| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 139437
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZI
|
|
09/11/2008 |
|
10 KASIM PAZARTESI GUNU SAAT 21:20 DE KANAL A TV DE GUNDEM PROGRAMINDA SARP KURAY VE OMER GURCAN ACIKLIYOR *ANKARA DA NELER OLUYOR *KIMLER KIMLERLE OYNASIYOR * SHP'NIN TURKIYENIN PUSULASI OLMASINI KİMLER ONLEMEK ISTIYOR * KURT SORUNU * DIN SORUNU * * |
|
Yazar SHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI
|
|
08/11/2008 |
|
İL BAŞKANI ZAFER NUHOĞLU : SHP, EZİLMENİN, EZEN İDEOLOJİYE VE ONUN SİSTEMİNE KARŞI DURABİLMENİN YOLUDUR. Yol Arkadaşımız , Parti Meclisimizin değerli üyesi Sn. Sarp Kuray'a verilen ceza İstanbul İl Örgütü olarak bizi derinden yaralamıştır.
Sarp Kuray Adaletsizliğin, hukuksuzluğun, insan hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı , bu antidemokratik düzende ,bu düzene biat edip boyun eğdirilmek istenen yılgınlığa ve karamsarlığa düşmüş solcuların , küllenmiş Devrimci ruhunu ateşlemiştir.
Devrimcinin zor anlarda bile direnme gücünü, örgütlenme ve mücadele etme bilincini taşıyabilecek cüret ve kararlılığa sahip olabileceğini hatırlatmıştır.
Sarp Kuray bize Denizlerin , Mahirlerin emanetidir. Bu ülkeyi seven solcular olarak Demokrasimizin geleceği, çocuklarımızın daha özgür insanlar olarak yetişmesi için mücadelemize SHP de güçlenerek devam etmeliyiz.
SHP, ezilmenin, ezen ideolojiye ve onun sistemine karşı durabilmenin, eşit bir dünya yaratabilmenin ve bu ihtimali çoğaltabilmenin yönüdür.
|
|
Yazar Rahmi YILDIRIM
|
|
07/11/2008 |
|
Hoş bir öyküdür ya da yakıştırma. Kurtuluş Savaşı efelerinden Demirci Mehmet Efe kızanlarını yüreklendirmek için hiç görmediği Mustafa Kemal’i şöyle anlatmış: - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa’da bi boy pos vamış, kapıladan sığmıyomuş. Ben diyeyim iki metre, siz deyin daha fazla. - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa’da bi ses vamış… Bi nara attı mı, dağla taşla zangır zangır titrerimiş. Düşmanla “Böle bi ses olsa olsa bi ejderhadan çıka. En iyisi gözüne görünmeden gaçalım.” deelemiş... - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa gayfeyi de sade içerimiş haaa! Tabii Ege yöresinde sade kahve biraz da yiğitliğin şanından. Erkekler alay edilmemek için şekerli kahve içmekten kaçınırlarmış. Savaş zaferle biter, ordu İzmir’e ilerlemektedir. Mustafa Kemal Paşa İzmir yolunda Demirci Efe’ye misafir olur. (Ya da Kemal Paşa Efe’yi ve kızanlarını misafir eder.) Karşılama merasiminde kızanlar bakar ki, Kemal Paşa hiç de boylu poslu değil. Fısıltıyla Efe’ye sorarlar: - Efem, hani, Kemal Paşa kapıladan sığmıyodu. Boyu iki metreden fazlaydı? Demirci Efe bozuntuya vermez: - Len siz onu bi de saveşirken göreydiniz. Şindi böle göründüğüne bakmeyin… Mustafa Kemal yüksek sesle kızanları selamlar. Kızanlar şaşkın, Efe’ye sorarlar: - Efem, hani Kemal Paşa nara atınca dağlar zangır zangır titrerdi? Efe yine bozuntuya vermez: |
|
Devamı...
|
|
Sarp KURAY'a verilen ceza sasirtici degildir. |
|
Yazar Safak Mert SHP Cankaya Ilce
|
|
06/11/2008 |
|
30 yasindayim ve hep siyaseten aktif bir ortamda yasadim. Herkes bir seyler konustu, soyledi. Inanislar, kulturel tercihler, adamini savunmalar, ilkesizlikler, tutunacak bir dal olarak savunulan kamplasmalar ve niceleri. Hep laf, hep laf, hep laf.... Uzunca bir sure laflarin soyut anlamlarinin boy olcusturuldugu tartismalari dinledik. Haklilari haksizlardan ayirmaya calistik. Fakat bu idealar alemindeki fikirlerin ayagi yere ne zaman degecekti? Hani Adem yeryuzune inmisti? Niye fikirler havada ucusuyordu? Sol sablonuma dokunma, bilimin senin olsun! Sonra bir gun bir adamla tanistim. Burnumun ucunda olan ve hatta icinde oldugumuz olaylarin sebeplerini ogrendim ondan. Adeta deney tupunun icindeki gercekler gibi bilimsel olan ve kisisel soyutlamalarin veya sablonlarin kiskacindan siyrilmis veya en azindan siyrilmaya calisan aciklamalar duydum. Sonra bir digeri ile tanistim. Ayni analiz yetenegi ve ayni diyalektik bakis. Ustelik o da acilarin icinden gelmisti. Hala gulumsuyor olmasina ragmen, belki de daha buyuk acilarin icinden.... |
|
Devamı...
|
|
SARP KURAY'IN AVUKATINDAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA |
|
Yazar Yazar Av.Saygın Bedri GİDER
|
|
06/11/2008 |
|
Müvekkilim ve değerli büyüğüm Sarp Kuray aleyhine verilen trajik kararla ilgili hazırladığım kısa açıklama aşağıda sunulmuştur. Sayın Sarp Kuray'ı bir deneme tahtasına çevirmeye çalışmış ibret verici acı sürecin gelinen son noktası başlamış olan tarihsel momentin asla atlanmamasını zorunlu kılıyor. Gerisi onurlu bir kollektif mücadeleyle dolu gelinen bu noktayı ülkemizin "şer güçlerine" karşı daha kuvvetli savunulması ve tam bağımsız gerçek bir hukuk devletinin yaratılması yolunda yeni bir milat olarak tespit edip, bu duyarlılığı ve mücadeleyi hep birlikte yayabildiğimiz kadar yaymak bizce yurdunun,halkının mutlu bir geleceğe hızla ulaşmasını isteyen herkesin temel görevidir. Biliyoruz ki "bu görevden korkarak kaçanlar ya da basit çıkarlara tamah ederek meseleleri saptırıp belli merkezlere hizmet edenler" ve "bağımsızlığı,özgürlüğü,demokrasiyi,adaleti,hukuku,ezilenleri savunma yolunda mücadeleyi düstur edinenler" hiç kuşkusuz tarihte hak ettikleri yeri alacaklardır. Belki de an yakındır. Belki de bizzat o günleri de yaşayacaklardır. Hep birlikte göreceğiz. Bu kahırlı fakat güzel toprakların yetiştirdiği tüm bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve emek savaşçılarına sonsuz saygılarımla. Av.Saygın Bedri Gider 05/11/2008 TASFİYE SÜRECİ Müvekkilim Sarp Kuray maalesef Türk Siyasi Hayatı ve Türk Hukuk Tarihine kapkara bir leke olarak geçen bir “kararla” Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini cebren yıkmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsine mahkum edildi. Müvekkilimizin tek başına yargılandığı dava hukuken su götürmeyecek şekilde tartışmalı hale gelmiş bir davadır. |
|
Devamı...
|
|
14 YILDIR SALLANAN DEMOKLESİN KILICI İNDİ |
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ ANKARA
|
|
05/11/2008 |
|
68 Kuşağının devrimci önderlerinden Sarp Kuray’ın müebbet hapis cezası onaylandı.
1994 yılında başlayan dava yerel mahkeme ile Yargıtay arasında gidip gelirken, beraat ile başlayan süreç müebbet ile son buldu. 14 yıl boyunca tek başına yargılanan Sarp Kuray’a verilen ceza ile tek kişilik örgütün bile anayasal düzeni zorla değiştirebileceğine de hükmedildi. Böylece Türk hukuk sistemi dünyada eşi benzeri görülmemiş, her halde bundan sonra da görülemeyecek olan bir karara imza atmış oldu. Sarp Kuray’ın, ne ilişkilendirildiği örgütün hangi madde ile yargılandığı, ne soruşturmanın genişletilmesi talepleri ne de (niyetinin ne olduğu bir yana) tek kişilik örgütün bu niyeti gerçekleştiremeyeceği gerçeği yargının görüşünü değiştirmedi. Yargı sanki “söz konusu Sarp Kuray ise gerisi teferruattır” mantığı ile karar vermiş oldu. |
|
Son Güncelleme ( 05/11/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
Başka Bir Dünya Gerekli ve Mümkündür -Dünya Kadın Yürüyüşü |
|
Yazar sendika.org
|
|
01/11/2008 |
Erkek egemen ve neoliberal ekonomi çerçevesinde işleyen bankacılık ve finans sistemi çöktü, sistemin işleyişini düzeltmek için yapılan girişimler durumu yalnızca daha da kötüleştiriyor. Dünya borsaları çöküşte; kriz yaygınlaşıyor ve gizlenmesi mümkün değil. Servetin bölüşülmemesinin sonuçları halkların ve özellikle de kadınların kitlesel ölçekte yoksullaşmaları.
Bu sistem savaşın Güneyin kaynaklarına el koymanın bir aracı olarak geliştirilmesini ve silah sanayinin geliştirilmesini destekliyor. Bu askeri çatışmaların tam ortasında, kadınlar kabul edilemez acılar ve insanlık dışı şiddete maruz kalıyor.
Spekülatörlerin ve hissedarların muazzam kazançları özelleştirilirken, sistemin muazzam kayıpları kamulaştırılıyor; yani biz kadınlar ve erkekler tarafından devletlerimiz aracılığıyla ödeniyor.
Bizler, dünya kadınları, tırmanan işsizlikten, gıda özerkliğinin ortadan kalkmasından, ortak malların ticarileştirilmesinden en fazla zarar görenler durumundayız. Bu finansal kriz diğer tüm krizlerle yakından ilişkili: İklim kriziyle, gıda kriziyle, enerji kriziyle ve çalışmanın kriziyle.
Güney ülkeleri zenginlikleri için yağmalanıyor. Gıda alışkanlıkları ulus üstü tarımsal-gıda şirketlerinin çıkarları için değiştiriliyor. Borçların yükü ve uluslar arası örgütlerden gelen kredi kullanımlarının şeffaf olmaması nedeniyle eziliyorlar. |
|
Devamı...
|
|
Haydi kızlar yürüyüşe - Halkevci Kadınlar |
|
Yazar sendika.org
|
|
31/10/2008 |
2 Kasım günü çok büyük bir yürüyüş kolu kurulacak Ankara sokaklarında. Söyleyecek sözü olanlar, yetti canımıza diyenler bu yürüyüşte buluşacak. İşçisinden memuruna, öğrencisinden emeklisine AKP’yle derdi olan AKP’ye diyeceği olan herkes orada olacak.
Bu eylemde iki çift söz söyleme hakkı biz kadınlara da düşer elbette. Ne de olsa her derdin sıkıntının ucu bize dokunur. Anamızı, babamızı, doktora biz götürürüz. Sağlık karnesi olmadığı için doktor peşinde biz dolaşır iki kutu ilacı bin bir eza ile biz yazdırırız. Çocukların okulundan para istenince okula biz gider parasızlığımızı biz anlatırız. Ya da çocuğumuz boynu bükük kalmasın diye toplaya çıkara para bulmak bizim derdimiz olur. Evdeki herkes utanır bakkala veresiye yazdırmaya, rıza minnet bir ekmek almak bize düşer. Belediyeden eve gelen yıkım kağıdının, sayaç değiştirilsin denilen ihbarın peşine düşmek hep bizim işimiz olur. Geçim sıkıntısından kurtulalım diye üç kuruş için gün boyu çalışırız. Evde çalışırız; boncuk dikeriz, oya işleriz, pazara da biz gideriz, odunu da biz kırarız; sobayı da biz kurarız İşyerinde her türlü kirli işi biz yaparız. Yıkarız, sileriz, süpürürüz. Çok çalışsak da çoğunlukla erkeklerden az para kazanırız. Ama ne zaman patronun eli sıkışsa ilk önce bizi işten çıkartır. Bu kadar sıkıntının üstesinden geliriz. Çocuklar doğurur onları büyütür “adam” ederiz. Üç tane daha doğursak onları yine biz adam ederiz! Her sıkıntıyı biz çeker yine de gık demeyiz. Denir ki “taş olsa çatlar”, çatlamayız ama biz. |
|
Son Güncelleme ( 31/10/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
CUMHURİYET, TEPEDEN İNMECİ AMA DÜNYANIN EN BAŞARILI ÜLKE KURMA PROJESİDİR." |
|
Yazar Mustafa Kemal GÜLTEKİN SHP Çankaya ilçe
|
|
30/10/2008 |
|
26 Ekim Hürriyet Gazetesi Pazar Ekinde Ezgi Başaran’ın Erik – Jan Zürcher ‘le röportajı böyle başlıyor ”Cumhuriyet, tepeden inmeci ama dünyanın en başarılı projesidir.”Erik tezini patlatıyor ve zihinleri hemen bulandırıyor okuyanlar,”Cumhuriyet tepeden inmecidir, doğru canım, adam doğru söylüyor, ama dünyanın en başarılı ülke kurma projesidir, diyor”.Böylelikle alt bilince Cumhuriyetin tepeden inmeciliği hemen oturtuluyor artık onu tartışmıyorsun çünkü arkasından gururunu okşayan bir ifade geliyor ki ilk söyleneni unutuyorsun. Erik ,”Modernleşen Türkiye’nin Tarihi” kitabının da yazarı. Erik 1993 yılında yazmış biz daha bugün fark ediyoruz, anlayın ne kadar geriden takip ediyorum.Elin oğlu Hollanda’dan Türkiye’nin Modernleşmesine gönül vermiş herhalde durup dururken değildir.Modernleşme konusu ülkenin en çok satan gazetelerinin magazin ekine kadar inmişse bu işte bir hayır vardır.Çünkü Erik Cumhuriyetimizin 85. Yılında Cumhuriyetimizi bir modernleşme projesi olarak değerlendiriyor,nasıl? Erik’e göre Cumhuriyet tepeden inmecidir.Yani vatanı yabancı işgalden kurtarmak için yola çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları Amasya’dan şunları haykırmamışlardır ; “Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” Milletin böyle bir derdi yok varlığından bile söz edilemez.Bu milletin tepesine bağımsızlık gibi , azim ve kararlılık gibi, kurtuluş gibi kavramlarla tepeden iniyorsun. |
|
Devamı...
|
|
Yazar 29.10.2007/Manisa SHP Orhan Çapan
|
|
29/10/2008 |
|
Sevgili ata’m Cumhuriyet'i kurdun, Bizlere emanet ettin…
Kutlamak gelmiyor içimden yıl dönümünü bugün Ata’m Sen bu cumhuriyeti kurarken Neydi ülkün, neydi amacın… Özgür ve demokratik bir toplum yaratmak değilmiydi, ülkemizin bağımsızlığı için binlerce insan canını feda etmedi mi? Bugün ülkemde öylesine sinsice cadı kazanları kaynıyor ki… Kimisi Amerikan uşaklığına, kimisi yoz beyin denen arap uşaklığına soyunmuş… Ülkemin üzerinde oyunlar oynanırken, küçücük çocuklarımıza sokaklarda bozkurt işareti yaptırılıyor, ırkçılık körüklenmeye çalışılıyor… Sevgili Ata’m Hani biz kardeşdik Kürdüyle, Türküyle, Çerkezi ve Abazasıyla… Ne oldu bize, neden bu durumlara geldik, neden kardeş kardeşe düşman oldu kanlı katillerin önermesiyle… Kürtler düşman gösteriliyor bu ülkede… Halbuki; Bu ülekenin kurtuluş savaşında; Omuz omuza birlikte savaşmadı mı, bu ayrırmak istedikleri insanlar… Neler oluyor bize Ata’m neden susuyorsun… Bir daha söylermisin, kanlarıyla canlarıyla ırk ayrımı yapmadan bu ülkenin sınırlarını çizenlere, SİZ KARDEŞSİNİZ DİYE...… Lütfen Ata’m lütfen… |
|
Son Güncelleme ( 29/10/2008 )
|
|
Üzmez'e tecavüz davasında jet rapor |
|
Yazar Cumhuriyet
|
|
28/10/2008 |
Bursa’nın Mudanya ilçesinde düzenlenen operasyon kapsamında, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez tarafından “cinsel istismar”a uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki kız çocuğuyla ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumunun, “beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönünde rapor verdiği bildirildi.
Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçen ay yapılan ilk duruşmada, mahkeme heyetinin B.Ç.’nin yaşanan olaydan ne kadar etkilendiğinin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılması istenilen muayene sonuçları tamamlandı. Mahkemeye ulaşan 17 sayfalık raporda, çocuğun “Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı”nın belirtildiği öğrenildi. Ortalama 6 ay içersinde gerçekleşen bu tür kontrol ve sonuç bildirimlerinin, 40 günde tamamlanması dikkat çekti.
BUGÜN İKİNCİ KEZ YARGIÇ KARŞISINDA
Üzmez, bugün ikinci kez, hâkim karşısına çıkacak. İlk duruşmada B.Ç. ile babası Bekir Ç.’nin ifadelerini değiştirerek şikâyetten vazgeçmesinin ardından Üzmez’in avukatlarının Adli Tıp Raporu’nu da gerekçe göstererek tahliye talep edecekleri öğrenildi.
26 Nisan’da ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç’ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesi’nce tutuklanmıştı. B.Ç, annesi Livaze Ç’nin de tutuklandığı operasyonun ardından devlet tarafından koruma altına alınmıştı. |
|
CUMHURIİYET BAYRAMI NEDİR? |
|
Yazar Dr. Hikmet Kıvılcımlı
|
|
28/10/2008 |
|
Bunu, bize en iyi özetleyen kişi, Cumhuriyet'in ölümsüz kurucusudur. Mustafa Kemal, Türkiye'yi yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücü, iki büyük lanetleme gücü ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gönderesine ilk Cumhuriyet bayrağını çekmişti Bu İki kahredici, lanetleme, baş belası güç neydi? Mustafa Kemal'e göre birisi Emperyalizm, öteki Saltanat'tı. Emperyalizm neydi? Batıda, serbest rekabetçi tasını tarağını toparlamış ve iç çatışmalarını, dünyâ ölçüsünde kangrenleştirmiş olan, tekelci kapitalizmdi. Saltanat neydi? |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 589 - 600 Toplam 708 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|