Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 484040
Ana Sayfa
'İtirazım var' diyen tüm kadınlar için! Ezber bozan cesur bir tahlil: Kimliksiz kadınlar
Yazar Esmeray Yoğun   
22/09/2010

İtirazım var bu zalim kadere… İtirazım var bu sonsuz kedere… Feleğin cilvesine… Hayatın sillesine… Dertlerin cümlesine… İtirazım var… Ben hep yenilmeye mahkum muyum?.. Ben hep ezilmeye mecbur muyum?.. İtirazım var bu yalan dolana
Benim şu dertlere ne borcum var ki… Tuttu yakamı bırakmıyor… Benim mutlulukla ne zorum var ki… Bana cehennemi aratmıyor… (Müslüm Gürses)

Saygı…diğer kişinin farklılığını, onun kendine has olma biçimlerini takdir edebilmektir (A. Gottlieb)

Devamı...
 
Fatmagül'ün suçu: Tecavüz promosyonu
Yazar Can Dündar (Milliyet)   
22/09/2010
“Fatmagül”ün senaryosu, Vedat Türkali ustaya ait...
Tecavüzün, hem tecavüze uğrayan kadının hem de tecavüzcüsünün hayatında açtığı yaraları işleyen bir eser bu...
Fakat dizinin tanıtımında tecavüz sahnesi öyle abartıldı ki, bu kampanya, başlı başına bir yaraya dönüştü.
Haftalardır “Beren nerede tecavüze uğrayacak”, “Tecavüz heyetinde kimler yer alacak”, “Tecavüze uğrayacağı kumsalda ne önlem alındı”, “Beren nasıl hazırlandı”, “O mu yoksa Hülya mı daha iyi tecavüze uğradı” haberleriyle o “büyük an”a hazırlandık.
Nihayet tecavüz gecesi gözümüzü ekrana dayayıp Fatmagül’ün ırzına geçilişini cümbür cemaat izledik.
Ve eserin amacının tamamen zıddına olarak elbirliğiyle bu sahneyi bir “toplu tecavüz seyirliği” haline getirdik.
Devamı...
 
MEKTUPLARDAN SÜZÜLENLER
Yazar Hasan Şahingöz 1 Nolu F Tipi Cezaevi Ct55 TEKİRDAĞ   
20/09/2010
Ah bir de, keşke, mahpusların ve yakınlarının mektuplarına yabancı eller, yabancı gözler değmeseydi, değemeseydi hiç.

Hapislere düşmeseydim, belki ben de ömrümde hiç mektup almayacak, hiç mektup yazmayacaktım. Ne kadar da kötü! “İyi ki de hapislere düşmüşüm” demem, diyemem elbette, ama mahpusluğun da kendine has ayrıcalıkları, güzellikleri olmalı değil mi? Mektuplaşmak gibi...
Devamı...
 
KOCAM SİZE EMANET, AKLIM ALLAH'A MUKAYET!
Yazar ZÜHRE TEPE   
20/09/2010
Yurdumun klasik koca tipolojisinden fırlamış bir grup kıllı, göbekli ve alabildiğine maço(zira program sırasında bir tanesi , alenen, ben karımı ‘hem severim hem döverim’ söylemini kullanmıştır) adamları, ömr-ü hayatında düşmediği durumlara maruz bırakan  müstesna bir program. Kaş aldırmalar, manikürler, pedikürler vs.  bu kozmetik simülasyonunun ardından sıra ‘imaj’a geliyor ve adamlar modernlik adı altında palyaço bile olabiliyor.Bu aşamayı izleyen kısım ise, kocalarını emanet eden kadınların istekleri doğrultusunda bu ‘baştan yaratılmış’ adamları  çeşitli dans dersleri bekliyor: Samba, salsa, tango vs. İşte böyle böyle hanımlarımız da memnun edilmiştir(!) tivi sektörü tarafından.
Devamı...
 
Tecavüz Kültür' mü?
Yazar Sibel ÖZBUDUN   
20/09/2010
Bizim kuşak devrimin siyasal, iktisadi yönleri üzerine çokça düşünmekle birlikte, onun insanlar arasındaki ilişkileri nasıl dönüştüreceği konusunda fazla kafa yormadı.

Yeni devrimci atılım, sınıf gerçeğini hiç atlamadan, her türlü sömürü ve tahakküm ilişkisini, birbirleriyle olan bağlantıları içerisinde ele alarak sorgulamak ve dönüştürmek yükümlülüğüyle karşı karşıya.

Gündelik yaşamın devrimcileştirilmesi, bu anlama geliyor. Kişinin kendisini egemen kılan tüm konum ve ayrıcalıklardan vaz geçerbilmesi yeteneği.
Devamı...
 
Ey adalet, yüzüne tüküreyim senin !
Yazar Gülsen FEROĞLU   
19/09/2010

EVREN'i gözlerinin içine Baka Baka " Bugün öndeydi , yine yapardım . Idam ettiysem ettim " dediğinde alkışlayabilenleri yaratmış met militarist kültürün getirisi ; birilerine illa ki " kul olmayla " yüzleşeceklerine ,% 91'le Kabil ettikleri cunta Anayasasının değişmemesi Click EVREN'le aynı ' Hayır ' oyunu "O Günleri unutmadım " diyerek kullanmayanları , oturdukları yerden ' cahil ',' aptal '( Aziz NESİN'in malum sözleri hangi olaydan Gale söylediğini ısrarla da yazmayıp ) yaftasıyla yargılayan da aynı Yüz binlerdir .
 
Cuntacılarla Birlikte işledikleri kanunsuzluğunun farkında safra olmayan " ondan Memleketi bunlardan ( Kime düşmanlarsa ) kurtarın paşam " gozu dönmüşlüğünü ' çağdaşlık ' adıyla bugünlere de taşıyacak ; komutanların ellerini öpmeye yeltenen , aşkla sarılan Yüz binlerce Hanım kızlar , erkekler , Aydınlar yaratıklarını bilen EVREN'de , onun Click " Şartların olgunlaşması ... ... " açıklamasını Büyük BİR Gönül rahatlığıyla yapmıştır .

Aslında , 1915 Ermeni tehcirini , 6-7 Eylül'ü , ... . , Çorum ..., Maraş .... , kıyımlarını yapanların , 1968'de Beyazıt , 1977'de Taksim meydanlarını taratanların ... .. Vedat DEMİRCİOĞLU'nu , ... ... , ... . , Bedrettin CÖMERT'i .... , Uğur MUMCU'yu , ... .. , Musa ANTER'i katledenlerin , Sivas'ta aydını Çayır Çayır yakanların ortaya çıkarıldığını , yargılandığını , hesap sorulduğunu görmeyip , tersine tarihlerindeki onun Zaman yaşayan Yüz binler olayları Benzer 37 , ne geçmişte , ne gelecekte , ne de bugündedirler . Orta Kalan da kimsenin uzerine alınmadığı , paşa , paşa da ödenmesi gereken hesaplardır .

Devamı...
 
Sorun ÖSYM Değil Sistemin "Eğitim Pazarı"!
Yazar YARINLAR   
18/09/2010

İnsanların eğitim ve çalışma haklarının devlet onayıyla satılığa çıkarılmış olması değil mi asıl şaşırmamız gereken? Üstelik bu iki dev pazar, sınavı kazananlara adaylıktan başka bir şey sunmuyor. Kadro açılmadıkça KPSS'yi, harç ve eğitim masraflarını karşılayamadıkça YGS-LGS'yi kazanmanın hiçbir anlamı yok. Ya başa döneceksiniz ya da gelecek hayallerinizden vazgeçeceksiniz. 

Eğer 'hak' ise derdine düşülen, şaşırmak, isyan etmek gereken yer, KPSS'si, YGS-LYS'siyle, ALES'i, TUS'uyla her tarafından haksızlık, hukuksuzluk fışkıran bu sistemin kendisidir.

Devamı...
 
“KAZ KAFALI” OLABİLMENİN KOŞULLARI;
Yazar Remzi Aydın Öfke ve umut   
18/09/2010
 Kazların her birinin renksel ve biçimsel farklılıkları vardır ama bu önemli değildir. Kazların her birinin (insan algılamasına göre yanı olduğu düşünülsede) farklı ses tonu vardır, ama ses tonlarına göre ayrıcalıkları yoktur. Şekilsel farklılıklar; ayrıcalıklar tanımaz kazlara. Yani kaz olmak gerçekten zordur. Ayrıca kazlar ne olursa olsun bunun dışında; içinde oldukları gurubu terk etmezler. Sağdaki soldaki çöplüklerin o parıldayan yiyecekleri için asla bu gurubu terk etmezler. Rotalarından vazgeçmezler, menzillerine ulaşabilmek için tüm gayretleriyle bu mücadelede üzerlerine düşen görevi yerine getirirler. Hiçbir kazın diğerine göre üstünlüğü yoktur, her kaz bir diğer kademeyi eşit şartlarda yaşamak zorundadır. Zaten onların bu yolculukta başarıya ulaşmasının en büyük sebebi de budur işte. Ben kazları incelediğimde kendi kendime; “yahu komünist bunlar” demiştim.
Devamı...
 
Kapitalizmi yaşamak
Yazar (Bir Alınteri okuru)   
16/09/2010
Aman… bana ne canım bir başkasından. Neymiş parası olan olmayanla paylaşacak. Karınca ile cırcır böceği misali; ben çalışırken onlar yatıyordu. Onlarda çalışıp para kazansalardı. Benim param değil mi istediğim gibi harcarım. Kime ne benim elmas gerdanlığımdan. Ay ipek geceliğimi, dantelli iç çamaşırımı işlerken kadınların gözleri mi kör olmuş bana ne. Hem zaten bunlar boşuna yapılmadı ki. Ya boş verin şimdi Irak’ı, Filistin’i… iyi oldu. Zaten şeriatla yönetiliyordu. Ne o öyle kadınlar karafatma gibi dolaşıyordu. Ay vallahi göz zevkimiz bozuluyordu. En azından bizim gibi çağdaş (!) bir ülke olurlar
diyebilirsiniz tabii; eğer onurunuzu kaybettiyseniz.
Devamı...
 
İşkencecilerle, katillerle alakası yoktur....
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN   
12/09/2010

Kocaman kızlar, filinta oğlanlar oldular. Din -dil- ırk da neymiş? Onlar aynı çamuru kucaklamış arkadaş, kardeştiler.Yoluk saçaklı kızlar nazlı bakışlı ceylan, hafiften tay kalçalı... Allah'ın sidikli oğlanları yeni terlemiş bıyıklarıyla canlar yakıyordu.  Arkadaşları  artık anayı ,babayı, onları bırakıp taşınmıyordu. Orada burada kıyıda köşede ölüyorlar ya da öldürülüyorlardı. Analar, babalar da öldürülüyordu. Ne olduğu anlaşılamıyan kıran( afet) girmişti her bir yana. Hep kandırmaca bayramlar mı yaşamışlardı ??

Devamı...
 
"'Kapı'da İçerdekilerin Eşleri ve Anneleriydik, Birlikte Güçlüydük"
Yazar Berivan TAPAN   
11/09/2010

Darbeden sonra bir kısım insan yakalanırken bir kısım insan da kaçağa düştü. Biz de yaklaşık 3,5 yıl kaçak yaşadık. Kaçaklık yıllarında ise, kadınların durumu çok zordu; tanıdığı hiç kimseyle görüşmeden sadece konu komşuya 'normal' görünmek çabasıyla başka bir kişiliğe bürünüp, durumu idare edecek tiyatro yapıyorlardı.

Ama ne kadar çabalasak da iyi rol yapamıyorduk herhalde ki komşuların sıkı denetimi bitmiyordu... Örneğin, 'Kocan ne zaman işe gidiyor, hiç görmüyoruz' deyip duruyorlardı. Sırf bu yüzden çocuğumu evde bıraktığımda babasının da evde olduğunu anlayacaklar diye kuyudan su taşımaya ve pazara giderken karda kışta oğlumu boynumda, sırtımda taşımak zorunda kalıyordum.

Devamı...
 
ASLINDA EN BAŞTA AGOPU DÖVDÜRMEYECEKTİK!!!
Yazar Çetin YILMAZ .sosyalistforum   
10/09/2010

-Ben Ali demiş Türkmen olanı, buda bişar diğer arkadaşımda Agop

-Hmm demiş Devlet dayı, bir birinize hiç benzemiyorsunuz akraba değilsiniz değimli?

-Yok demiş Ali, ben Türkmenim, Bişar Kürt, Agopta Ermeni, komşuyuz biz…

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>

Sonuç 493 - 504 Toplam 1211
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.