| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 486310
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Ayşe Batumlu Günlükhaber
|
|
23/08/2010 |
|
Bakın neredeyse 30 yıldır aynı türden haberleri içeriyor haber bültenleri. Spikerler yaşlandı, emekli oldu, kimisi veda etti yaşama. Yenileri geldi ama haberler hep aynı türden. Bu çoktan değişmeliydi.
Devletin ve hükümetin, ama yalnızca onların da değil; ateşkes çağrısı yapan herkesin bu süreçte ciddi bir sorumlulukla hareket etmesi gerekiyor. |
|
Devamı...
|
|
Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bizim Halil"i |
|
Yazar Zozan ÖZGÖKÇE Van - BİA Haber Merkezi
|
|
23/08/2010 |
|
AKP Disiplin Kurulu, Kürt sorununun çözümü için Türkiyeli erkeklere ikinci evliliklerini Güneydoğulu kadınlarla yapmalarını öneren Rize Belediye Başkanı Bakırcı'nin ihracı hakkında henüz bir karar veremedi. Oysa bu Bakırcı'nın ilk vukuatı değildi...
Bir televizyon programı öncesi Recep Tayyip Erdoğan annesi ile telefonda konuşurken Halil Bakırcı için 'Bizim Halil' ifadesini kullanmış. Eee Halillerine kıyamıyor olabilirler. Ne de olsa aynı zihniyet. Başbakan'ın üç eşli olup da hedefi dört olan danışmanı Ali Yüksel'e özeniyorlar herhalde. |
|
Devamı...
|
|
Kadınlarda erken emeklilik... |
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN
|
|
17/08/2010 |
Alt yapısı olmadan, sadece ucuz emek gücü olarak kadını çalışma hayatına çeken sistem, kadınları erken emeklilik aldatmacasıyla kandırıyor. Bir kere zorlaşan hayat şartlarında çalışan erkekler, emekliler, kadınlı erkekli emekçiler; ikinci üçüncü iş ararlarken kadınlar durduk yerde neden erken emekli edilsin? Bu uygulama kime hizmet ediyor? |
|
Devamı...
|
|
SESİMİ DUYAN VARMI AĞUSTOS SICAĞINDA YERİN ALTINDA |
|
Yazar sosyalistforum
|
|
17/08/2010 |
Bu aşağılık düzen açısından sel, deprem, heyelan, iş cinayetleri, trafik cinayetleri vs gibi birçok nedenden dolayı on binlerce insan katledilmiş ne gam! Nasılsa yerini dolduracak on binler var yine. Kendi sağlam villalarında, sıcak yataklarında, oturdukları yerden nasılsa milyarlar ceplerine akmaktadır. Hatta ölümler ve cinayetler daha bir kasalarını doldurmak için bir fırsat, yeni bir iş alanı yaratmaktadır onlar açısından. Niye kıllarını kıpırdatsınlar ki! |
|
Devamı...
|
|
Yurttaşlar!.. İnsanlığınızı koruyun, örümcekleşmeyin, akrepleşmeyin!/ |
|
Yazar Dayanın Yurttaşlarım – Aziz Nesin
|
|
17/08/2010 |
İnsanlığını koruyanlar gitgide o denli azınlıkta kalmışlar ki, günün birinde o ülkede büsbütün insan kalmamasından korkmaya başlamışlar. Başbay seçimi zamanı gelince, kamuoyu da onlardan yana olduğu için, yılan, çıyan, yarasa, örümcek biçimine girmiş olanlar kimi seçerlerse, o ülkeye Başbay olurmuş. O ülkede aydın kişiler de varmış. “Başımıza gelenler nedir? Bundan yurttaşlarımızı nasıl kurtarırız, koruruz?” diye düşünmeye başlamışlar. Her aydın kendi kafasına göre buna bir yol bulmuş. Kimi,
- Zehire alışa alışa sürüngenleşenler, örümcekleşenler, artık insan sayılmazlar. Onlarda insanlığın ne biçimi kalmış, ne özü… Bunun için de Başbay seçimine katılmasınlar!.. demiş. Her ne kadar biçimleri insan değilse de, ilk gelişleri, doğuşları insan. Çünkü, bunların çocukları yine insan doğarmış. Kanlarına zehir katılmazsa, hep insan kalırlarmış. O ülkedeki aydınların kimisi de,
- İnsan kalmak için, çatalla yemek yensin!.. demiş. |
|
Devamı...
|
|
NE ÇOK SORU YÜKLÜYDÜ O BAKIŞLARDA |
|
Yazar Yolculuk 4 /KÜLTÜR-SANAT)
|
|
17/08/2010 |
|
Burası yaşadığım bölgeden uzak, farklı bir dünyaydı sanki. Donuk yüzler, karşı taraftan her an bir zarar gelecekmiş gibi tetikte bekleyen bakışlar yoktu insanlarda. Bize öğretilen insan sevmeme, yakınlık göstermeme kuralları buralara hiç uğramamıştı.
"Bir dil bir insan" sözüne farklı anlamlar yükleniyordu büyükşehirlerde. Ön yargılarıyla "bilinçlenmiş toplum", kürt olmayı karşıtı olarak görüyor ve kültür çatışması yaratıyordu. Düne kadar kafamda yerleşmiş olan bu kanıyı yaşadıklarımla kafamdan atıyordum. Kaldı ki Kürtçe bile öğrenmeye başlamıştım. Esmere çalan narin kız Ronya (Güneş Ülkesi), ışıl ışıl gözleriyle etrafı aydınlatıyordu. Onunla çok fazla anlaşamıyorduk, çünkü şimdilik aynı dili konuşamıyorduk. Parlak zekası ve olgunluğuyla sınıftaki gözde öğrencilerimden biri olmuştu. |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN
|
|
10/08/2010 |
|
"İyi bir poz yakalayın. Sabah gazetelerde göreceğiz. Bebe kolumuzda kasılıp çığlık atarken yakalamayın. Bakın Bil'e. Bebe tam da onun dudaklarını tırmıklarken resmini çekmişler. Ne kaddan insaniyetli olduğunu yedi düvel gördüydü. Hem bebeye altın da taktıydı. Bizim gadir kıymat bilmezler çaldırdıydı." |
|
Devamı...
|
|
ÖLÜMÜNÜN 6. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ, IŞIKLAR İÇİNDE YATSIN |
|
Yazar EDİTÖR
|
|
10/08/2010 |
|
Siemens'de çalışırken tanıştığım Hasan Ersen, İlhan Örücü, Fuat Saygılı,Ramazan Pektaş,Teoman Birkan ve Savaş Yazıcı ile birlikte Marksizm kütüphanesi oluşturmayı tartıştık, ve oluşturmaya başladık.
Amacımız, Devrimci yazı ve yapıtları elektronik ortama aktarmak herkesin kullanımına sunmaktı. Bunu büyük ölçüde başardık. İsmini hatırlamadığım birçok arkadaş da bizlere yardımcı oldu. 2004 yılında ölümümden sonra arkada kalan sevdiklerim, sevenlerim ve dostlarım bu çalışmayı yarım bırakmadı..... Degerli ağabeyim Mete DURALın katkısı unutulmaz. TÜRKÜMÜZ YARIM KALMAYACAK.... ÖNER GÜRCAN ÖNER GÜRCAN, 1964 yılında 12 yaşında babası İhtilalin Süvarisi FETHİ GÜRCAN’dan aldığı devrimci bayrağı onurla ve azimle taşıdı. 12 Mart’larda 68’li Dev-Genç’li ağabey ve ablalarıyla omuz omuza Dev-Lis’li olarak hasta kalbine ve sürünen ayaklarına rağmen ezilenlerin yanında yiğitçe yerini aldı. 12 Eylül’de yeni kalp ameliyatı olmasına rağmen yurt içinde ve yurt dışında karşı devrimcilere ve cuntacılara karşı mücadelesine devam etti. Vücudu bu devrimci yüreği daha fazla taşıyamadı. Bu kütüphane onun hasta yatağında dahi çalışmasına devam ederek öldüğü 10 Ağustos 2004 günü son noktayı koyduğu 10 yılı aşkın çalışmasıdır. Bu kütüphane, devrimci bayrağı aynı onur ve kararlılıkla taşıyacak gençler için hazırlanmıştır. http://www.onergurcan.org/ |
|
Yazar Adnan Genç Turnusol
|
|
09/08/2010 |
Arkadaşlar 'Zor oğlum, böyle küt diye paşalık, teamüllere uymaz' diyorlar. Bırakmayacağım ben bu işin peşini. Şu referanduma bir madde eklenerek (adım geçmese bile) sivil paşalık yolu açılırsa, hepinize Fenerbahçe Orduevi'nde çay ısmarlarım. |
|
Devamı...
|
|
Gelmiş Bahar, Geçmiş Yazlar |
|
Yazar Akın Olgun / BirGün arşiv
|
|
07/08/2010 |
|
Dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Ağır bir göçmen suskunluğu ise içimden çıkıp duvarlara çarpıp tekrar bana dönüyor. Aslında kendimize döndüğümüz anlar, insan içinin en vicdanlı anıdır ve vicdan kanayan yaradan başka bir şey değildir. Kötülüğün bu kadar kolektif, iyiliğin bu kadar bencil olduğu şu dünyada, elimizde kalan tek şey… Kaybettiklerimizden kuruyoruz dünyamızı.
Kaybedilenlerin bir daha geri gelmeyeceğini bile bile küçültüyoruz yaşamlarımızı. Hayat, sevda, umut ise çok ucuz yazılıyor artık. Birkaç kelimeye sığıyor yaşanmışlıklar. Önce kendimizden uzaklaşıyoruz, sonra uzaklaştığımız her şeyin kendisi oluyoruz. Zamana asılı kalan anların ve henüz doğmamış seslerin gönüllü katilleri olduğumuzu bile bile, inkâr ediyoruz ki inkâr etmeyi öğrendiğimizden bu yana yalan bir yanımız… |
|
Devamı...
|
|
Yazar •Leyla Saral, Van Kadın Derneği Üyesi
|
|
07/08/2010 |
|
El kol hareketleri de durumu açıklamaya yetmiyor ve polis tüm kalabalığın içinde "Yediniz beni" diye bağırıp üstünü başını çekiştiriyor. Şişen damarları, gerilen parmakları, iyice içe kıvrılan ayakları izleyiciye x-ray cihazıyla güreşecekmiş hissi veriyor. Ama iş işten geçiyor ve Kürt kadın polisi afiyetle yiyor. |
|
Devamı...
|
|
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu birbirine benziyor |
|
Yazar Hakan TAHMAZ günlük
|
|
06/08/2010 |
|
Her iki lider yalancı pehlivanlar gibi güreşiyorlar. İkisi de bu gerilimden siyaseten nemalanmaya çalışıyor. İkisi birbirine çok benziyorlar.
Bu nedenle iki lider de, emekli Koramiral Atilla Kıyat'ın bir televizyon kanalında 'failli meçhuller devlet politikasıydı, soruşturma açılacak ise, o dönemin bütün askeri yetkilileri hakında açılmalıdır' sözlerini duymadılar. Bu sözlerin suç duyrusu sayılması gerekmez mi, ya da demokratikleşme, sivilleşme çabası içinde olduklarını iddia edenlerin ve ordunun yıpratılmasını istemeyenlerin Koramiral Atilla Kıyat'ın sözlerine ekleyecek sözleri olması gerekmez mi? Yok, çünkü aslında her ikisi de kendilerine dokunmadığı sürece askerden memnunlar. |
|
Son Güncelleme ( 06/08/2010 )
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 517 - 528 Toplam 1213 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|