| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 128259
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
NimetTanrıkulu: Barış Sözümüzü Ortaklaştırmak İçin Biraradayız |
|
Yazar Burçin BELGE İstanbul - BİA Haber Merkezi
|
|
31/05/2010 |
|
Nimet Tanrıkulu, Barış İçin Kadın Girişimi'ni, Türkiye'deki savaş ve çatışmalı ortamın son bulması için on yıllardır mücadele veren kadınların deneyiminin şekillendirdiğini anlatıyor; "Kadınların sözünün duyulmadığı bir barışın gerçek bir barış sayılmayacağı bilgisiyle biraradayız" diyor. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Özden OTÇU enternasyonalforum
|
|
31/05/2010 |
|
Burası Türkiye, burası sözün tükendiği yer. Burası ecelinle ölmenin lüks olduğu ülke. Burası yalnızca küpü sağlam olanların, daha doğrusu küpü olanların ömrünce yaşadığı ülke.
|
|
Son Güncelleme ( 31/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Aslı Erdoğan (radikal)
|
|
31/05/2010 |
|

Tarih, bu cümlelerin içinde doğuyor ve orada ölüyor. Bugün de yazılıyorlar, burada, kanla ve külle, hayatın dokusuna karışıp hızla siliniyorlar. Çünkü ‘Efendi’, hiçbir zaman feragat etmedi iktidarından, onun nefreti ve pervasızlığı mutlak, sınırsız olma arzusundadır. Çünkü hiçbir insanın hayatının diğerininkinden daha değersiz olmadığı bir dünyayı var edemedik henüz. |
|
Devamı...
|
|
Yazar ÖNER GÜRCAN 10 AĞUSTOS 2004/İSTANBUL
|
|
27/05/2010 |
ÖNER GÜRCAN, 1964 yılında 12 yaşında babası İhtilalin Süvarisi FETHİ GÜRCAN’dan aldığı devrimci bayrağı onurla ve azimle taşıdı. 12 Mart’larda 68’li Dev-Genç’li ağabey ve ablalarıyla omuz omuza Dev-Lis’li olarak hasta kalbine ve sürünen ayaklarına rağmen ezilenlerin yanında yiğitçe yerini aldı. 12 Eylül’de yeni kalp ameliyatı olmasına rağmen yurt içinde ve yurt dışında karşı devrimcilere ve cuntacılara karşı mücadelesine devam etti. Vücudu bu devrimci yüreği daha fazla taşıyamadı. Bu kitap onun hasta yatağında dahi çalışmasına devam ederek öldüğü 10 Ağustos 2004 günü son noktayı koyduğu 10 yılı aşkın çalışmasıdır. Bu kitap, devrimci bayrağı aynı onur ve kararlılıkla taşıyacak gençler için yazılmıştır. Gürcan Ailesi Adına ÖMER GÜRCAN |
|
Devamı...
|
|
Küresel operasyon ve Kılıçdaroğlu |
|
Yazar Dr. Mustafa Peköz
|
|
25/05/2010 |
Kılıçdaroğlu’nun devlet partisinin başına getirilmesi, Kürtlerin tasfiyesini, sermayenin ihtiyaçlarına göre gerçekleştirmek, Alevileri bütünlüklü olarak sisteme dâhil etmek, orta vadede gelişme eğilimi içinde olan devrimci sosyalist hareketi yenden izole etmektir. Alevilerin çok önemli bir kesiminin CHP’ye yöneleceğine dair önemli veriler var. Geriye Kürtleri bu sürece dâhil etmeleri kalıyor. Buna ilişkin ince ve etkileyici bazı adımlar atılacaktır.
Kürt coğrafyasında devletin bitiş düdüğünün çalınmasının çok yakın olduğu bu süreçte, Kılıçdaroğlu yeniden sahneye sürülecektir. Kimilerine göre, Erdoğan AKP’sinin yapamadığını Kılıçdaroğlu CHP’si yapabilir. Sendika bürokrasisini yanına alarak işçi sınıfını ve memur emekçilerini CHP’ye yönlendirmeye çalışacaktır. Hesap büyük. |
|
Devamı...
|
|
Bir Şerzan öldü bin Şerzan doğsun! |
|
Yazar alınteri.net
|
|
25/05/2010 |
Dokuz Eylül Üniversitesi yoğun bakımda yatmakta olan Şerzan Kurt'un beyin ölümü gerçekleşti. Bunu duyan arkadaşları ve dostları Sağlık Emekçileri Sendikası önünde bekleyen ailesine destek için yanlarında idi. Sloganlarla uzunca bir süre bekleyişlerini sürdüren kitleye baba Kurt bir basın açıklaması yaptı.
Şerzan Kurt'un babası yaptığı basın açıklamasında şöyle dedi: |
|
Devamı...
|
|
Doğudan, Batıdan, Bizden. -GAYYA KUYULARI- |
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN
|
|
25/05/2010 |
|
 

Rusya'nın Anna Karenina'sı, Batınının Madam Bovary'si olurda bizim Bihter'le Behlül'ümüz olmaz mı? Olur tabi. Buradaki kadın tiplemelerine bakarsanız hiç birinin üretimle zerre kadar ilgisi yoktur. Sadece yer, içer, takıp takıştırırlar ve yatarlar. |
|
Son Güncelleme ( 25/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Siz ölüme alışkınsınız... |
|
Yazar Özcan SAPAN Günlük haber
|
|
22/05/2010 |
|
Garip bir ülkede yaşıyoruz! Aslında bu sözü kendime kıble edinirsem belki de daha mutlu olacağım. Belki de garip bir ülke cümlesini sindirmem gerekir. Çünkü çok garip şeyler yaşanıyor, yaşıyoruz... Çok renkli görüntülere, tartışmalara tanık oluyoruz. Siyasi arena, oldukça hareketli ve hararetli bir sürece doğru hızla ilerlemektedir. Bir yanda anayasa tartışmaları, referandum; diğer yanda her konuda açılım meselesi. Bir yanda balyoz sorunu, diğer yanda paşalar meselesi. Bir yanda Baykal ve CD'si, diğer yanda Kılıçdaroğlu ve buraya kadar gelirken zıpladığı noktalar. Bir yanda ekonomik büyüme, tek haneli enflasyon rakamları; diğer yanda her geçen gün yoksullaşan emekçi halk, işçiler, küçük üreticiler, küçük esnaflar, öğrenciler velhasıl bölüşümün dışında kalanlar... Yani ölümü hak edenler... |
|
Devamı...
|
|
Bir Bavula Bir Hayat Sığar Mı? |
|
Yazar Şadiye Dönümcü. Sosyal Hizmet Uzmanı.
|
|
22/05/2010 |
|
"Her şey nasıl başlamıştı hatırlıyor musun? İlk nefeslerinizi çekerken içinize kollara emanetti küçücük gövdeniz. Sonra zaman geçti. Büyüdünüz. Gençliğin gücü, aşklar, ümitler doldurdu içinizi. Hiç bir şey aynı kalmıyordu hayatta. Her şey geçerken mutluluğun peşinden koştunuz. Anılar büyüttünüz gülümseyerek hatırlayacağınız. Sonra, hayatı paylaşmak istediklerinizle kök saldınız. Sevginizi çoğalttınız. Çocuklarınız oldu. Sorumluluklarınız artmıştı artık. Koruyacaklarınız çoğalmıştı. Sonra... Bir de baktınız ki yaşlanmışsınız. Yüzünüzdeki her kırışıklıkta hayatınızın izleri. İçinizde bin bir duyguyla geçmiş, koca bir ömür. Benim en büyük korkum buydu; yaşlanmak..." diyor dış ses.
Devrim Erdoğan’ın yönettiği "Bavula Sığmayan Hayatlar" belgeselinde "Yaşam evi"nde kalan "kıdemli vatandaş"ların hayatı anlatılıyor. Yaşlıların hayatı bir bavula sığmıyor. |
|
Son Güncelleme ( 22/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
İyi ki doğdun Vedat Usta… |
|
Yazar EMRAH ALTINDİŞ Turnusol
|
|
22/05/2010 |
|
Vedat ismi Arapça’da sevgi ve dostluk anlamına geliyor, senaryolarının sansüre takılmamasi icin seçtiği bu ad, yazarın hayata ve içinde yaşadığı topluma bakışı ile nasıl da örtüşüyor.
Bu ülkenin yurttaşı olarak, acı çeken insanlarımız için ne yapabilirim, ülkemizi daha güzel, daha iyi günlere nasıl götürebiliriz? Temel sorunum bu oldu benim. Namuslu her yurttaşın yüreğinde olan o duyguyu içimde duydum ve bunu yerine getirmeye çalıştım ben de. Böyle bir sorumluluğu omzumda taşıyordum aslında.” ... Abdulkadir Demirkan, Pirhasan, Vedat Türkali... Şu gerçeği açıklamanın tam sırası sanıyorum. Bu ad, bu adam, yetmiş yıla yakın bir zamandır hiçbir zaman tek olmadı, yalnız olmadı, her vakit yanında bir tek kişi oldu: Merih Pirhasan... |
|
Devamı...
|
|
Yazar NİLGÜN ACAR 30. 04. 2009 ALANYA Emeğin Sanatı
|
|
21/05/2010 |
|

Her damla gözyaşım, “İnsanlar için yoksun sen ve tüm senin gibiler. Öyleyse, ötenazi uygulasınlar, tümüyle yok etsinler. Yeter artık. Madem yaşam hakkı tanımıyorlar. Kendi seçimimiz olmayan, özel durumlarımız nedeniyle, ayrıca cezalandırılıyoruz. NEDEN?” diye haykırıyordu. Yarın 1 Mayıs yürüyüşüne katılacağım. Ben de bir emekçiyim birçok alanda. Hayatın kalbinde olmaya çalıştım hep, OLACAĞIM DA. Bazen dibe de vursam, kırılma noktalarına gelsem de. Sokak ortasında ya da gizlice ağlasam da. HAYATIN KALBİNDEYİM. BAŞROL OYUNCULARINDAN BİRİYİM. O KADAR ÇOK FİGÜRAN VAR Kİ… YA DA FİGURAN VE SEYİRCİ BİLE OLAMAYANLAR. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Devrim Deniz Can
|
|
21/05/2010 |
|
"Bak biz büyük şehire geldik, kaderimizi değiştirebiliriz diye ama bak yine kendimizi satıyoruz işte, var mı bunun ötesi? Bize öğretilenleri yapıyoruz... Değiştirmek için çabalamıyoruz.... Çünkü biz aslında hayatın ta kendisiyiz, hayat kadınlarıyız..."
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 49 - 60 Toplam 677 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|