| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 128198
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar DİHA/ANKARA
|
|
20/02/2009 |
Ulaş Bardakçı ölümünün 35. yılında mezarı başında anıldı. Ankara 78’liler Derneği, 68’liler Dayanışma Derneği üyeleri, ‘68 hareketinin öncülerinden Ulaş Bardakçı’yı ölümünün 35. yılında Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarı başında andı. ÖDP, Halkevleri ve Devrimci Gençlik üyelerinin de destek verdiği anma, mezarlık girişinden Ulaş Bardakçı’nın mezarına kadar yapılan yürüyüşle başladı. Saygı duruşunun ardından konuşan Ankara 78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüllüoğlu, Ulaş Bardakçı ve o dönemi anlattı. Kasım 1971’de askeri cezaevinden firar eden Bardakçı’nın, Arnavutköy’de kaldığı evin kuşatılması ile yaşanan çatışmada vurulduğunu hatırlatan Sümbüllüoğlu, “Ulaş Bardakçı, teslim olmaktansa dövüşerek ölmenin devrimci mirasını yaratanlardan biri olması nedeniyle de tarihimizdeki önemli yerini almıştır. Ulaş yoldaş unutulmadı, unutulmayacak” dedi.
|
|
Devamı...
|
|
Yazar EDİTÖR
|
|
19/02/2009 |
|

78 YAŞINDA VERGİ BORÇLARI İLE HAYATA VEDA ETTİ.BİR TİYATRO EMEKÇİSİNİ DE BÖYLE UĞURLADIK!!! |
|
Yazar Güler Buğday'ın sodev arşivinde ki yazısından anlamlı bir bölüm
|
|
17/02/2009 |
|
ZÜBÜK kelimesinin ne anlam ifade etiği, gündemimize ve yaşamımıza ne zaman girdiğini düşündüğümüzde; Türkiye’nin yetiştirdiği usta mizahçı ve hiciv ustası olan Aziz Nesin’in unutulmaz eserini anımsarız. Kitapta “Zübükzade İbrahim” isimli uyanık kâtip, halktan aldığı rüşvetler ile zengin olmuştur. Daha sonra halkı kandırarak ‘Belediye Başkanı’ seçilmiş ve tüm başarısızlığına karşın sonunda milletvekili seçilmeyi de başarmış bir üçkağıtçı tipidir. Kemal Sunal ve Nevra Serezli’nin başrollerini paylaştığı bir filme de konu olan roman, siyasette ahlaksızlık, yalan ve rüşvetin nasıl başarılı olabildiğini anlatan bir komedi filmi olarak ekranlarımıza yansımıştır. ZÜBÜK: Yaşamın her alanında, her zaman, her yerde, herkesin rast geldiği üçkâğıtçı tipidir. Düzenbaz ve çıkarcıdır. |
|
Son Güncelleme ( 17/02/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
O ŞİMDİ HAPİSHANEDE O SARP KURAY |
|
Yazar YAŞAR SEYMAN BİRGÜN
|
|
16/02/2009 |
|
Sarp Kuray, 68 kuşağının çok renkli hiç bitmeyen bir kaynak olduğunu hapishaneye giderken bizlere gösterdi.Sarp giderken beni de geçmişe götürdü.İş Bankası’nda işe başlarken, beni iki deneyimli ablanın yanına verdiler. Biri avukat İnci Çiloğlu diğeri rapor yazıcı Bilge Taplamacıoğlu.Bilge Abla ile bir dinlenme anında söyleşirken, onun Sarp Kuray’ın ablası olduğunu öğrendim. Devrimci yüreğim ışıldadı. Yanımdaki naif ve engin gönüllü kadının eski Ankara Valilerinden Enver Kuray’ın kızı olduğunu anımsadım.Sarp Kuray’ı hiç görmedim, hiç tanışmadık. Onunla tanışıklığım televizyon ekranlarında oldu en son yine onu televizyonda yıllar sonra hapishaneye gittiği gün gördüm…Biz 78’liler 68 Kuşağının sürümü bir kuşağız.Onların açtığı yoldan daha keskin, daha acımasız, daha ödünsüz yürüdük. O nedenle bir kuşak biçildi. Yıllar sonra emekli generaller bile söyleşilerinde “bir dozer gibi solun üstünden geçtik.” Diyebildiler.  |
|
Son Güncelleme ( 16/02/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Çamurun ortasında tek başına |
|
Yazar Ece Temelkuran (Milliyet)
|
|
16/02/2009 |
İçinde piknik tüpüyle çay yapılan minibüste grev gömleğiyle oturan Emine Arslan, 8 aydır DESA fabrikası önünde tek başına direniyor.Sendikaya üye olduğu için atıldığı, mahkeme kararıyla sabit. İşe iadesi hükme bağlandı. Ama yine de işe geri alınmıyor
Emine Arslan, 3 Temmuz’dan beri İstanbul Sefaköy’deki DESA fabrikası önünde, işe geri alınmak için direniyor. Emine Arslan’ın sürdürdüğü bekleyişin aynısı firmanın Düzce fabrikasında da var. Düzce’de işten çıkarılan 46 işçinin 13’ünün sendika sebebiyle işten atıldıkları mahkeme kararıyla belirlendi. 16 işçi 29 Nisan’dan beri fabrika önünde bekliyor. Emine ve diğer işçiler uluslararası işçi örgütlerinin desteğini almalarına ve mahkeme kararlarına rağmen hâlâ bekleyişlerini sürdürüyorlar. Tek istedikleri ise Türk-İş’e bağlı Deri-İş Sendikası üyeleri olarak çalışmaya devam etmek. DESA işçileri direnişlerine başladıkları günden beri bütün Türkiye’yi DESA mallarını boykot etmeye çağırıyorlar. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Nihal Kemaloğlu
|
|
14/02/2009 |
Nasıl sevgili olunur kalıplarını nasıl edineceğimizin telaşındayız.
Modernizm, hayatı bir akış içinde yaşayan geleneksel dünyayı kökleriyle söküp attı. Yeni hayat, kategorileri ve hiyerarşik yapısıyla bir proje olacaktı bundan sonra. İnsan, kadim ilişkilerinden soyutlandı, yalnızlığı ve boşluğuyla kalakaldı. Projeleşen hayat başarıyla ölçülürken, yalnızlık bireyciliğin kendisi oldu. Boşluk ve anlamsızlıkla dolan insanlığa modern zamanların takvimi üretildi. Bizler de bu takvimin kutsal günleriyle iç dünyalarımızı coşturmaya başladık. Sevgililer günü böyle bir üretim. Günübirlik heyecan ve yenilik. Milyonlarca insanda aynı fanteziyi yaratarak sıradanlaştıran, yığınlaştıran pratikler. |
|
Devamı...
|
|
Krizin ilk kurbanları kadınlar |
|
Yazar RADİKAL
|
|
10/02/2009 |
|
ANKARA - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, "Emek piyasasının cinsiyetçi karakteri kriz sürecine de yansımakta, örneğin işten çıkarmalarda önce kadınların işine son verilmektedir" dedi.Morsümbül, KESK Genel Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında, KESK’e bağlı sendikaların kadın birimlerinin katıldığı "Kriz ve Kadın" forumunun sonuç kararlarını açıkladı. Dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye’de de "şiddetli biçimde" hissedilen krizden en fazla kadınların etkilendiğini belirten Morsümbül, kadınların işten çıkarılmasının arttığını söyledi.Morsümbül, "Emek piyasasının cinsiyetçi karakteri kriz sürecine de yansımakta, örneğin işten çıkarmalarda önce kadınların işine son verilmektedir. AKP’nin muhafazakar ideolojisi, Başbakan’ın kadınlardan en az üç çocuk doğurma talebinin altında yattığı nedenlerde olduğu gibi, kadınların eve gönderilmesini meşrulaştırmaktadır" dedi. |
|
Devamı...
|
|
Sol Orduculuk Gizli Amerikancılıktır |
|
Yazar Kaan Arslanoğlu
|
|
09/02/2009 |
|
Geçtiğimiz haftalarda Kemal Gürüz’ün günahı alındı. Çıkıp televizyona “Ben Amerikancıyım” dediği için. Gürüz belli ki amerikancılık mesleğinde profesyonel bir eğitim almamış. Gözaltı baskısından da hayli etkilenmiş. Dürüstlüğü başına dert açtı. Kuşkusuz günahları çoktur Gürüz’ün, ne ki sergilediği kara bir dürüstlük de olsa bir açıdan saflığını göstermektedir. Bu ülkede amerikancılar sayılamayacak kadar çoktur. Anketlerde yüksek Amerikan karşıtlığı çıkması kimseyi aldatmasın. Amerikancıların büyük çoğunluğu sorulduğunda Amerikan karşıtıymış gibi yanıtlar verirler. Sermaye medyası büyük oranda Amerikancıdır. Sosyal demokratlar baskın eğilimle amerikancıdır. “Özgürlükçü Sol” da öyle. |
|
Son Güncelleme ( 09/02/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Yaşar SÖKMENSÜER - Hürriyet
|
|
07/02/2009 |
|
"BAKMA, hepimizin bir 12 Eylül'ü var cebinde. Yaşanan acı toprağa sindi bir kere: o topraklarda doğacak çocukların omurgasına hakkedilmek üzere. Hiç anlatmasanız bile doğarken o eski günahlarla doğuyor çocuklar, sonradan neden bu kadar mahzun olduklarını sorup öğrenmek üzere... Bu yüzden Babam ve Oğlum'a gidiyor o genç çocuklar, bu ülkede yaşamış iyi insanları, işkence edilmeden önce nasıl gülüyorlardı, nasıl seviyorlardı, görmek üzere. Bu hayatta bir yanlışlık var, biliyor çocuklar. |
|
Son Güncelleme ( 07/02/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Düşemedim aynalı bir örgüte |
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
07/02/2009 |
Neresine giderseniz gidin şehirlerinde mutlaka bir Atatürk, Cumhuriyet, İnönü, …., Fevzi Çakmak, …, bulvarı, caddesi, semtiyle karşılaşacağınızdan yabancılık çekmeyeceğiniz Ülkede, akıp gitmekte olan da bilmem kaç tane ilin merkez ve merkeze bağlı ilçelerinin, köylerinin yollarını kapatan kış günleridir. Bir sonbahar günü zamansız vurulduğunuz şehirde, herhangi bir kaldırıma, parka konacak sararmış yapraklar tek tükleştiğinde yağan karın akabinde babanız "tutmaz bu"yla kombiyi en düşüğe ayarlar, anneniz “hiç mi demedik ya Ali”yle sitemlerdeyken, etrafınızı çevreleyen aile efradınca da her hareketi izlenen sizi, tepetaklak eden hastalığınızdan çok o iki heceli (kan-ser) adıdır. Heyhat, günün herhangi bir saatinde “mangalda et kanser yapıyormuş” muş, muşlu konuşmaları duyup “kansere karşı 30 çare ; 29-…., 30-salatalarınıza Brezilya fıstığı koyun”lu yazıları okuduğunuz o anlarda, aklınızın ucundan geçmeyen, belki de içinizde bir yerlerde filizlenmiş kansere, her yıl yakalanan beş kişiden biri olacağınızdır. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Ömer Gürcan
|
|
05/02/2009 |
|
Hakkında kesinleşmiş müebbet hapis cezası bulunan Kuray '1969 subay bildirisinin' son kıtalarını okuyarak teslim oldu  ANKARA - Sarp Kuray, yasa dışı "16 haziran örgütünü kurup yönettiği ve örgüt adına öldürme, yaralama ve bombalama gibi çok sayıda eylemin talimatını verdiği" gerekçesiyle çarptırıldığı müebbet hapis cezasının infazı için teslim oldu. Ankara Sanat Tiyatrosu’nda basın açıklaması yapan Sarp Kuray, 68 kuşağından biri olarak, "sermaye ve emek çelişkisinden değil, halkın arasından geldiğini" söyledi. 68 kuşağının en büyük özelliğinin "ciddi ve tutkun kardeşlik" olduğunu ifade eden Kuray, 70’lerden sonra bu kardeşlik ruhunun zedelenmeye başladığını ve devrimcilerin kendilerine şablon aramaya ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
 |
|
Devamı...
|
|
Yazar SUVARI HABER MERKEZI
|
|
03/02/2009 |
|
SARP KURAY BASIN TOPLANTISI YER: ANKARA SANAT TİYATROSU İZMİR CADDESİ IHLAMUR SOKAK 7/A KIZILAY/ ANKARA TARİH: 04 ŞUBAT ÇARŞAMBA SAAT: 14.00 DOSTLARLA VEDALAŞMASİNCAN F TİPİNE GİDİŞ YURDUMUZDA CENGİMİZ VAR DOST OLAN YANIMIZA GELSIN BIZDEN ÖNCE DÜŞENLERE BORCUMUZ VAR MÜCADELEYE INANCI OLAN YERİNİ ALSIN | Sarp Kuray yarın teslim olacak | Yargıtay’ın, 16 Haziran Örgütü’nü kurup yönettiği gerekçesiyle müebbet hapis cezasını onadığı Sarp Kuray yarın Ankara Sincan Cezaevi’ne teslim olacak
Tülay ŞUBATLI/ VATAN HABER MERKEZİ
Sarp Kuray 15 yıllık yargı sürecinin sonunda ’16 Haziran’örgütünün lideri olmak ve 30 ayrı eylemin talimatını vermek gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay 9. Dairesi de Kasım 2008’de bu kararı onamıştı. 15 yılda hakkında beraattan müebbet 5 karar verilen Sarp Kuray hukuk mücadelesine cezaevinde devam etme kararı aldı. Sinema oyuncusu eşi Nur Sürer ile birlikte hafta sonu Ankara’ya giden Sarp Kuray, sevdikleriyle vedalaştıktan sonra yarın saat 15.00’te Ankara Sincan F Tipi Cezaevi’ne teslim olacak. İnfaz Kanunu gereğince Kuray, Yargıtay tarafından onanan müebbet ağır hapis cezasının karşılığı olan 20 yıl hapis cezasının 1/2’sini, yani 10 yılı cezaevinde çekecek. 12 Mart ve 12 Eylül döneminde yaklaşık 3 yıl cezaevinde kalan Sarp Kuray, 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 71 yaşında serbest kalacak. Cezaevine gitmeden önce VATAN’a konuşan Kuray şöyle dedi: “Yargıtay 9. Daire, bu davada kasıtlı bir karar verdi. Tek başıma Anayasa’yı değiştireceğim kanaatindeler. 15 sene uzayan bir davada önce beraat sonra müebbet verdiler. Bir kişiyle Anayasa ihlal davası olmaz. Hakkımı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde arayacağım.” | |
| << İlk < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 493 - 504 Toplam 677 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|