| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 82377
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
BENİ BURADAN İNDİREMEZSİNİZ |
|
Yazar Güngör AGRIDAĞ MUNGAN-SHP Merkez Kadın Meclisi Üyesi
|
|
16/06/2008 |
On üç kişiyiz. İstekli, kararlı on üç kişi.Yusufeli’de yapılan son toplantıda, on üç sayısının kabul edilenin tersine, bize uğur getirmesini diliyoruz. Beklenmeyen bir nedenle amacımıza ulaşamamaktan korkuyoruz. Üzerimizde, gerekli olanın dışında keyfi hiçbir şey yok.Yiyecek, giyecek ve ilaçların en gerekli, en hafif, en kalorili, en dayanıklı olanları seçildi, yüklendi. Dilber düzü yaylasından, sabahın ilk ışıkları ile ayrılıyoruz. İnsan elinin değdiği her şeyi geride bırakarak, yavaş yavaş yol alıyoruz. Son kez durup geri dönüyor, uzakta bize meydan okurcasına, sarp kayaların oluşturduğu duvar üzerinde yükselen Kaçkar’a hayranlıkla bakıyorum. Bir önceki gün, etrafı ve üstü kar ve buzla kaplı krater gölünün kıyısından koparıp, not defterimin arasına koyduğum mavi, sarı, beyaz çiçekleri ve boynuma bağladığım babamın mendilini havada sallarken verdiğim pozun karesini düşünüyorum. Çiçekler oraya çıkanlara doğanın bir ödülü olmalı diyorum içimden. Hafiften, uç uca eklediğim türküleri mırıldanıyorum. |
|
Son Güncelleme ( 17/06/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Rafi BİLAL- SHP PM Üyesi
|
|
15/06/2008 |
|
Kimse koyune peygamber olamaz derdi rahmetli Amasyali babannem. Bazi uluslar vardir degerlerini yucelterek kendileri de yucelir, bazilari da vardir benzetmek gibi olmasin yok saymayi marifet sayar, gormezdan gelir. Hasetinden filan degil de methiye dizmesini bilmez...
Bizim bir kardesimiz var, hani parti kurucularimizdan, PM uyesi, yerinde duramaz, sahitli ispatli.. Karadeniz'in gobegi Samsun Vezirkopru'de dogdu , Marmara'nin gobegi Bursa'da calisti, Ege'nin gobegi Izmir'e yerlesti... eski aliskanlik ile Akdeniz'e tuyer filan zannederseniz, korkmayin ... artik o kendini Ege'ye mal etti. Abarttigimi filan zannetmeyin, ben saka yollu basliktaki ismi takmistim ona ama meger coktan kaniksanmis ve ona maledilmis.Ogretmen, iktisatci, avukat... deli mi ne?
Ekte sevgili kardesim Sehrazat Mercan ile yapilmis bir soylesi var, arsivimi duzenlerken gordum, saklamisim... sizlerle paylasmak istedim. Hani moda derisle "iyi ki varsin Sehrazat, ulkem adina sana tesekkur ediyorum, gucun daim, gazan mubarek olsun" diyorum.
Esenlikler dilerim |
|
Devamı...
|
|
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi ve Günümüze Kısa Bakış |
|
Yazar Sarp KURAY- SHP PM Üyesi
|
|
15/06/2008 |
|
1950 ler den sonraki hızlı çarpık kapitalist gelişme, ülkemizi yeniden metropolleri kuşatan bu sosyal gerçeklik ile yüz yüze getirmiştir. Egemen sınıfların – Din ve Milliyetçilik – demagojileri ile esas hedefinden saptırdığı bu yığınlar, 6 – 7 Eylül vb. olaylara altlık yapılmışlardır. Özellikle de 1980 ler den bu yana uygulanan ekonomik ve siyasi politikalar sonucunda, metropollere yönelik Köy sınıfından kopanların göç dalgası ve işsizlik olağanüstü bir boyuta sıçramıştır. 1980 öncesinde devrimcilerin, bu yığınlara yönelik oluşturdukları sınıf yörüngesinden uzak mahalle örgütlenmelerindeki başarısızlıkları ve sosyal demokrasinin, küçük çıkarlarla örülü yerel yönetimlerde ki çıkmazları, bu alanlara yönelik mücadelenin kırılganlık göstermesine ve karşı devrim dalgasının güçlenmesine yol açmıştır. Bu kırılma aynı zamanda beraberinde ciddi boyutlarda mafyalaşma ve yapay örgütlenmeleri de getirmiştir. Bu gün gelişen Kürt Demokratik Hareketinin önündeki en büyük engellerden biri de bu yığınlara yönelik oluşturacağı politikalarda sınıf pusulasını elinden kaçırması olacaktır. Türkiye işçi sınıfı Türk ve Kürt emekçilerinin birlikte üretim yaptıkları ve örgütlendikleri en canlı unsurdur. Birlikteliğin en güçlü kalesidir. Emek eksenli, üretim temelindeki birlikte örgütlenmeler, Demokratik Cumhuriyet hedefinin ve ülkenin demokratikleşmesinin en güçlü kalelerinden olacaktır. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Sema ÖZCAN-SHP Merkez Kadın Meclisi Üyesi
|
|
27/05/2008 |
|
FETHİ GÜRCAN'IN KIZIYIM. 2,5 YAŞINDA İKEN BABAMI İDAM ETTİLER. ABİLERİM 68 KUŞAĞINDAN. BENSE 78 KUŞAĞINA UCUNDAN YETİŞEBİLDİM. YANİ SİYASETİN İÇİNDE DOĞDUM. ANCAK İLK PARTİ VE KURULTAY DENEYİMİM SHP'DE OLDU. BABAMIZI BÜKEMEDİLER. KIRDILAR. BİZ AİLECE ONUN BU ŞEREFLİ MİRASINA LAYIK OLMAYA ÇALIŞTIK. YANİ NOKTA KADAR ÇIKAR İÇİN VİRGÜL GİBİ EĞİLMEDİK. KURULTAYLA İLGİLİ İZLENİMLERİMİ, DAHA ÖNCEDEN KALEME ALDIĞIM BİR YAZIMLA ANLATMAK İSTİYORUM. ARİF OLANLAR ANLAR. Daha önce yaşayanlardan, emniyette ki işkencelerden sonra cezaevinin cennet ! gibi geldiğini sürekli duymama rağmen yine de tedirgindim. Gardiyan, uzun anahtar seslerinden sonra büyük demir kapıyı gürültüyle iteledi. Yan yana dizilmiş bir çok ranzadan kadın ve çocuk sesleri geliyordu. Yanıma ilk yaklaşan beyaz başörtülü bir teyze oldu. - Geçmiş olsun, suçun ne bacım? Dedi - Siyasi, senin? Dedim Yüz ifadesi ve ses tonu hiç değişmeden; Sanki yemek yeme, örgü örme gibi doğal bir eyleminden bahsediyormuş gibi: - Kocamı öldürdüm. Bahçede kuyudan su çekiyordu, arkadan yavaşça yaklaşıp baltayla kafasına vurdum. Beyni yere düştü dedi. Ürperdiğimi hissettim. |
|
Son Güncelleme ( 27/05/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
SOSYALDEMOKRAT HALK PARTİSİ |
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ
|
|
22/05/2008 |
|
KURULTAYA DAVET KARDESLIGIN PARTISI ................................................................................................................ ............................................................................................................... SHP bu cumartesi gunu, 24 Mayis'ta 3. Olagan Kurultayi'ni topluyor. Yani 6. dogum gununu kutluyor. O gun Kurultay salonuna gelenler, duvarlarda iki guzel slogan gorecekler. "SHP Turkiye'nin iki yakasini birlestiriyor". SHP Kardesligin Partisi". Bu ulkenin tum insanlarinin kardesce, bir arada, baris icinde, gonenç icinde yasamasi icin, Anadolu'nun dort bir tarafinda bir karinca sabriyla emek sarf eden, ter doken insanlarin tertemiz, aydinlik alinlarini, dik baslarini gormek; yenilmemeye azmetmenin nasil bir sey oldugunu hissetmek icin herkesi, 24 Mayis'a, SHP'nin 3. Kurultayi'na davet ediyorum. Ugur CILASUN SHP Genel Sekreteri TARIH: 24 Mayis 2008 Cumartesi SAAT : 10.00 YER : Anatolia Gosteri Merkezi Turkocagi Caddesi (Enerji Bakanligi arkasi) Merkez Orduevi Karsisi Balgat / ANKARA |
|
Son Güncelleme ( 22/05/2008 )
|
|
Yazar HARBİYELİ vAHİT OZSOY
|
|
20/05/2008 |
|
20/21 Mayıs 1963’ün bu sene tam 45. yıl dönümü.Demek ki üzerinden o kadar sene geçmiş , dile kolay...  Fethi Gürcan Bu süreç biz Harbiyeliler için çok ağır ve zor koşullarda geçmiştir. Bunu ancak biz çekenler bilir. ARENA´YA ATILMIŞ KURBANLAR GİBİYDİK. Biz Harbiyeliler de dahil 20/21 Mayısçıların İşe Alınmamaları hakkında İnönü Hükümeti’nce çıkarılan bir gizli genelgeyi aşmak mümkün değildi. Her tarafta, öyle ki özel işlerde bile karşımıza çıkarılıyordu. Hele bir de o zamanın Genel Kurmay başkanı Cemal TURAL’ın , askere alınmamız konusundaki ÖZEL EMRİ VE SIKI TAKİBİ vardı ki , tamamen bir baş belası idi. Biz Harbiyeliler Mahkum olmuş, paşa paşa da cezaevlerinde cezamızı yatmış ve DP’liler(Celal BAYAR vs...affının yapılması) sayesinde de 1966 affından yararlandırılmış, böylece cezaevlerinden çıkarak özgürlüğümüze kavuşmak idik ki , aman Allah’ım bir de ne görelim, gerçek özgürlük savaşı asıl dışarıda ve şimdi başlıyormuş. Kimseden yardım görmedik, ailelerimizin yardımlarından başka. Bütün bu ağır koşullarda bile üniversite tahsilimizi yapmayı hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık. İnadına...inadına ... okuyacağız. Üniversite giriş sınavlarına girdik. İlla hukuk okuyacağız,Hukuk tahsili yapacağız da hakim,savcı olacağız. 20/21 Mayıs Skynt. Mahkemeleri’nde A...’sı bile bize uygulanmayan ADALETİ uygulayacağız... Bu düşünceler içerisinde idik. Bu arada O.D.T.Ü’nin Sınavlarına da girdim. O.D.T.Ü’nin sınav sonuçları daha erken açıklandı,Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü kazanmışım. Bunu aileme söylemiyorum. Üniversiteler arası giriş sınavı açıklansın ki Hukuk fakültesine gireceğim. Nihayet açıklandı.hem Ankara ve hem de İstanbul Hukuk Fakültelerini yedekten kazanmışım. Bekledik ve illa da İstanbul olsun diyerek 1966 Ekim’inde İstanbul Hukuk fakültesine kaydımızı yaptırdık. Bu kez de Cemal TURAL’ın emri ile askere sevklerimiz çıkarılmasın mı! Her taraftan aranıyoruz. Ancak 20/21 Mayıs ‘ta görevlerini yapmamanın ağır sorumluluğunu taşımış ve bundan kendilerini sorumlu tutmuş olacaklar ki, o zamanın Askerlik Şubesi Başkanları, bu kez anlayışlı davrandılar bizlere. Meşhur bürokratik Sumen Altı olayı ile meseleyi uzun süre oyalayarak geçiştirmişlerdir.Nihayet 1000 sayılı yasa ile askerlik yapma mecburiyetimiz kaldırılmış olmakla,bu dertten de kurtulmuş olduk. |
|
Devamı...
|
|
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ...! |
|
Yazar Avukat İlve YÜCESOY
|
|
16/05/2008 |
|
”üç anayasa ortasında büyüdün; biri akasya biri gül biri zakkum” Cemal SÜREYYA Egemenlik mi? O da ne? Artık anlamı var mi ki böyle kavramların, sembollerin ya da kültlerin? Gün geçmiyor ki “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” veciz sözüne rahmet okutacak uygulamalar, düzenlemeler öğrenilmesin, görülmesin... Yasama, yürütme ve yargı; devletin erkleri... Olmazsa olmazları... Hem biri birisiz olmaz ; hem de her biri birbirinden bağımsız. Görünen o ki durum değişti! Egemenlik kayıtsız şartsız .... ; bundan sonra çoktan seçmeli olan bu cümlenin gerisini siz doldurun! Tabi şıklar “kaldı” ise! |
|
Devamı...
|
|
Yazar DENİZ-HUSEYIN-YUSUF
|
|
07/05/2008 |
|
" Sevgili Babacığım, Bu mektubu aldığın zaman, ben ebediyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir buçuk seneden beri, benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm.. Bu son olayı da, metanetle karşılamanızı, sadece dileyebiliyorum. *** (Merkez Cezaevi Ankara, 5 Mayıs 1972) " Babama, Anneme, Kardeşlerime ve Yakın Akrabalarıma, Söyleyecek fazla söz bulamıyorum. Bir insanın, sonunda karşılaşacağı tabii sonuç, bildiğiniz sebeplerden dolayı, erken karşıma çıktı... Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride, durumumu daha iyi anlayacağınız inancındayım. Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız. *** “Baba, Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin, dersem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler. Önemli olan, çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum... Ve kaldı ki, benden evvel giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de, tereddüde düşmeyeceğimden şüphen olmasın. |
|
Devamı...
|
|
Yazar EDİTÖR
|
|
29/04/2008 |
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma günüdür.
1 MAYIS'IN TARİHÇESİ
1880'li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.
Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar.
1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu "8 saatlik iş günü" mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadeleyi yükseltti.
ABD'nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırıldı. Aynı kentte, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1.400 işçi işten atıldı. Aynı tarihlerde greve çıkanlara ateş açıldı ve 4 işçi yaşamını yitirdi.
Saldırılar, mücadele ateşini söndürmedi, aksine körükledi. ABD ve Kanada'da sendikalar ve diğer örgütlerin yükselttiği mücadele sonucu 1 Mayıs 1886'da yaklaşık 350 bin işçi greve çıktı. Tarih işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu. Tüm ülkede yaşam durdu. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyordu. |
|
Devamı...
|
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ
|
|
14/04/2008 |
|
SHP MERKEZ KADIN MECLİSİ üyesi Sema Özcan'ın shp Ankara- Etimesgut İlçe Kongresindeki konuşma metni aşağıda verilmiştir.
Sayın Divan, Değerli parti temsilcilerim, değerli partili arkadaşlarım, Öncelikle hepinize hoş geldiniz diyerek sevgiyle selamlıyorum… Sizlere kadın sorunları üzerinden yola çıkarak, ülkemizin genel sorunlarına kısaca bakış açımı anlatmaya çalışacağım. Bilimsel sosyalizmin kurucularından Engels’e göre; Tarihte ilk toplumsal uyuşmazlık tek eşli evliliğe geçişle birlikte erkek ile kadın arasında ve ilk sınıf baskısı da kadınların erkeklerce baskı altına alınmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır.
|
|
Son Güncelleme ( 15/04/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Tuncay Çelen, Ömer Gürcan
|
|
29/03/2008 |
|
(Tuncay ÇELEN – Ömer GÜRCAN 'ca yazılan "HESAPLAŞMA 68 GENÇLİĞİ ve KATLEDİLİŞİ" kitabından alınmıştır ) Kızıldere Böyle akışın nere Bizde hal mı bıraktın Sana can vere vere
Dere bizim deremiz Suyu alın terimiz Söyle nedendir dere Vurulur gençlerimiz
Kızıldere. Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı küçük bir köydü 30 Mart 1972 tarihine kadar. Ama o gün büyük olaylara sahne oluyor; destansı bir direnişe, kanlı bir yargısız infaza, bir katliama tanıklık ediyordu. |
|
Son Güncelleme ( 29/03/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Çiğdem Çidamlı-www.sendika.org
|
|
15/03/2008 |
Bir ayrışma ve bütünleşme öyküsü: 8 Mart, 2. Enternasyonal ve Sosyalist Kadın Hareketi*- Türkiye’de kadın hareketine ilişkin en yaygın politik tartışmanın bu günün orijinal adının “dünya kadınlar günü” mü yoksa “dünya emekçi kadınlar günü” mü olduğu düzeyinde seyretmesi, üzücü olsa bile, bu durum tarihe ilişkin genel ezberci-basmakalıp kavrayıştan bağımsız bir durum değildir. Konu, uluslararası sosyalist işçi hareketi ile sosyalist kadın hareketinin ayrıntıları pek de bilinmeyen tarihi olduğunda ise, tepetaklak edilmiş tarih, kadın sorununa ilişkin sosyalist perspektifin kendisinin de tepesinin üstüne dikilmesine pek güzel hizmet etmektedir. Bu durumda aslında tarihsel bir anlam ifade eden bir dizi kavram her bir ucundan anlamsızca kemirilen içi boş kabuklara dönüşmektedir. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 41 42 43 44 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 481 - 492 Toplam 528 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|