| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 486285
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Hasip Yiğitoğlu
|
|
14/12/2010 |
|
Cumhuriyet sürecimiz boyunca hep aynı sahneler,vurdulu kırdılı sahneler.Oyuncuları değişse de hep aynı film seyrediyoruz.
Toplumunun taleplerine kulak tıkayarak insanlarını olmayacak akıllara sürükleyerek kaos ve karmaşa zihniyetinden nemalanma siyasetinin ülkemize kaybettirdiklerinin dersleri hiç alınmamaktadır. Bakın,ihanet derecesinde algılanan ve bugün kabul gören Kürt gerçeğinin önceden kabullenilmemesinin faturası apaçık ortada değilmidir ? |
|
Devamı...
|
|
Yazar Timur UGAN
|
|
13/12/2010 |
İster Pakistan köylerinden birinde olsun, isterse bir Afrika kabilesi ya da Newyork, Santiago, Berlin’de, ya da memleketimin herhangi bir köşeciğinde yaşıyan her insanın, insan onuruna yakışan biçimde hayatını sürdürebilmesini istiyor ve bunun için çalışıyorsan merhaba sana. Kimbilir, belki bir gün aynı meydanda buluşuruz. Onurlu insanların yürüdüğü bütün caddeler zorunlu olarak o meydana çıkıyor. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Meral BEKAR
|
|
13/12/2010 |
13 Aralık 1980… A blok… Erdal Eren’in idamını, o gün geç verilen, akşam üzeri gelen gazeteden öğrenmiştik… Adalet bacı vardı… Bir anneydi… Okuma yazması yok… Biz öğrettik… Bir feryat kopardı ki duyunca gazetedeki haberi… Bütün blok inledi… “Erdaaaaallll” diye… Ve bayıldı… Onu ayıltıp, sonra da hep beraber, bütün koğuş mutfakta toplanıp, türküler marşlar söyledik… Kısık sesle… Ve boşalan gözyaşlarımızla… Nöbetçi arkadaşımız mutfak kapısının önünde… Herhangi bir baskına karşı… Sağ yumruğu havada… Kapının önündeki er de saygı duruşuna geçmiş… nöbetçi arkadaşımızın sonradan bize anlattığına göre… |
|
Devamı...
|
|
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ |
|
Yazar Editör
|
|
10/12/2010 |
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir. Madde 3 -Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır. Madde 5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez. Madde 6- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. |
|
Devamı...
|
|
Sizin 'istikrarınız'! Onun bebeği! |
|
Yazar Ece TEMELKURAN Habertürk
|
|
08/12/2010 |
"Doktor geldi, 'Bebeğinin kalbi durmuş, alacağız' dedi. Sonra bebeği çıkardılar. (Parmağını gösteriyor) Bu kadarcıktı. Kutuya koydular. Kutunun üzerine benim adımı yazdılar. O zaman işte... (Kırılıyor ağzı, çenesi acıdan) Ağırıma gitti." |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gülderen GÜRCAN
|
|
08/12/2010 |
|
Geleceğimizde açlıkla baş edebilmek için böceklere saldıracakmışız. Eh, kaderde yazıyorsa ne demeli. Eczenelerde karıncayağı satılıyordu. Sonra birden kaldırıldı. Karaborsası kurulmuştur belki. Şimdi de sineğin kuyruk yağı için uğraşılıyordur. Hani iç pilav yapmak için. Kimbilir hikmetinden sual edilmeyi akıl erdiremediğimiz daha neler var.
* * * Gençler sivrisinek üreten durağan bataklığa dönmeli. Yeter ki; "bir lokma bir hırka" diyen halk kahramanlarının adını kullanarak, "hep bana hep bana" diyenleri teşhir etmesinler. Egemenlerce rahat güdülebilsinler. * * * Onlar börtü-böcükle beslenecekler, biber gazıyla gelişecekler ve sonunda iş ekmek özgürlük diye paçalarınızdan indirecekler. * * * NE OLACAK BU GENÇLERİN HALİ ? TAMAM. |
|
Devamı...
|
|
Çiçek’in ‘dayak yememe’ formülü |
|
Yazar Timur Ugan
|
|
07/12/2010 |
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Başbakan’ı protesto etmek isteyen öğrencilere yapılan sert müdahaleyle ilgili olarak, “Protestolar devletin belirlediği yerde, usulüne uygun yapılsa hiçbir sorun yaşanmaz” dedi. |
|
Devamı...
|
|
Her şey cezaevi kapısında başladı |
|
Yazar Oral ÇALIŞLAR
|
|
06/12/2010 |
Balık gibi... Üç boyutlu ele aldığımızda, kadın bu süreçte en çok sosyal ve siyasal devrimi kendi bünyesinde gerçekleştiren bir canlı balık haline dönüştü. Herkes değişime kendi ailesinden başladı. Babam çok demokrat olmasına rağmen, yolda yürürken “Benimle yürüme” derdi, “Arkamda yürü. Ya da sen önden git ben arkadan yürüyeyim.” Süreç içerisinde kabullendiler. Yeni olan her şey iticidir statik bir toplumda. Ama kadın bu tutumundan geri adım atmayınca, yüzyılların, belki bin yılların birikimi, bir patlamaya neden oldu. Bir isyana dönüştü, kadın kimliğinde. |
|
Devamı...
|
|
ULUCANLAR CEZAEVİ Nİ NE YAPMAK İSTİYORLAR |
|
Yazar Hüseyin ESENTÜRK
|
|
04/12/2010 |
Ulucanlar devrimcilerin tarihidir. Ve bu tarihin yok edilmesine, unutturulmasına asla izin vermeyiz. İdamlara kısaca bakarsak o küçücük avluda kimlerin göz izi vardır. Kimlerin sloganlarının yankısı , kimlerin direniş izi vardır. 27 Haziran1964 tarihinde Fethi Gürcan, 5 Temmuz 1964 tarihinde Talat Aydemir Ulucanlarda idam edilmişlerdir. |
|
Son Güncelleme ( 04/12/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Erkeklik, Cinsel Taciz ve KESK |
|
Yazar Ebru Yıldırım, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul 3 No'lu Şube Üy
|
|
04/12/2010 |
Ayrıca koskoca bir sendikanın kadın sekreterliğine mi düşmüştür erkeğin taciz etmediğini anlatmak? Üstelik, "İddia soruşturulmuştur" deniliyor ama soruşturmayı yürüten KESK'in kurulları değil. Bu örgütün bir disiplin kurulu var. Tüzüğünde de açıkça 'kadının beyanının esas alınacağı' yazılmakta. Hukuk hiçe sayılıyor, bu madde yok kabul ediliyor, KESK'in içinde yer alan gruplardan biri, tacizle suçlanan kişinin kendinden olması anlayışıyla altı kişilik bir "soruşturma kurulu" oluşturup mağdur kadınla görüşüyor. Hani kadının beyanının esaslığı? Bu yapılan, mağdurla görüşüp tacizi ispatlamasını beklemektir. Tüzük maddesi hiçe sayılmış, KESK kurulları yok sayılmıştır. Kendisi hukuksuz davranan bir örgüt, kendisi adil olamayan, kendi tüzüğünü işletmeyen bir örgüt devletten hukuk, adalet ve yasal süreç nasıl bekleyebilir? Bunlar, örgütleri "aile" gibi görmenin sonucudur aslında. "Baba (erk) her şeyi yapabilir, etrafa rezil olmadan kapatalım", anlayışı bu. |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN
|
|
01/12/2010 |
|
Şunca yaşa geldim. Kimler avaz avaz geldi geçti. Ne hükümetler gördüm. Hiç birinden biz emekçilere üreticilere fayda yok. Bizi ancak bir telefon kadar yakın, Sabahların Sedası paklar. "Yetiş bacım" deyin yeter.. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
29/11/2010 |
|
Toplumu bir cemaati yönetircesine yönetenler; neyi, kimi okuması, neyi dinlemesi, neyi beğenmesi, neyi yazması, nereden alışveriş etmesi, hangi diziyi, kanalı izlemesi gerektiği tebliğleriyle ayarlarıyla oynadıkları, cemaatin bir parçası haline getirdikleri bireyin, duygularına tenezzül bile etmeyeceklerdir. Zamanla cemaatin kılavuzluğundan, kendini dışlayarak her şeyi aralarında bölüşmelerinden, cemaatin efendilerini, efendiye yakınlarını “Doğrusunu siz bilirsiniz efendim”lerle kutsamaktan usanan birey, ancak kendini yöneten egemen cemaati örnek alacak başka bir cemaatle varolacağına, erke ulaşacağına inandığından, o başka cemaate omuz verecektir. Ama hangi cemaati seçerse seçsin hep başka bir şeyden vazgeçecek, neye bağlanırsa bağlansın diğerinden uzaklaşacak, ne elde ederse etsin hep bir şeyleri kaybedecek birey, kiminde ruhunu teslim eder cemaate, kiminde bedenini. Birilerini ilk kez sahiplenir. İlk kez de birileri onu sahiplenir. Sıra da birileri “bizdendir”, diğerleri “onlardandır” vardır. Bizimkiler pürü aktır. Ama ya onlar, öyle midir ?
* * * Mensubu cemaat önünde bireyin diz çöküşü, bu ülkede, öyle bir hal almıştır ki tek bir olay; “köpeğinin dişlerini fırçalattığı Mehmetçiği” emir eri kullanan paşa eşi, onlarca söze, yazıya, araştırmaya, veriye, gerek bırakmadan bireyin nasıl diz çöktürüldüğünün resmidir. |
|
Son Güncelleme ( 02/12/2010 )
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 421 - 432 Toplam 1213 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|