| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 484040
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Siz Kardeşinizi Kaybettiniz mi? |
|
Yazar NURAN AĞAN
|
|
23/07/2010 |
|
Bir kız çocuğu önümü kesti, elinde yazılı bir şey. “İdam cezası geri gelsin” yazıyor ve imza istiyor benden. Kardeşim Sevim’i ve Halil’i ve daha bir çok kadını öldüren adamlar her daim aklımda olacak. “Türkiye Türklerindir” diyerek bağıranları da hiçbir zaman unutmayacağım.
Siz, kurşun yarası ile öldürülmüş kardeşinizi adli tıp morgunda yıkadınız mı? Gördünüz mü onun ölmesine neden olan kurşun yaralarını? Dokundunuz mu onlara..., Yıkamayın, görmeyin, dokunmayın isterim... "Türkiye Türklerindir" diyerek bağıranları da hiçbir zaman unutmayacağım. |
|
Devamı...
|
|
..Ceddin deden, neslin baban... |
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
17/07/2010 |
Gurbete giden Döner mi dönmez mi belli değil.. Ben bir ağaç gölgesi buldum. Cebimde ümitlerim. İnsanoğlunun ümitleri, dilekleri hiç bitmez. Kara madenin galerilene "KORU BİZİ ALLAHIM" yazarlar. Ümitlerini ceplerinde baretlerindeki ışıklarda, iş makinalarında, malalarda, tuğlalarda, gurbetlerde, hasretlerde taşırlar. Ne kadar bomba, o kadar yıkıntı. Ne kadar yıkıntı o kadar iş, ekmek ekmek, EKMEK. |
|
Devamı...
|
|
Laaa, Biz bu filmi gördüydük... |
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN
|
|
14/07/2010 |
|
Karaoğlan fıtınası estiydi. Serde gençlik var. Kaptırdık kendimizi. Daha Çankaya'nın Şişmanı, işçi düşmanı da gelmemişti iktidara. Af da çıkaracaklardı. l960, 27 Mayıs'ından sonra Anayasal hak olarak verilip, sonradan gelenlerin kısıtladıkları ne varsa, anamızın ak sütü gibi helalinden geri dönecekti. Kimimiz idealler uğruna eşlerimizden boşanmış, kimimiz mitinglerde dağıtılacak hediyeler için maaşlarımızı, çoluk çocuğumuzun nafakalarını bağışlamıştık. Analar babalar hak getire.. Sendikalar, demokratik kitle örgütleri el eleydi. Safları sıklaştırmıştık. Biraz daha rahat nefes alabilmek için; anaların, bacıların el emekleri göz nurları feda olsundu Karaoğlan'a. Mesaiden öte, Karaoğlanı'ın kazanabilmesi için gönüllü mesailerimiz vardı. Gecemiz gündüzümüz yoktu. Dağlar taşlar "KARAOĞLAN" höykürdü. Kış ne zaman bahara döndü, ıhlamurlar, iğdeler ne zaman açtı da soldu. Doğurduğun beben ne zaman sütten kesildi de taytaylayıp yürüdü. Kul hakkı için bilen varsa beri gelsin.
Bizler bilemedik. Ve emeklerimiz zayi olmadı. Karaoğlan kazandı. Toptan parti binasına davullarla zurnalarla gidildi. Karşı çıkıp engellemeye çalışanlara burun kıvrılrıp nisbet yapıldı. Halkçı'ydık işte. Var mı ötesi.. Parti binasının balkonunda davul zurna eşliğinde Müjdat Gezen'le oynayan Karaoğlan'nımıza alkış tuttuk. Davullu zurnalı ortamlarda yeni yeni dostlar edindik.... |
|
Devamı...
|
|
BM, Türkiye’ye acilen asker göndersin |
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
14/07/2010 |
|
Eeee, haydi, şimdi de yazın bakalım. “İnsancıl biriydim, şu şehit cenazeleri, PKK beni böyle yaptı” imajlı, sinsi, faşist bir dili ortalıkta gezindiren, her çatışma sonrası sokakta, işyerinde, okulda, kahvehanede Doğululara “alışverişi Türk’lerden yapalım, paramız PKK’ ya gitmesin” konuşmalarıyla sataşan, yan gözle bakan, “PKK”lı yaftası yapıştıran devletin ağzı bu pro-ırkçı “Perver”ler ve “TSK”, artık da sadece “PKK”lıları değil bütün Kürtler hedef tahtasına yerleştirmişken, her Kürdün hayatı, insanların kardeşliği, ülkenin geleceği tehdit altında mıdır, değil midir ? …., 1915, …., 1934, …., 1955 yıllarında asılsız, astarsız suçlar üreterek “Türk kanı taşımayan” Ermenileri, Yahudileri, Rumları yerinden, yurdundan edip evlerine, işyerlerine, mallarına korkmadan nasıl el koyulduysa, bugün de, yine devletin korumasında; yurdun dört bir yanında …., Sinop’ta, ….., Dolapdere’de, ….., İzmir’de, …., Edirne’de, …., Torbalı’da, …, Muğla’da….., Sivas’ta basit arkadaş, mahalle kavgalarını “Kürtlere” saldırıya dönüştürüp, Şerzan’ları öldürerek, aynı şeyin Kürtlere de yapılmak istendiği doğru mudur, değil midir? Ama, yok öyle. Siz malumlar, alıştınız.Irkını, mezhebini beğenmediğiniz vatandaşları yurtlarından postalamaya, emeklerini paylaşmaya.
Ne, ne, ne, “Atatürk milliyetçisiyiz, kafatasçı, faşist değiliz” mi diyorsunuz. Geçin bi kalem o işleri, savaşmayan ama savaştıran beyazlarım, Generalim, beyim, hanımım. Geçin, geçin artık. |
|
Devamı...
|
|
Madımak Ergenekon'da Ne Tarafa Düşer? |
|
Yazar ELİF DUMANLI Ankara - BİA Haber Merkezi
|
|
12/07/2010 |
|
Şimdi ben de kendimize (Alevilere) soruyorum. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarında hükümette kimler vardı? Oy verdiklerimiz bizleri koruyamıyorsa, koruyamadıkları gibi, öldürülme nedenlerimizi MİT yetkililerine soruyorlarsa o zaman bizler neden hükümet seçimlerine katılıyoruz, MİT seçimlerine katılalım. MİT'te iki üç tane üst düzey yetkili dedemiz olsun. Belki onlar gaz ayarlaması sırasında gaz kaçağını kontrol ederler. Her atlayan can havliyle pencereye doğru gidiyordu. Kalasçı adamın önünde, yere düşmüş kırklı yaşlarda bir kadın vardı. Adamla tartışıyordu. Pencerenin önünde ne olduğunu anlamadım. Anlayacak halde de değildim. Bir an önce çıkmak istiyordum. Ben de pencereye doğru yöneldim. Attığım adımla birlikte sırtıma kalaslar inmeye başladı. "Yanın orospular!" sesini duyduktan sonra yerdeki kadının da yediği kalasla birlikte yere düştüğünü anladım. |
|
Devamı...
|
|
Oğlu ölüyor oğlu, gururlanıyorsa… |
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
07/07/2010 |
|
İki yana sallanır “Oğul, oğul yaktın beni. Dağların tepesi karlı hala. Ne bahar, ne yaz gelmek istemez sanki buralara demiştin.Artık hiç yaz olmayacak kuzum, kuzum ”la söylenirken, bir köşeye sinmiş yakın arkadaşına “Gelirken Ahmed’imi, niye getirmedin”le seslenir. “Seni, ne çok severdi”yle aylardır dokunamadığı oğlunun ellerine dokunurcasına ellerini tutar, okşar hafifçe. “ Ah sevdam, lokantaya gideriz, sana 2 porsiyon acılı Adana yedireceğim’i daha dün telefonda söyleyen sen değilmişsin gibi.” Oğlu, kızı, ölmüştür.Bir başınadır.Oğlunun, kızının duvardan indirip dizlerine koyduğu ahşap çerçeveli fotoğrafının üzerinde gezinen parmakları sızıldar. Nasıl da canlıdır o kara gözler. “Ölmek için o kadar küçükken, öldü diyorlar senin için. İnanabilir miyim cesedini görmeden, dokunmadan. Şu esinti kadar hızlı mı geçtin bu dünyadan. Sensiz dünya dönmez sanırdım.”
Oysa, hani analar, babalar gömmeliydi ya oğullarını, kızlarını. Oğullarınız, kızlarınız ölüyor, oğullarınız, kızlarınız. Yokluklarında hayat olmaktan çıkmış yaşamlarınızda, hala gururlanabiliyorsanız, insanlığı bitmiş, sahtekarlarsınızdır. |
|
Devamı...
|
|
ATATÜRK'ÜN İNTİHAR EDEN MANEVİ KIZI ZEHRA AYLİN |
|
Yazar Gürkan HACIR-AKŞAM
|
|
04/07/2010 |
Atatürk'ün intihar eden manevi kızı Zehra Aylin Zehra Aylin, Paris ekspresine bindi. Tren Amiens Gölü yakınlarındaki istasyona varmak üzereyken içinin daraldığını söyledi. Pencereye yanaştı ve ne olduysa o an oldu. Bir rivayete göre dengesini kaybedip düştü, bir diğerine göre ise intihar etti Geçtiğimiz hafta henüz Atatürk'ün doğru düzgün biyografisine sahip değiliz diye yazmıştım. O halde iş başa düştü. Atamızın bilinmeyen yaşamına ilişkin küçük bir katkı sunmak şart oldu. Atatürk'ün manevi kızları denince aklımıza bu dünyadan göçmüş olan Sabiha Gökçen, Afet İnan Hanımlar ve halen hayatta olan Ülkü Adatepe Hanımefendiler gelir. Ama Atatürk'ün manevi evlatları bu isimlerle sınırlı değildi. Rukiye, Zühre, Ömer, Afife, Nebile, Sığırtmaç Mustafa, Abdurrahim Tunçak ve Zehra Aylin... Hemen hiçbiri hakkında doğru dürüst bilgimiz yok. Ne yaptılar? Nasıl bir hayat sürdüler? Kimle evlendiler? Çocukları oldu mu? Hiçbir şey bilmiyoruz... Dedim ya ulu önderimiz Atatürk'ü artık Selanik-Samsun tarih tekerlemelerinden kurtarmamız lazım |
|
Son Güncelleme ( 04/07/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Kadem CAN
|
|
02/07/2010 |
|
Dediler işkiya dağda. Saldılar peşlerine tetik elde. Düşmanın dediler karşı tepede. Yanıyor bu dağlar Anne.
İster kınalı kuzu mehmet. İster gerilla ister eşkiya de. Yaşamak için vuruyoruz vuruluyoruz. Bitiyor bu dağlar Anne. Bu savaşın galibi yok. Hayatların değeri yok. Silah satanların hesabı çok. Göçüyor bu dağlar Anne. |
|
Son Güncelleme ( 07/07/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
BARIŞ'IN SİMGESİ ZEYTİN AĞACININ ÖYKÜSÜ |
|
Yazar Erzade BARUT
|
|
28/06/2010 |
İzmir'li Homeros bir gün Ege kıyılarını gezerken yorulup bir zeytin ağacının gölgesine oturmuş. Zeytin ağacı hemen tanımış Homeros'u ve kulağına şöyle fısıldamış: "Herkese aitim ve kimseye ait değilim; sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım çünkü ben Halkların kardeşiyim". demiş... |
|
Devamı...
|
|
Heyyy! Duyuyor musun bizi? |
|
Yazar Doğan DURGUN Günlük
|
|
28/06/2010 |
Başkalarını vatan için ölmeye yollayanların, vatan için ölmek herkese nasip olmaz diyenlerin, bundan nasiplenmemek için her türlü yolu denemeleri manidardır. Vatan için ölmek bir ayrıcalıksa, yüzlerce korumayla gezmek niye? Sonuçta Allah'ın takdiri değil mi? Anlıyorum sizi, ölüm soğuktur, hayat yine de cazibeli sürprizleri yaşama ihtimali barındırır. O zaman, bu cazibeli sürprizleri beklemeyi o gençlere yaşatmak daha insani değil mi? Ölen kim? Kimi öldürüyoruz? Bizi öldüren kim? Vatan: ölenlerinde, öldürenlerinde vatanı değil mi? Cevaplarını buldukça, bu savaşın saçmalığı bütün çıplaklığı ile çıkar karşımıza. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Yıldırım Türker(Radikal)
|
|
28/06/2010 |
|
Elbette birileri tetikte bekliyor. Onların bir an olsun ellerini tetikten çektiklerini, ruhlarını soğuttuklarını sanmayın. OHAL fikriyle çıkıverdiler ortaya.
OHAL’in tekrar uygulamaya konmasını talep etmek, bu talepte ısrarcı olmak, devleti açıkça savaş ilanına zorlamaktır.
Şimdi yine en başa; sorgusuz sualsiz köylerin yakıldığı, insanların topraklarından sürüldüğü, işkencenin envai çeşidinin fütursuzca uygulandığı, devletin karanlık uzantılarınının insanları topluca gömdüğü, kuyulara attığı günlere geri dönelim istiyorlar. |
|
Devamı...
|
|
Fethi Gürcan’ın Askeri Mahkeme’de Verdiği Savunma |
|
Yazar suvaridergi.org/ Öner Gürcan Kütüphanesi
|
|
26/06/2010 |
Devletin Gayesi Halkın Mutluluğunu Sağlamaktır Bu fakir milletin cebinden aldıkları, bu fakir milletin ahı mutlaka kendilerini tutacaktır Parlamento ulusun ve yurdun bugünkü ve yarınki menfaatleri ile ilgili kararlar alacakları yerde kişisel ve küçük çıkarların çözümü peşinde koşan tipteki politikacıların kulisi haline gelmiştir. asacaklar aydemir'i asacaklar gürcan'ı belki başkalarını pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim dökülüyor etlerim sarı yapraklar gibi asılmak sorun değil asılmamak da değil kimin kimi astığı kimin kimi neden niçin astığı budur işte asıl sorun! |
|
Son Güncelleme ( 26/06/2010 )
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 541 - 552 Toplam 1211 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|