Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 83280
Ana Sayfa
Çöp toplayanlar...
Yazar Nihat Filiz Turnusol   
08/02/2010

Adam: Adın ne?
Káğıt işçisi: Deniz
Adam: Senin adına saygı duyuyorum. Defol git, adına layık ol.
Káğıt işçisi: Daha çok insan adına layık olmadan ölecek bu ülkede.
Adam: Ne demek istiyorsun?
Káğıt işçisi: Adım Deniz Gezmiş’ten geldiği için mi dövmedin beni? Başka bir atık káğıt işçisi olsa adı Deniz olmasa dövecek miydin? Önce sen adına layık ol.
Adam: Haklısın Deniz, hadi rastgele.’




 

Devamı...
 
Yatıyorum Kan İçinde
Yazar Defne Demiray (Kültür Sanat Yaşamında Tavır dergisinden)   
06/02/2010

"Yatıyorum kan içinde. Kendi kanımın içinde yatıyorum. Tenimden ayrıldıkça kan ve yine tenimin etrafında göletlendikçe, sıtma bastırıyor gibi oluyor vücudumu. Şaşılacak şey; kana dayanamam ben, içi açılmış bir yaraya...
Yatıyorum kan içinde. Kendi kanımın içinde yatıyorum. Tenimden ayrıldıkça kan ve yine tenimin etrafında göletlendikçe, sıtma bastırıyor gibi oluyor vücudumu. Şaşılacak şey; kana dayanamam ben, içi açılmış bir yaraya. Ama şimdi baştanbaşa bir yarayım ben. Ve az önce kendi ellerimle, kendi çocuğumu öldürdüm...

Bir tutsağım ben. Tek suçum onurumsa, suçtur tutsaklık. Kan koklamak isteyenlere, kanlı petrol isteyenlere, vatan sevgisine namlu çevirenlere, Yalancılara, katillere, ırz düşmanlarına direnmek suçsa, suçtur tutsaklık

Devamı...
 
Dünün "Darbe Şakşakçısına" "Tarih ve Arşiv Unutmaz!"
Yazar Açık İstihbarat   
05/02/2010

"Tarih ve arşiv unutmaz" diyor ve Nazlı Ilıcak'ın 12 Eylül darbesine ateşli destekler verdiği o satırları bugünün naylon demokratlarına bir kez daha hatırlatıyoruz...

 satırlar, Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak'a ait. 1942 doğumlu olan Ilıcak, 30 yıl önce, yani tam 38 yaşındayken askeri darbeler hakkında böyle düşünüyordu...

Devamı...
 
”Yarimin Sarı Saçı Ellerimin Karası Tütün”
Yazar ALİ ZİYA ÇAMUR Emeğin Sanatı   
05/02/2010
 Ama globalizm boruları ötmeye başladıktan sonra başka bir acı ve sızı sardı tütün emekçilerini. Sınır ötelerinden gelen fermanla dikimi durduruldu tütünün. Yurdumun gelin saçı tütünün yerine okyanus ötelerinden gelen tütünler tüttürülmeye başlandı. İşbirlikçi yönetimler, taşları bağladı, köpekleri saldı ortaya. Tütün emekçilerinin eli böğründe kaldı. Muş’un, Bitlis’in, Adıyaman’ın, Ege’nin, Bafra’nın, Taşova’nın tütün üreticilerine dur emri verildi. Ferman büyük yerdendi. Bundan sonra tütün dışarıdan gelmeliydi. Ve Topraklarında yüzlerce yıldır tütün üretenler, başka ürünlere yöneldiler.

 

Devamı...
 
Kadınlar 12 Eylül'ü Anlattı
Yazar İzmir - BİA Haber Merkezi   
05/02/2010

Kadın Yazarlar Derneği, "Kadınların Gözünden Tanıklıklarla 12 Eylül" projesi kapsamında, 12 Eylül'de yaşadıklarını yazan kadınlarla İzmirli kadınları buluşturdu.

Devamı...
 
Fermuarını indirmiş 'başarma'ya koşuyor!
Yazar Doğan Akın (T24)   
04/02/2010

Bilgi sahibi olmadığı anlaşılan bir konuda böylesine cüretkâr olabilen Aksoy'un iki yüzlülüğü de var bu sözlerde. “Evet, Ağca iyi reyting getirir, bize de iyi para kazandırır, onun için yarışmacı olmasını düşündük” gibi bir açık sözlülüğe cesaret edemeyen... “Dans eden Ağca” hayalinin ağzından akıttığı suyu, “Hapisten çıkanları topluma kazandırmak gerekmez mi” sözleriyle rasyonalize etme kurnazlığından medet uman bir iki yüzlülük.

Devamı...
 
Bu kalp sizi unutur mu ve dizilerin hayatımızdaki yeri
Yazar Adil Okay ( Güney Dergisi)   
03/02/2010
Örneğin darbeden asıl zarar gören solcularla, ‘ülkücüler’ ve akıncıların eşitlenmesini ciddi bir hata veya reyting uğruna taviz olarak değerlendirdim. Keza dizide işçi karekteri yok. Sendikacı yok. Sanki 12 Eylül öncesi solcuların hepsi işsiz güçsüz ya da öğrenci gençlerden ibaret gibi bir imaj yaratılmış. Cezaevinden çıkan ‘ülkücü’ çok masum görünüyor. Solcu gençle, ‘ülkücü’ gencin jargonu neredeyse aynı. Maddi hatalara gelince: Kahramanın ayakkabıyla yatağa uzanması. Bizim kuşak ayakkabıyla eve bile girmezdi. Değil ki yatağa uzansın. Çok fazla Avrupai olmuş, sırıtmış. Giysiler ve mekanlar 1980’li yılları betimlemekten uzak. Ve benzeri.
Devamı...
 
MUSTAFA SUPHİ VE ONBEŞLER
Yazar Ahmet Nedim   
01/02/2010

Durmak olmaz ki bir kez
Halk için çıktın mı yola
Demiri tavında dövmek gerek
Ucunda ölüm olsa da.
Ataol Behramoğlu – Mustafa Suphi Destanı'ndan

. Mustafa Suphi 15 yoldaşıyla birlikte, hiçbir kitle desteği ve örgütü olmaksızın, Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere girdiği ülkesinde kalleşçe ve haince hırpalanarak Trabzon’a kadar sürüklenmiş ve orada Enver Paşaya çok yakın İttihatçı Kayıkçılar Kahyası Yahya Kaptan tarafından oyuna getirilip 28-29 Ocak 1921 de Karadeniz’in azgın sularında katledilmişlerdir. Bu cinayetin gerçek failleri kimlerdir. Sovyetler Birliği’nin bu olaydaki tavrı nedir. Tarihin bu karanlık yüzü aydınlatılmak üzere önümüzde duran bir görevdir.

Devamı...
 
KAPİTALİZMİN KRİZLERİ VE KERİZLERİ
Yazar Ayhan Tırıç şirince   
31/01/2010
Kaç aydır içimiz dışımız ekonomik kriz yazılarıyla doldu ama herkesin anlayabileceği derli toplu bir yazı görmedim ben. Baktım uzmanlarımız böyle basit ve genel bir yazı yazmıyorlar, bari ben deneyeyim diye bu yazıyı yazdım.

Aslında bu konuyu anlamak için okuyucuların artı-değer, ücret, fiyat, kar kuramlarını, kapitalistler arası rekabet ilişkilerini biliyor olması gerekir. Ama biz bu yazının kapsamında bunları anlatamayacağımız için, çok genel olarak geçeceğiz.

Yazı anlaşılır ve sistematik olsun diye dört ana başlık altında incelemeyi düşündüm krizi. İlkin, kapitalizmin neden sürekli kriz yarattığına, (bunalımın) kapitalizmin sürekli bir hastalığı olduğuna değineceğiz. Sonra 2008 krizini yaratan koşullara değineceğiz. Ardından krizin nasıl kavrandığına ilişkin değerlendirmeler yapacağız. En sonunda da gelecekte bizi nasıl günlerin beklediği üstüne genel bir yordama da bulunacağız.
Devamı...
 
ORDULAŞAN POLİS
Yazar Suat Parlar   
31/01/2010
Günümüzde Türkiye'de polisin durumunu irdelemek artık kaçınılmaz oldu. Her toplumsal olayda kitleler karşılarında sayıları belki de kendileri kadar bir polis ordusuyla karşılaşıyorlar. Sayıları, eğitimleri, teknik donanımları ile polis, özellikle metropollerde giderek ağırlığını koyuyor ve bir ordu ve aynı zamanda devlet içindeki konumlanışı itibariyle de siyasi bir parti görüntüsü veriyor. Bunu sadece bir görüntü olarak değerlendirmek eksik olur; polis gerçekte de bu noktaya gelmiş bulunuyor. Bu araştırma bu sürece neden ve nasıl gelindiğini ortaya koymayı amaçlıyor.
Devamı...
 
Buradan çıkmak istiyoruz
Yazar DİYARBAKIR - DİHA   
30/01/2010

Her fırsatta ailelere 'Çocuklarınıza sahip çıkın' çağrısı yapanları de eleştiren Akkaya, 'Hiç bir anne, baba çocuklarını tankların önüne atmak istemez. Bu çocukların büyüdüğü savaş ortamını kimse sorgulamıyor. Gözleri önünde anne, baba ve kardeşlerinin katledilmesini kimse sormuyor. Uğur ve Ceylan'ın hesabının neden sorulmadığını merak etmiyorlar. Bu anlayış bize 'Ya siz çocuklarınızı evde hapsedin ya da biz cezaevinde hapsederek çürüteceğiz' diyor. AKP, CHP ve MHP'li vekillere sesleniyorum. Bu yasanın altında imzanız var. Sizin hiç mi vicdanınız yok' dedi. Akkaya tüm demokratik çevrelere seslenerek bu zulüm karşısın duyarlı olmaya çağırdı.

Devamı...
 
KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK
Yazar Şirince   
29/01/2010

"Ne zaman birisi yanıma yaklaşsa, Buck başını kaldırır bakar. Burnunu şöyle bir oynatır. Sonra ya hiç sesini çıkarmaz ya hırlar. Tam donanımlıysa üç kez kesik kesik hırlar. Yarı donanımlıysa iki kez. Kitap gazete okuyan türdense bir kez.. Bunların dışındakiler onu hiç mi hiç ilgilendirmez. Ben de duruma göre uslu vatandaş olur susarım. Davranışlarımı, konuşmalarımı Buck'a göre ayarlarım."

"Dahası var," diye ekledi Ayhan: "Komünist kitapları da tanıyor."

İbrahim hanımına destek verdi:

"Komünist kitapları da tanıyor.."

Buck'un üç kez kesik kesik hırladığı kitabın adı neydi merak ettiniz mi..

Komünist Manifesto..

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 49 - 60 Toplam 534
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.