| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 82381
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
25/01/2010 |
|
Kadın olduğu için iş hayatında hiç sıkıntı çekmediğini ve bu yüzden de kendini “şanslı” hissettiğini söyleyen Ümit Hanım, kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı mücadele verdiğini de ifade ediyor. Patronluk kariyerinde kadın olarak sıkıntı yaşamamasına ve “şanslı” olmasına şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. Ama şu kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı neler yapmış bir bilsem, çok mutlu olacağım! |
|
Devamı...
|
|
Yazar EDİTÖR
|
|
24/01/2010 |
- Dağ gibi, kara yağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık,
Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi! |
|
Son Güncelleme ( 24/01/2010 )
|
|
Yazar İsmail Cem ÖZKAN 78liler.org
|
|
24/01/2010 |
|
12 Eylül ile direkt bir ilişki, 24 Ocak kararları satırlar arasında yer alıyor, çünkü 12 Eylül’ün resmen ayak sesleri Amerika’dan gelen özel yetkili biri tarafından açıklanmıştır. Ekonomik kararlar, Türkiye’nin yeni yol haritasını açıklıyordu. Bu kararların yürürlüğe girmesi içinde askeri bir darbenin olması gerekliydi. Koşulların olgunlaşması ve geniş tabanlı bir destek için, Ocak ayından Eylül ayına kadar ülke kan gölüne dönüştürülecek, yokluklar, kuyruklar, yolsuzluklar ve yaşama hakkı ortadan kaldırılacaktır. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Fidel Castro Ruz (PrensaLatina)
|
|
21/01/2010 |
|
Kimse Haiti’nin bölgede köle sahiplerine karşı isyan ederek bağımsızlığını kazanan ilk ve tek ülke olduğundan bahsetmiyor. Avrupalılarca topraklarından kopartılarak köle olarak buraya getirilen 400 bin Afrikalı, 30 bin Avrupalı beyaz toprak sahibine karşı ayaklanmış ve bölgemizdeki ilk toplumsal devrimi gerçekleştirmişti. Napolyon’un en saygın komutanlarının nasıl yenildiği hala dillere destandır. Haiti sömürgecilik ve emperyalizmin doğrudan ürünüdür, halkı yüzyıllar boyunca en kötü şartlarda sömürülmüş, zenginlikleri çalınmış ve askeri darbelere maruz kalmıştır.
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Nevzat BERBER enternasyonalforum
|
|
21/01/2010 |
|
İçeridekiler şaşkınlık içerisindeydiler. Her partiden, hareketten, örgütten insan vardı koğuşta ve hiç kimse de tanımıyordu “tehlikeli” Resul Dayı’yı. kimin şefiydi ki acaba?.. |
|
Son Güncelleme ( 21/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Arif Altan günlükhaber
|
|
21/01/2010 |
Kızlarını öldürüp dizlerini dövmeyen babalar cenneti bu ülke, babaların cennetinde cehennemi yaşayan çocukların çığlıklarıyla cinnete alıştırıldığımız bir tımarhane. Her gün bir genç kızın ya da kadının ensesinden kanlı namus çengellerine asıldığı bu kanarada, günlük hayat, olağanlaştırılan vahşetler eşliğinde kirli bir su gibi akıp gidiyor. |
|
Devamı...
|
|
Bizim doktorumuz işini bilir (mi?) |
|
Yazar Süheyla E. Tezel Halkın Sesi gazetesi 97. sayı
|
|
19/01/2010 |
|
Hekimlere hadleri bildirilecek, ne yapılacak, herhalde tam gün yasası çıkarılacak. Ama yanlış isimlendirme tam gün işkence yasası olmalı adı. Çünkü getirilmeye çalışılan yasa ile hekimlerin 8 saat değil 16 saat çalışılması istenecek, siz böyle bir hekimin 16. saatindeki 200. hastası olmak ister misiniz?
Sistem doktorlara kötü dememizle düzelebilseydi, keşke bu kadar kolay olsaydı. Hava kirliyse en önce beyaz kirlenir ve bunu herkes bilir. Bu çok alengirli oyunda biz neyin ne için kirletildiğini biliyoruz. Aynı zamanda sağlığın tüm insanlar için hak olduğunu da biliyoruz. |
|
Devamı...
|
|
16 Aileden Ağca'nın Desteklenmesine Tepki |
|
Yazar Ankara - BİA Haber Merkezi
|
|
19/01/2010 |
|
Siyasi cinayetlerde öldürülen İpekçi, Öz, Göktepe, Mumcu, Türkler, Anter, Aysan, Tütengil, Yurdakul, Erdost, Altıok, Çimen, Kutlar, Özgüner, Dursun ve Kaftancıoğlu'nun aileleri, "katilleri övmek insanlık suçudur" dediler. Kınamanın, eleştirmenin ve kötü örnek olarak göstermenin "politik düşünceden bağımsız olarak herkesin görevi" olduğunu vurgulayan aileler, "Başta toplumun ana yön vericisi olan medya kurum ve kuruluşları olmak üzere herkesi sorumlu olmaya ve piyon pozisyonuna düşmeden insanlık erdemine sahip çıkmaya çağırıyoruz" diye seslendi. |
|
Son Güncelleme ( 19/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
HRANT DİNK VE TİMSAH GÖZYAŞLARI |
|
Yazar Mihrac Ural
|
|
19/01/2010 |
Sıranın kendisine gelmeyeceğini sananların dikkatine, bu vatanın birimize değil, hepimize ait olduğunu bir kez daha, bin kez daha yeniden birbirimize kanıtlamakla yükümlü olduğunuzu artık anlamak zorundasınız.
Bilmelisiniz ki, farklılıkları içselleştirmek, onlarla barış içinde yaşamayı fiilen gösterip, haklarını anayasal ve kurumsal güvencelerle kökleştirmek ertelenmez bir görev haline gelmiştir, bu yapılmadıkça bu vatanın hepimize ait olduğuna kimseyi inandıramazsınız.
Mümkünü, imkansız hale getirmeye devam ederseniz, sizi biz farklılar, ayrı varlıklar bile kurtaramaz. Bunun vebali, Hrant Dink’in katline yol açan akıl sistematiğinin kıyımına tek tek ve topluca maruz kalmaktır bilesiniz...
Ülkenin bölünme kaygılarını ırkçı-milliyetçi ilkellik üretirken, bunlara karşı gösterilen bu tavırsızlık, bu ilgisizlik, bu hantallıkta yüz vermektedir. Kendinden başka her şeyi düşman sayan zihniyetin yarattığı gerginlikler, gösterdiği ölümcül refleksler, hiçbir millete yarar sağlamadığının artık anlaşılması gerek.
Bu tabloda bölücülerin kimliği ve amaçları açıktır. Bölgemizde süre giden emperyalist projelere kimlerin zemin hazırladığı, provokasyonlarıyla kimlerin barış içinde birlikte yaşama şansını yok ettiği yalın hale gelmiştir. Bunlar, yaşadığımız toprakların doğasına bile aykırı olan ırkçı-ulusalcı, tek boyutlu siyasal eğilimlerin temsil ettiği, farklılığı hazmetmeyen, etnik yapılara ve onların demokratik hak ve hukukuna karşı düşmanlığı olan, karanlık akıl ve derin devlet temsilcileridir. Tarihi süreç içinde genetik kalıtım gibi, farklılıklara düşmanlık sürdürenlerin oluşturduğu bu akıl sistematiği, ülkemizin ve bölgemizin yaşadığı iç ve dış sorunların temel kaynağını oluşturmaktadır.
Bu bataklık kurumadan, dökülen tüm güz yaşları timsah gözyaşı olmaya, gösterilen saygı ise katilin, cenazeye katılması kadar pervasızca bir ahlaksızlık olmaya mahkumdur. |
|
Yazar Celal Deniz turnusol
|
|
16/01/2010 |
Külleri eşelemen bundandı. İnsan sıcağıydı seni harekete geçiren. Ateşi söndürsen de geçse de zaman, kül soğumuyor be Hrant. Nenemde gördüm bunu . Ölene kadar ne Türkçe'yi ne de Kürtçeyi doğru dürüst konuşabildi. Kendini arıyor, geçmişini arıyordu sanki. Ya görmediğim sadece duyduğum büyükannemin 'yüreğimin yarısı yok' benim diyen sızlanmalarını duyabilseydi kendine insanım diyenler. Ya duyurabilseydik Hrant. Bir çocuktan katil yaratır mıydı bu toplum? |
|
Devamı...
|
|
Ay hali” yönetmeliği versus patronlar |
|
Yazar Kansu Yıldırım
|
|
15/01/2010 |
|
SANKO Holding’in kadın işçilerini “ay hali”ni bahane ederek 4000 kadın işçiyi işten çıkaracağını açıklaması bu yönetmeliğin “neye hizmet ettiği”ne dair soru işaretlerini netleştirmektedir. AKP’nin de taşıyıcısı ve icraatçısı olduğu patriarkal üretim modeli, yeni-muhafazakârlığa uygun biçimde, kadınları sürekli olarak iş gücünden ve istihdamdan dışlarken, kadınların sosyal güvenlik haklarına erişimi gibi birçok haktan yoksunlaştırır. Astronomik maliyetlerin döndüğü fakat kadınların üzerine yıkılarak başta patriyarka olmak üzere neo-liberal hükümetlerin kaynak ayırma zorundalığından kurtulduğu yeniden üretim faaliyetleri, kadınların ev-içine hapsedilmesi ve yoksunlaştırılması üzerinden işler/işlemeye devam edecektir. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 61 - 72 Toplam 528 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|