| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 83281
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Tayfun Sen günlük haber
|
|
28/01/2010 |
'Batan gemiyi önce fareler terk edermiş' derler. Bir gemideki en akıllı yaratıkların fareler olması bana pek mantıklı gelmiyor doğrusu. Bu bence, beceriksiz kaptanların, mürettebatı sonuna kadar elde tutmak ve mümkünse gemiyle birlikte batırmak için uydurdukları bir söz. (Kaptanın beceriksizliğine tanık kalmasın!) Ben ise gemi yönetiminin ellerinde bir filikayı hazırda bulundurduklarına inananlardanım! |
|
Devamı...
|
|
4-C'yi mağdurları anlattı |
|
Yazar solhaber
|
|
28/01/2010 |
4-C uygulaması ve sonuçları, TEKEL işçileri tarafından yürütülen mücadelenin aslında ‘kölelik düzeni’ne karşı olduğu ortaya koyuyor. 4-C’yi bire bir yaşayan işçiler, kölelik düzenini soL’a anlattılar. |
|
Devamı...
|
|
DARBELERDEN BİR DEMET:12 MART |
|
Yazar Hale Özgür Kıyıcı yeniHarman Dergisi
|
|
27/01/2010 |
|
12 Mart 1971 gunleri D-2 101, Hasımlılar Siyasi Kadınlar Koğuşu Sağmalcılar/İst
Nazife'nin evi basılır ve Adanalı pamuk tüccarı ile beraber gözaltına alınır. Malum yerde misafir edilir. Adanalı aynı zamanda, nasıl oluyorsa abdestinde-namazında da bir adamdır. Her namaz vakti geldiğinde görevlilerden izin istemek için ayağa kalktığında dayak yer. Bilinen bir şey vardır ,sorguda/işkencede.. Militanlara kendisinden önce çözülenlerin itirafları ;"Biz zaten her şeyi biliyoruz. Bak Ahmet şunu dedi, Mehmet şunu dedi, boşuna kendini de bizi de yorma !" metodu, iyi polis-kötü polis klasiği vs uygulanır. Konuşan ama örgütsel hiçbir şey söylemeyen ise "acaba"larla doludur. Hiçbir şey bilmediği anlaşılana kadar epey işkence çeker. Sorgucu için sorun, atlatılma endişesi ile yeni bir bilgiye ulaşabilmek arasındaki gidip gelmelerdir.  |
|
Devamı...
|
|
Komer'in Arabası Yakılıyor |
|
Yazar Tuncay Çelen, Ömer Gürcan HESAPLAŞMA
|
|
27/01/2010 |
Ters çevrilen otomobilin benzin deposundan benzin akmaya başladı. Hüseyin İnan, Sinan'ın boynundaki kaşkolu alarak; ters çevrilmiş ve benzin akıtan otomobilin benzin deposunun kapağını açtı ve kaşkolu deponun içine sarkıttı. Benzin emdirdiği kırmızı siyah çizgili uzun kaşkolu otomobilin değişik yerlerine vurarak , otomobili, benzinle buladı. Kibriti çaktı.Otomobili söndürmek için gelen itfaiye öğrencilerin engeliyle karşılaştı. Ateş alan Otomobilin etrafında toplanan binlerce ODTÜ'lü Amerikan emperyalizmini , Komer'i ve Komer'in ODTÜ'ye gelmesine izin veren Rektör Kurdaş'ı saatlerce protesto ettiler. |
|
Devamı...
|
|
Kayıplar, Cumartesi Anneleri ve Devletin Politikaları |
|
Yazar Mürüvvet Yılmaz
|
|
26/01/2010 |
|
"Hiç yakınınızı kısa süreliğine de olsa kaybettiniz mi?
Ne yapacağını bilememek. Nerede olduğunu, ne zaman geleceğini bilmemek, her kapı çalındığında onun geldiğini düşünerek kapıya koşmak...
|
|
Devamı...
|
|
Okan Bayülgen, 12 Eylül, Tekel İşçileri... |
|
Yazar Nilüfer ZENGİN İstanbul - BİA Haber Merkezi
|
|
25/01/2010 |
|
"Diskonun kralı" mı, "medyanın kralı" mı yoksa "muhabbetin kralı" mı olduğuna bir türlü karar veremediğinden olsa gerek, bu krallıkları üç ayrı güne dağıtarak üstleniyor bir süredir Okan Bayülgen. Neyin kralı olduğuna karar vermek zor olsa da, kendisini rahatlıkla bir televizyon varsılı olarak adlandırabiliriz. 24 Ocak'taki "Medya Kralı" programında da çok yakından tanıdığımız dışıyla birlikte içini de ortaya koydu. Açıkça yani, mırın kırın etmeden.
Ve üniversite gençliğinin beğendiği biri olmakla övünen -zaman zaman gençleri televizyona isyan etmeye, sokağa çıkmaya çağıran- Okan Bayülgen'in suratı daha o andan itibaren ekşimeye başlıyor. Konuyu uzatmak istemiyor ama muhakkak son lafı da o edecek ya "Gençler, apolitikleşme, lise yıllarım grevlerde geçti, eskiden modaydı böyle şeyler" gibi temalar çerçevesinde dolaşan cümleler kuruyor. "Eskiden gençler bunlarla ilgilenirdi, şimdi ilgilenmiyor" mu demek istiyor -ki eğer dediği buysa, onun temas halinde olduğu gençlerin bütün genç nüfusu oluşturmadığını hatırlatmak gerekiyor- yoksa "Bu konularla gençken ilgilenilir, sonra araya 'hayat' girer ve her şey için çok geçtir" mi demek istiyor; pek anlaşılmıyor. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
25/01/2010 |
|
Kadın olduğu için iş hayatında hiç sıkıntı çekmediğini ve bu yüzden de kendini “şanslı” hissettiğini söyleyen Ümit Hanım, kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı mücadele verdiğini de ifade ediyor. Patronluk kariyerinde kadın olarak sıkıntı yaşamamasına ve “şanslı” olmasına şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. Ama şu kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı neler yapmış bir bilsem, çok mutlu olacağım! |
|
Devamı...
|
|
Yazar EDİTÖR
|
|
24/01/2010 |
- Dağ gibi, kara yağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık,
Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi! |
|
Son Güncelleme ( 24/01/2010 )
|
|
Yazar İsmail Cem ÖZKAN 78liler.org
|
|
24/01/2010 |
|
12 Eylül ile direkt bir ilişki, 24 Ocak kararları satırlar arasında yer alıyor, çünkü 12 Eylül’ün resmen ayak sesleri Amerika’dan gelen özel yetkili biri tarafından açıklanmıştır. Ekonomik kararlar, Türkiye’nin yeni yol haritasını açıklıyordu. Bu kararların yürürlüğe girmesi içinde askeri bir darbenin olması gerekliydi. Koşulların olgunlaşması ve geniş tabanlı bir destek için, Ocak ayından Eylül ayına kadar ülke kan gölüne dönüştürülecek, yokluklar, kuyruklar, yolsuzluklar ve yaşama hakkı ortadan kaldırılacaktır. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Fidel Castro Ruz (PrensaLatina)
|
|
21/01/2010 |
|
Kimse Haiti’nin bölgede köle sahiplerine karşı isyan ederek bağımsızlığını kazanan ilk ve tek ülke olduğundan bahsetmiyor. Avrupalılarca topraklarından kopartılarak köle olarak buraya getirilen 400 bin Afrikalı, 30 bin Avrupalı beyaz toprak sahibine karşı ayaklanmış ve bölgemizdeki ilk toplumsal devrimi gerçekleştirmişti. Napolyon’un en saygın komutanlarının nasıl yenildiği hala dillere destandır. Haiti sömürgecilik ve emperyalizmin doğrudan ürünüdür, halkı yüzyıllar boyunca en kötü şartlarda sömürülmüş, zenginlikleri çalınmış ve askeri darbelere maruz kalmıştır.
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Nevzat BERBER enternasyonalforum
|
|
21/01/2010 |
|
İçeridekiler şaşkınlık içerisindeydiler. Her partiden, hareketten, örgütten insan vardı koğuşta ve hiç kimse de tanımıyordu “tehlikeli” Resul Dayı’yı. kimin şefiydi ki acaba?.. |
|
Son Güncelleme ( 21/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Arif Altan günlükhaber
|
|
21/01/2010 |
Kızlarını öldürüp dizlerini dövmeyen babalar cenneti bu ülke, babaların cennetinde cehennemi yaşayan çocukların çığlıklarıyla cinnete alıştırıldığımız bir tımarhane. Her gün bir genç kızın ya da kadının ensesinden kanlı namus çengellerine asıldığı bu kanarada, günlük hayat, olağanlaştırılan vahşetler eşliğinde kirli bir su gibi akıp gidiyor. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 61 - 72 Toplam 534 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|