Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 484038
Ana Sayfa
HRANT DİNK'İN ANISINA Nar Niyetine
Yazar Emre DURSUN Ankara - BİA Haber Merkezi   
23/12/2010
Ermeniler, her yılın ilk gününde evlerinin, işyerlerinin girişinde nar kırarlar... Nar yeni gündür, nar yeni zaman, yeni umut, yeni hayat... Dileği ezelden hazır bir yarındır. Nar, "Hâlâ buradayız" demektir, "hiçbir zaman gitmedik ki..." Şehirlere isim olmuş, tarih olmuş, masal olmuş; o silinmez lekesi sitem götürmemiş ("- Nar lekesi çıkmaz diye bilirim. - Lekesinin çıkmasını uman, nara yaraşmaz diye de bil."*) nar, en bilindik, en ortak yanımızdır. Kahkahamız ve gözyaşımızdır; gelişimiz ve vedamız... Yek vücutta atan bin parça yürek, bu memlekette bunca renk, bu dünyada rengârenklikten müteşekkil bu ahenk; nar, aynamızdır, hayatımızdır. Bize en çok benzeyendir belki, hem, en yabancı saydığımızdır; bize en çok benzeyen en 'yabancı' sandığımızdır. Kan değil, can bağımızdır nar...
Devamı...
 
İktidara mı muhalif, partisine mi?-
Yazar Umur Talu (Habertürk)   
21/12/2010
12 Eylül askeri darbesinin bir sillesi de “solcu askerler”eydi. Her darbe gibi!

Bugün “solcu” sandığınız nice paşanız, o gün “solcu asker (ve sivil)” avlıyor, haklıyor, ordudan atıyor, idam ediyordu.

“Üçüncü Yol davası” sanıklarının birçoğu askerdi; Evren’in “vatan hainleri”!

Bugünün belge deposu Gölcük Donanma Komutanlığı’nın Sıkıyönetim Mahkemesi, Teğmen Ömer Yazgan ile Erdoğan Yazgan, Mehmet Kambur, Ramazan Yukarıgöz’ü 29 Ocak 1983’de idama yolladı. Hem de kısa süre sonra rüşvette yakalanan bir yüzbaşı marifetiyle.
Devamı...
 
C1 Kadınlar Koğuşu
Yazar Belma Nur (soL)   
21/12/2010
Kendime ilk geldiğimde annem geldi aklıma… Bir anne, evladının yanık bedenine dayanamazdı. Biz kendimizi yakmadık, bombalarla yakıldık. Bir abim ölüm orucundaydı, diğerinin de saldırıda vurulduğunu düşünüyordum ve ben de ölebilirdim. Bir anababa için üç evladının da ölüsünü almanın acısını düşünüyordum. Yarım insan da olsam aklımı koruyacağım, aklımı korumalıyım ve yaşamalıyım; bu sözü verdim kendime… Cerrahpaşa’da üç ay kaldım, ne ailem bana ne ben onlara ulaşabildim. Giysi istemişler ailemden benim için, ailem o gün öğrendi yaşadığımı… Oysa giysi giyecek halde değildim bedenimdeki yanıklardan…
Devamı...
 
BİR DERİN DEVLET Kİ KIÇI AÇIKTA
Yazar Timurca   
20/12/2010
1 Mayıs 1978′ den beri hatıra niyetine sakladığım bu davulu bir gümbürdetmek arzusu duyduğumu anımsıyorum. Öyle de yaptım. Ama delirdi demesinler diye on dakika kestim. Ve o akşam karar verdim. Bir liste yapacaktım. ”Derin devletciler” listesi. Bunlar zaten pek doğal yollarla ölmüyorlardı. Ya kavga, kurşun ya da kaza. Doğal yollarla ölenlerin de pek de huzur içinde öldüğü söylenemezdi doğrusu.
Fakat nasıl mefta olurlarsa olsunlar isimlerinin yanına çentik attığım gün davulumu çalacaktım. Beni mutlu edecek daha keyifli ne olabilirdi ki kısacık ömrümde. Bunlardan birinin daha benden önce gittiğini görmekten başka. Başta küçük bir defterle başladım işe. Aklımın erdiği günden bu yana bu vatanı, halkı, soyup soğana çevirmiş, ister dolandırıcılıkla, ister silah zoruyla devleti de araya bir şekilde katarak servet edinmiş aklıma gelen kim varsa, adını yazmaya başladım.
Devamı...
 
CHP’NİN GENLERİ
Yazar Hasip Yiğitoğlu   
20/12/2010

Kılıçdaroğlu nun 68 ruhu özdeştirmeleri garip bir durum ?
Deniz Gezmiş'in idama giderken,"Yaşasın TÜRKLERİN VE KÜRTLERİN KARDEŞLİĞİ" vurgusuna uygun,Allah rızası için ,Kılıçdaroğlunun samimi açık bir ifadesi oldumu ?
KÜRT kelimesini ağzına almayı bile cesaret etmemiştir.
Ayrıca Deniz Gezmiş i idam eden zihinlerin iktidarına bakan,başbakan veren,sivil siyasi lojistik sağlayan CHP GEN alışkanlığı değilmidir ?

Devamı...
 
GENÇLİK VE ŞİDDET
Yazar Mustafa Köse   
17/12/2010
.Gençliğin idealleri tuzak olarak seçilmiştir. Gençlik, bilerek ve istenerek anarşi ve teröre sürüklenmiştir. Gençlerin, birer ‘’ana kuzusu’’olduklarına bakılmadan işkence görmeleri hatta öldürülmeleri reva görülmüştür. Sonra ve utanmadan memleketi kurtarıyoruz diye ortaya çıkılmıştır. Kanlı darbeler yapılarak gerilere gidilmiştir. Telef edemedikleri gençlerden geriye kalanları da zindanlara tıkılmıştır. Henüz 16 yaşındaki çocuklar da asılmıştır. Sıkılmadan, ‘’asmayalım da besleyelim mi’’denilmiştir.

Bu gün dağ başındaki çoban artık bu oyunu biliyor. Üniversitede okuyan bir öğrenci bunları daha iyi bilmeli. Burada asıl önemli olan hak ararken, hakları ortadan kaldırmaya çalışan kesimlerin tuzağına düşmemek. Eylemler arasındaki ince çizgiyi ve çerçeveyi iyi ayarlamak. Yoksa ve elbette hiçbir hak kendiliğinden verilmez. Tepkisiz ve oturarak haklar verilmediği gibi demokrasiler de kendiliğinden beslenemez, gelişemezler.
Son Güncelleme ( 17/12/2010 )
Devamı...
 
Senem'ı tanırmısınız?
Yazar geleceksosyalizm.net   
17/12/2010
Hava ayaza kesmişti. Devletin “muhterem zevatı” katliamı “Gomisnitlerin üzerine yıkma” planları yaparken “Bunca cesedi nerede saklayacağız?!” telaşına düşmüşlerdi. “Angaraya tekmil veriliyor, asayiş berkemal efendim!” demek ihmal edilmiyordu. “Ülküdaşlar” birbirlerine “Gazan mübarek olsun!” kutlaması yaparken, katliam planı uygulamaya konalı beş gün olmuştu. “Merhametli devlet” ayaza kesmiş gecede yanmış, parçalanmış Kızılbaş cesetlerini toplarken parçalanmış kadın bedenlerinden düşen ceninleri “Kan kurusu sanıp” geride bırakıyordu!
Devamı...
 
GECEYİ TUTMAK
Yazar Kadriye BAKSİ   
16/12/2010

 


Foyalarınız çıkar şimdi Gayrettepe’de” dediler. Şişman, yorgun bir polise teslim ettiler bizi. Aracın önüne yerleşirken göbeğinin hizasında patlamaya can atan düğmesi, yağlı kocaman kafasında ufacık kasketi bozuyor üniformanın ciddiyetini. Döndüre döndüre “Fosforlu Cevriye” türküsünü dinliyor; kasette cırıltılı bir erkek sesi.

Aysel kelepçelerden korktu. “Nereye götürüyorlar abla bizi?”

Devamı...
 
BİR KADIN, BİR KARTAL VE İKİNCİ YAŞAM‏
Yazar Remzi Aydın   
16/12/2010

Ve bir kadın kendini yaratır, damıtılmış acıları karşısında; var olan en acı çığlığını atarak.

On sekizin hırçınlığı, otuzların hesapsızlığı, doksan beşlerin dinginliği ve yorgunluğu aynı kuyunun içinde erimiş, tekleşmiş.

Ve bir kadın gözlerinde kartalın bakışı, sesinde bir kartalın çığlığı, bedeninde ikinci yaşamın derin izleri ve bir çift yeşil göz; ayna gibi. Çıplak ayaklı bir ruh, cam kırıklarından yol yapmış ve yürüyor damla damla kendini yaratırken.

Devamı...
 
Bir Ayrılık Şarkısı
Yazar geleceksosyalizm.net   
14/12/2010

Icinde bulundugu dönem,”Devrim Dönemiydi.” ve Devrim çok yakınlarda görünüyordu ona. Bir şeyler yapılmalı ve eller cabuk tutulmalıydı. Zaman bir örgüte, bir partiye tutunma zamanıydı. Öncelikle örgütlere katılmalı, sonra bir şeyleri öğrenme fikri ağır basıyordu. Araştırmaya girişmek zaman alabilirdi. Insanlar mutlu ve inançlıydı. Dillerinde özgürlük türküleri düşmüyordu hic. Yüzler gülec, gözler ışıltılı, ve çakmak çakmaktı. Yarın bakışlı gençler büyük bir kavgaya hazırlanıyordu. Kuracakları yeni bir dünya düşüyle giriyorlardı yataklarina ve öyle de kalkıyorlardı. Sabah uyandıklarında mutlu ve dinc hissediyorlardi kendilerini.yeniden hazırlanıyorlardı yeni bir kavgaya.Karanlıkla aydınlığın hiç bitmeyen kavgası…

Bu büyük kavganın arifesinde bazı işler ertelenebilirdi. Aşk gibi, evlilik gibi…yalnızca savaşmak vardı, gelecek güzel günler için.Istemleri yalın ve gerçekti. Kan ve gözyaşı aksin istemiyorlardi. Çocuklar savas görmesin, barış içinde özgürce büyüsün, doga şenlensin, dağlar kekik kokulariyla koksun istiyorlardi. Sözün kısası karanlığı yok edip, yerine aydınlığı koymaktı herkesin hedefi…

Devamı...
 
HINÇ ALMA HAD BİLDİRME
Yazar Hasip Yiğitoğlu   
14/12/2010

Cumhuriyet sürecimiz boyunca hep aynı sahneler,vurdulu kırdılı sahneler.Oyuncuları değişse de hep aynı film seyrediyoruz.

Toplumunun taleplerine kulak tıkayarak insanlarını olmayacak akıllara sürükleyerek kaos ve karmaşa zihniyetinden nemalanma siyasetinin ülkemize kaybettirdiklerinin dersleri hiç alınmamaktadır.

Bakın,ihanet derecesinde algılanan ve bugün kabul gören Kürt gerçeğinin önceden kabullenilmemesinin faturası apaçık ortada değilmidir ?

Devamı...
 
ONURLU YAŞAMAK
Yazar Timur UGAN   
13/12/2010

İster Pakistan köylerinden birinde olsun, isterse bir Afrika kabilesi ya da Newyork, Santiago, Berlin’de, ya da memleketimin herhangi bir köşeciğinde yaşıyan her insanın, insan onuruna yakışan biçimde hayatını sürdürebilmesini istiyor ve bunun için çalışıyorsan merhaba sana.

Kimbilir, belki bir gün aynı meydanda buluşuruz.

Onurlu insanların yürüdüğü bütün caddeler zorunlu olarak o meydana çıkıyor.

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>

Sonuç 409 - 420 Toplam 1211
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.