Kadın Hareketi - Ana Sayfa
 
Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 128205
Ana Sayfa
Tarihte bugün: 5 Aralık 1934 ve 5 Aralık 2008'de "Ne yaptın babaanne..." başlıklı bir yazı
Yazar editör   
05/12/2008
1934 yılında 'Türk Kadınına Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkının VerildiÄŸine Dair Kanun' kabul edildi.

Böylece Türk kadını seçme ve seçilme hakkına birçok batı ülkesinden daha önce sahip oldu. Atatürk kadının seçme ve seçilme hakkına kavuÅŸmasıyla ilgili olarak ÅŸu yorumu yapacaktı:
 
"Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiÅŸtir. ÇarÅŸaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir... Medeni memleketlerin birçoÄŸunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullanacaktır." 
 
İtalya'da kadınlar 1948'de, Japonya'da ise ancak 1950'de seçme hakkını kazandı. Türkiye'nin Medeni Kanun'u aldığı İsviçre'de ise kadınlar seçme ve seçilme hakkını 1971'e kadar alamadı. İsveç ve Danimarka örneklerinde de durum farklı deÄŸildi.
 
Türk kadını, Atatürk hayattayken yapılan son seçimde (1935) ilk kez seçilme hakkını kullandı ve TBMM'ne 18 milletvekiliyle girdi.

Kadına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesinden önce de 1926'da Büyük Millet Meclisi onayıyla Medeni Kanun yürürlüÄŸe girdi ve kadını 'ÅŸeriat'tan kurtararak, haklarını 'iade etti'.
 
TBMM tarafından 3 nisan 1930'da kabul edilen bir baÅŸka yasa ile kadına belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı.
 
26 ekim 1932'de ise kadına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliÄŸine seçilme ve seçme hakkı getirildi. 
 
8 ekim 1934'de kabul edilen ve 5 aralık 1934'de yürürlüÄŸe giren son yasayla da kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.

Son Güncelleme ( 05/12/2008 )
Devamı...
 
Erken örgütlenme hayat kurtarır
Yazar Ece Temelkuran (Milliyet)   
03/12/2008
Onları, kocasından dayak yiyen eÄŸitimli, iÅŸ-güç sahibi kadınlara benzetiyorum. Tıpkı o kadınlar gibi yaÅŸadıklarını gizliyor, düÅŸtükleri durumdan sanki kendileri suçluymuÅŸ gibi sorunlarını saklıyorlar. Beyaz yakalı olup da iÅŸsizlik tehlikesiyle yaÅŸayanlardan söz ediyorum.
2001’deki kriz sırasında onlarla ilgili ‘Beyaz Türk’ün Krizle İmtihanı’ diye bir yazı dizisi yapmıştım. O günden beri onlar hakkında bazı ÅŸeyler biliyorum. ÇoÄŸu, içinden yetiÅŸip geldiÄŸi özel okul-kolej-dershane-iyi üniversite-kariyer günleri-çokuluslu ÅŸirket ayrıcalıkları güzergâhında ‘gemisini kurtaran kaptan’ ahlakıyla biçimleniyor.
Örgüt deyince akıllarına ya PKK ya Hizbullah geliyor, sendikayı sadece pos bıyıklı iÅŸçilerin polislerden dayak yemesine neden olan gayrimeÅŸru bir oluÅŸum olarak görüyorlar. Örgütlenmelerine gerek yok çünkü onlar nasılsa parlak çocuklar. Nasılsa dünyanın kuralı dayanışma deÄŸil yarışma ve onlar bütün oyunların kurallarını biliyorlar. Çokuluslu ÅŸirkette sendikal faaliyet yürüten bir ahbabım anlatmıştı; kendilerine sendikaya üyelik çaÄŸrısı yapıldığında ‘Yönetimden izin alsak mı?’, ‘MüÅŸterilere karşı ayıp olur bence’ gibi acayip tepkiler veriyorlar.
İş yapmaya gelince pek Batılı ama sıra örgütlenmeye gelince pek DoÄŸulular. Ve 2001 krizinden sonra bir kez daha ÅŸimdi yeniden ‘kocalarından dayak yemek üzereler’. ‘İşveren için zerre kıymetin yok, sen emekçisin’ dersini ÅŸimdi iÅŸten atılarak ya da atılma tehdidiyle karşılaÅŸarak yeniden hatırlamanın eÅŸiÄŸindeler.
Devamı...
 
Ankara'nın ampulü de unutulmadı!
Yazar soL (Ankara)   
30/11/2008
image

Dün Sıhhiye'de zamlara ve iÅŸsizliÄŸe karşı gerçekleÅŸtirilen mitingin ardından Yurtsever Cephe ve TKP üyeleri Ankara BüyükÅŸehir Belediyesi'ne yürüyerek kömür yardımlarını reddettiklerini açıkladılar ve Melih Gökçek'e karşı mücadele çaÄŸrısı yaptılar.

soL (Ankara) Dün Sıhhiye'de düzenlenen "İşsizliÄŸe, YoksulluÄŸa ve Zamlara Karşı Emek, Barış ve Demokrasi" mitinginin ardından düzenlenen yürüyüÅŸte, Türkiye Komünist Partisi – Yurtsever Cephe ortak imzalı "AKP'yi halk götürecek" pankartıyla Yurtsever Cephe Ankara örgütlerine ait "Gökçek'siz Ankara, AKP'siz Türkiye" yazılı pankartın arkasında kortej oluÅŸturan eylemciler, Ankara Garı istikametinde "Zam, zulüm, iÅŸkence: iÅŸte AKP", "DoÄŸalgaz zammı geri alınsın" ve "AKP'yi devireceÄŸiz" sloganlarıyla ilerlediler. Belediye binasının önüne gelindiÄŸinde çember oluÅŸturarak yere oturdular. Bina önünde polisin yoÄŸun önlem aldığı görüldü.

Devamı...
 
'AKP kamu okullarını tasfiye ediyor'
Yazar haber.sol.org.   
29/11/2008
image

Geçen hafta sonu Ankara'da düzenlenen "Gerici ve Piyasacı EÄŸitime Karşı Nasıl Bir EÄŸitim İstiyoruz?" sempozyumuna, "AKP EÄŸitimde ve EÄŸitimle Ne Yapmak İstiyor?" baÅŸlıklı bildirisiyle katılan Gazi Üniversitesi öÄŸretim üyesi Doç. Dr. Kemal İnal ile AKP ve eÄŸitime müdahalelerini konuÅŸtuk.

soL Gazi Üniversitesi öÄŸretim üyesi Doç. Dr. Kemal İnal, sohbetimizde AKP'nin eÄŸitime müdahaleleri engellenemezse, önümüzdeki sürecin kamu okullarının tasfiyesine varacağını ifade etti.

soL: AKP'nin hükümet olmasından bu yana politikalarında ve uygulamalarında eÄŸitim baÄŸlamında hangi noktalar öne çıktı?
Devamı...
 
SARP KURAY - NUR SÜRER PANELİ
Yazar Mihrac Ural   
28/11/2008
SARP KURAY - NUR SÜRER  PANELİ
Kadim ÅŸehir Antakya Sarp yoldaşını kucakladı. Bilgi birikimlerinden içti. Nur Sürer sanatın derinliklerinden gelen algılarıyla bilgi ve yönlendirmeleriyle dinleyicilerini aydınlattı. HoÅŸgeldiniz yiÄŸit insanlar güzel insanlar.
Devamı...
 
SARP KURAY BERAAT ETTİ
Yazar Mihrac URAL-AYRI VARLIK   
27/11/2008
Sarp Kuray, beraat etti. Onaylanan müebed hapis cezası, gerçekte bir beraat kararıdır. Ve öncelikle solun ÅŸom ağızlarını tıkayan bir beraat karardır.

Bu ceza onayı gerçekte düÅŸüncemize, özgürlüÄŸümüze vurulmak istenen kilitlere karşı direniÅŸimizde ne kadar haklı olduÄŸumuzun da bir belgesidir. Sarp Kuray özgürlük ve demokrasi mücadelesinde kararlı olanların, gerçekleri dile getirmede yılmayanların adına bu cezayı göÄŸüslemiÅŸtir.

Bu ceza düÅŸünceye tüm devrimci deÄŸerlerimize bir saldırı olarak onaylanmıştır. Bu nedenle Sarp Kuray'ın yanında olmalıyız diyorum.

Sarp'ı yakından tanıyorum. O eÄŸilmeyen, sonuna kadar devrimci kalabilen ender sol liderlerden biridir. Paris'te tanıdım, mitinglerde yürüyüÅŸlerde omuz omuza oldum. OrtadoÄŸu’da tanıdım en kasvetli çatışmaların ortasında omuz omuza oldum. En güç koÅŸullarda yoldaÅŸlarını terk etmeden onlar yerine tehlikelere atılışını bilirim. Badirelerde o hep dik durdu. DevrimciliÄŸe sudan sebeplerle katılmadı bunun için bu yolda sudan sebeplerle kaçmayacak kadar yiÄŸit biridir. O birçoÄŸumuz gibi sınıfsal konumu nedeniyle devrimci olmadı, doÄŸrularının arkasında devrimci olma kararlılığı gösterdi. Bunun için dökülenlere karşı her zaman ayakta kaldı.

Son Güncelleme ( 27/11/2008 )
Devamı...
 
Kadınlar 'ÅŸiddete hayır' demek için sokaÄŸa çıktı, İstanbul'da polis ÅŸiddeti ile karşılaÅ
Yazar Sendika.org   
26/11/2008
 
48 yıl önce 25 Kasım günü Dominik Cumhuriyeti'nde Trujilo DiktatörlüÄŸü döneminde Sosyal DeÄŸiÅŸim Hareketi üyesi 3 kadının, Mirabel kardeÅŸler’in, arabalarından zorla indirilip, tecavüz edildikten sonra katledilmelerinin ardından kadına yönelik ÅŸiddetle mücadelenin simgesi haline gelen 25 Kasım günü bu yıl da kadınlar tüm Türkiye’de sokaÄŸa çıktı, “ÅŸiddete hayır” dedi.

İstanbul

İstanbul’da eylemlere polis engeli

İstanbul Kadın Platformu tarafından gerçekleÅŸtirilen 25 kasım etkinliklerinin ikisi de polis tarafından engellendi. ÖÄŸlen saatlerinde kadına yönelik ÅŸiddeti konu edinen sergiye saldırarak dağıtan polis kadın örgütlerinin gece yürüyüÅŸünü de engelledi.

Önce sergiye saldırı
İstanbul’da 25 Kasım etkinlikleri kapsamında Galatasaray Meydanı’nda sergi açmak isteyen kadınlara polis saldırdı. İzinli olduÄŸu halde sergi BeyoÄŸlu Emniyet MüdürlüÄŸü’ne baÄŸlı olduÄŸu belirtilen polisler tarafından engellendi. İstanbul Kadın Platformu tarafından açılan sergide kullanılan pano ve fotoÄŸraflar polis tarafından dağıtılırken kadınlar saÄŸlam olan fotoÄŸrafları Galatasaray Meydanı’nda yere sererek sergilerini devam ettirdiler.

’Gece YürüyüÅŸüne’ polis barikatı
İstanbul Kadın Platformu bileÅŸeni yüzlerce kadının Taksim Tramvay Durağı’ndan Galatasaray Meydanı’na yapacağı yürüyüÅŸ polis barikatı ile engellendi. Saat 19.30’da Tramvay Durağı’nda buluÅŸan 300’ü aÅŸkın kadın, kadına yönelik ÅŸiddete dur demek için İstiklal Caddesi boyunca yürümek ve Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapmak istedi. Fakat kadınların yürüyüÅŸü polis barikatı ve panzerlerle engellendi.

Yaklaşık 2 saat boyunca yüzlerce kadın sloganlar ve alkışlarla polis barikatının açılması için eylem yaptı. Taleplerinin yer aldığı dövizler ve konuÅŸmalarla kadına yönelik ÅŸiddetin her türlüsüne karşı mücadele ettiklerini söyleyen Platform bileÅŸenleri kendilerine yönelik devlet ÅŸiddetini de protesto ettiler. Barikatın kalkması talebi ile sürdürülen eylemde “Kadınlara DeÄŸil Katillere Barikat, YaÅŸasın Kadın Dayanışması, Kimsenin Namusu Olmayacağız, Jin Jiyan Azadi “ sloganları attıldı. ‘Hür doÄŸdum hür yaÅŸarım’ ÅŸarkısını söyleyen eylemciler polisin kendilerine yönelik tavrını ve gün içerisinde uÄŸradıkları polis ÅŸiddetini de “Gelsin Baba, Gelsin Koca Gelsin Devlet Gelsin Cop İnadına İsyan İnadına Özgürlük” sloganı ile cevapladılar.
Son Güncelleme ( 26/11/2008 )
Devamı...
 
AÄŸla Sevgili Yurdum
Yazar BELMA NUR KARTAL   
25/11/2008

“Kimbilir yurdun hangi köÅŸesine tayin edileceÄŸiz? Hayat ÅŸartları ne olursa olsun elimizde nur saçan meÅŸalelerimizle yurdu aydınlatmaya çalışacağız. Tonguç Baba’ya, Kubilay ÖÄŸretmen’e sözümüz var…” Fedai Çelik (PerÅŸembe ÖÄŸretmen Okulu)

EÄŸitimbilimci, köy enstitülerinin mimarı ve dönemin İlköÄŸretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, nam-ı diÄŸer Tonguç Baba 1960’ta yaÅŸamını yitirdikten iki yıl sonra kaleme alınmış bu sözlerin sahibi sevgili babacığımdan geriye kalan, neredeyse benimle yaşıt bu anı defteri gibi solgun yüzlerimizle birlikte söylüyoruz annemle; babamın o çok sevdiÄŸi hüzzam ÅŸarkıyı…  “Ömrümüzün son demi, son baharıdır artık/Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık…” Anason kokulu gecelerde söyler, aÄŸlardı babam; nedenini bilemesem de ben de aÄŸlardım onunla.

Devamı...
 
Öğretmenim, fukaram benim...
Yazar soL (HABER MERKEZİ)   
24/11/2008
image

Türkiye, yoksulluk sınırının altında yaÅŸattığı öÄŸretmenlerinin, 24 Kasım ÖÄŸretmenler Günü’nü kutluyor. Resmî törenlerde nutuklar atılacak, eller öpülecek. Ancak, öÄŸretmenlerin yaÅŸamının giderek zorlaÅŸtığı gerçeÄŸi deÄŸiÅŸmeyecek.

soL (HABER MERKEZİ) Bugün 24 Kasım. Yüzde 30’u açlık yüzde 60’ı yoksulluk sınırı altında yaÅŸayan yaklaşık 600 bin öÄŸretmene ithaf edilen gün... 24 Kasım nedeniyle bugün AKP hükümeti adına Milli EÄŸitim Bakanı Hüseyin Çelik, “günün anlam ve öneminden bahseden” bir konuÅŸma yaparak eÄŸitimde kat ettikleri mesafeyi anlatmaya hazırlanıyor. Ancak, rakamlar, Türkiye’de öÄŸretmenlerin ne denli kötü ÅŸartlar altında çalışmak zorunda olduÄŸunu ortaya koyuyor. 

Devamı...
 
Ankara Kadın Platformu 'operasyonlar son bulsun' talebiyle sokağa çıktı
Yazar Sendika.org/Ankara   
23/11/2008
 
Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım “kadına yönelik ÅŸiddetle uluslararası mücadele günü” öncesinde eylem ve etkinliklerini sürdürüyor.13 Kasım günü taciz ve tecavüze karşı sokaÄŸa çıkan kadınlar bugün de savaÅŸa, sınır içi ve sınır ötesi operasyonlara karşı kadınların sesini sokaÄŸa taşıdı.


Bugün saat 13.30’da Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan yaklaşık 80 kadın burada bir basın açıklaması gerçekleÅŸtirdi. Açıklamayı okuyan İlkay Kaya “savaÅŸ bizlere yüzünü sadece sıcak çatışmalarda ölümle deÄŸil; tacizle, tecavüzle, zorunlu göçle, yoksullukla, fuhuÅŸla da gösteriyor” diyerek Kürt halkının demokratik taleplerinin kabul edilmesinin, Kürt sorununda demokratik ve barışçı çözüm için gerekli adımların atılmasının gerekliliÄŸine vurgu yaptı.

Cezaevlerinde yaÅŸanan kadına yönelik ÅŸiddete de deÄŸinen Kaya Gebze ve Sincan cezaevinde yaÅŸanan taciz ve ÅŸiddet olaylarını örnek göstererek “gözaltında ve cezaevinde cinsel ÅŸiddet sistematik bir iÅŸkence biçiminde kadınların karşısına dikilmeye devam ediyor” dedi.
Devletin de kadına yönelik ÅŸiddeti engellemeye yönelik kararlı adımlar atmayışının eleÅŸtirildiÄŸi açıklamada yasal boÅŸlukları gidermeyenlerin, namus cinayetlerinde ‘tahrik indirimi’ uygulayan mahkemelerin, ÅŸiddete uÄŸrayan kadınları evine geri yollayan karakolların, evlenme yaşını geriye çekerek çocukların cinsel istismarının önünü açan komisyonların, anayasaya ‘cinsel yönelim’ maddesinin eklenmesi talebine kulak tıkayanların ve eÅŸcinsel ve transseksüellere yönelik saldırıları gerçekleÅŸtirenleri ceza indirimleriyle sokaklara geri gönderenlerin de bu ÅŸiddetten sorumlu oldukları vurgulandı.

Sendika.org/Ankara

 
AKP kadını böyle "koruyor"
Yazar soL (HABER MERKEZİ)   
19/11/2008
image

AKP yıllardır Medeni Kanun'da yapmaya çalıştığı deÄŸiÅŸikliklerle imam nikahını meÅŸrulaÅŸtırmaya, çaÄŸdaÅŸ hukuki uygulamaların yerine "sünnet" kabul edilen dini uygulamaları koymaya çalışıyor. Gerekçeleri, mazlum kadınları, çocukları korumak!

soL (HABER MERKEZİ) AKP Hükümetinin TBMM'ye getirdiÄŸi, Borçlar Kanunu'nda deÄŸiÅŸiklik öngören tasarı tartışmalara neden oldu. Türk Medeni Kanunu'nun bir bölümü olan Borçlar Kanunu'nda yapılmak istenen deÄŸiÅŸikliÄŸe göre, ölen ya da ağır bedensel zarara uÄŸrayan kiÅŸinin yakını olduÄŸu için manevi tazminat hakkı elde edenlerin kapsamı geniÅŸletiliyor.

Devamı...
 
Velev ki bizi öldürmeye yemin etmişler, tutamazlar bu yemini
Yazar Müberra Rüzgar sendika.org   
18/11/2008
İmam ile cemaat arasındaki iliÅŸki malum. İmam yönetemez olunca “ya sev, ya terk” fetvası verdi, cemaat-i vekil zaman kaybetmeden safını tuttu. Krizdi, Kürt sorunuydu, yerel seçimlerdi derken sokak ısındı, ısınıyor, İmam tedbirini aldı. Ver elini faÅŸizm.

Ne dedi: “Ananı da al git”, “bana anayasayı öÄŸretme ulan”, “ya sev, ya terk et”, “kriz bizi teÄŸet geçer”, “pompalı vatandaÅŸ haklı” vd. …

Ne dedik: “Zalimin zulmünü aklamıyoruz” dedik,
Ne dedik “Katil ABD, iÅŸbirlikçi AKP” dedik
Ne dedik: “Krizin bedelini ödemeyeceÄŸiz” dedik,
Ne dedik: “İşkence ve iÅŸkenceci istemiyoruz” dedik,
Ne dedik: “Tacizci tecavüzcü istemiyoruz” dedik,
Ne dedik: “Hırsız, yolsuz istemiyoruz” dedik,
Ne dedik: “Kürt sorununa kardeÅŸlik dışında çözüm olmaz” dedik,
Ne dedik: “Ayrımcılığa karşı eÅŸit yurttaÅŸlık hakkı” dedik,

Aklıma gelen gelmeyen bir çok “hayır”lı, “karşıyız”lı, “istemiyoruz”lu, ÅŸey söyledik.

Toparlayarak söylersek ne dedik; bizim toprağımızla deÄŸil, sizinle alıp veremediÄŸimiz var. Sürdürmeye hükümet ettiÄŸiniz sömürü, zam, zulüm, iÅŸkence düzen ve politikalarını sevmiyoruz, yüz yıllardır yaÅŸadığımız ve yaÅŸamaya devam etmekte ısrar edeceÄŸimiz topraklarımızı terk etmeyi de hiç mi hiç düÅŸünmüyoruz” dedik, diyoruz, diyeceÄŸiz.

Ama yok anlamıyorlar, anlamak ÅŸöyle dursun, dinlemiyorlar, iÅŸitmiyorlar.
Son Güncelleme ( 18/11/2008 )
Devamı...
 
<< Ä°lk < Ã–nceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>

Sonuç 541 - 552 Toplam 677
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.