|
|
22/01/2011 |
Ceylan’dan kalan tek bir şey vardı elimizde; bir vesikalık fotoğraf. O fotoğrafa baktıkça kendimi çok suçlu hissettim, hissediyorum da çünkü biz bu ülkedeki ölümleri durduramadık, ölümlerimizin arkasından ortak bir ağıt yakamadık Ben bölgeye ilk defa gittim. Çok önemli izler bıraktı bende, en önemlisi de şuydu herhalde, benim gibi batıda büyümüş, Türk olup barıştan yana olanların, doğuda bir ‘Kürtle’ yan yana geldiğinde ‘Türküm’ demesi zor oluyor. Ezen pozisyondaki bir ırkın mensubu olmak içini acıtıyor insanın, ama bölgede sorduklarında, ‘Türküm’ dediğimde dertlerine ortak olan biri olduğumu gördüklerinde çok güzel tepkiler aldım. İlk defa Türk olmanın hafifliğini ve güzelliğini yaşadım. Bu duygu benim için bir ilham kaynağı da oldu şimdilerde bir arada yaşamaya dair yeni bir senaryoya da başladım. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Özlem KESKİN
|
|
19/01/2011 |
Birileri harita üzerinden bölerken dünyayı birazdan kemik yığını bir bebek yapışmış anasının memesine bombalara hedef olacaklar. Tekmeyle ayıracak cesetlerini barış gücü askerleri. Dünya postal altında kalacak birazdan. İnsanlığın en ortak, en kutsal işlerinden biriyken hem de emmek ölüme değecek. Sonra birileri kocaman lokmalarla yiyecek. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Ayşe Kaygusuz ( Şimşek)
|
|
18/01/2011 |
Tarih romancılığının ( yazarlığının ) yazın alanında apayrı bir yeri vardır. Tarihin sosyal, ahlaki, estetik eğiticiliğine dair, Maksim Gorki düşüncesini şöyle ifade eder: “Gençlerin tarihsel olarak düşünmeyi öğrenmeleri için geçmişi bilmeleri önemlidir. Tarihsel olarak düşünmek demek, hayatı emek enerjisinin sürekli vücut bulduğu süreç, yani maddi kültür diye adlandırılan her şeyin üretimi olarak anlamak demektir… Tarihsel olarak düşünmek demek, zihni ve entelektüel kültürü, maddi yaratış çalışmasının izi ve onun zemininde ortaya çıkması ve gelişmesi olarak anlamak demektir.” |
|
Devamı...
|
|
AŞKIN VE MUTLULUĞUN ÜLKESİNDEN MERHABA SEVGİLİM |
|
Yazar Timur UGAN
|
|
14/01/2011 |
|

Sevgilim tatile geldiğim bu ülkeyi sana nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Aşık oldum, tek kelimeyle mükemmel. Herşeyi sat sav, bırak bizim değerlerinden kopmuş memleketi gel buraya yerleşelim desem inan abartmış olmam. Bırak gezdiğim yerleri. Yedirdiklerini içirdiklerini. Ben üzerinde yaşayan tüm canlıların ızdırapsız yaşamasına bu kadar özen gösteren bir yönetim şekli, uygulamaları ve gelenekleri olan başka bir Dünya ülkesi olduğuna inanmıyorum. Zaten bura insanları da inanmadığından, bizim oralara dair ne anlatsam “ay inanmıyorummm…” diye hayret nidaları atıyorlar. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 385 - 396 Toplam 1213 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|