|
Yazar A. Metin Akpınar
|
|
22/11/2011 |
Güneyliler siesta yapıp tembellik ettikleri, siesta sırasında kafelerde öğlen yemeği yedikleri, şarap içtikleri için mi borca girdiler? |
|
Devamı...
|
|
Ölürken Zelal, dünya hâlâ dönecek öyle mi |
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
19/11/2011 |
Kazan’da ki operasyonda 24, Van depreminde 641 Kürdün ölümünü, binlercesinin evsiz barksız kalmasını “hakkın tecellisi” sayanlar anlar mı ölenlerin ardından dökülen göz yaşlardaki aynı biçareliği, yalnızlığı. Kim anlıyor kimin acısını ? Hayatlarında bir Türkler; birde irticacılar + bölücüler = hainler olan Türkler anlıyor mu Kürtlerin acısını ? Peki ya Kürtler. Kürtler anlıyor mu youtube’da yayınladıkları çatışma görüntülerini izleyen asker yakınlarının kalp ağrısını ? |
|
Devamı...
|
|
SOSYALİST ROMAN VE ÖYKÜCÜLÜĞÜN DORUĞU: SEVGİ SOYSAL |
|
Yazar Emeğin Sanatı sayı:106
|
|
18/11/2011 |
Kendi deyimiyle kadını “şaşkın ördek”likten kurtarma çabası içine girdi. Bunun yanında 12 Mart faşizmini kimin zaman simgelerle kimi zaman açıkça eleştiren öyküler yazmaktan hiç çekinmedi: |
|
Devamı...
|
|
Çocukların Öl(dürül)düğü Bir Ülke… |
|
Yazar Güneş Aşık
|
|
18/11/2011 |
Sizi en çok etkileyen romanların, hikayelerin, filmlerin tümünü düşünün. Çocukların varlığı, hikayeleri değil mi en azından bir kısmının sizi büyüleme ve içinizde iyi bir insan olma isteği uyandırma nedeni? |
|
Devamı...
|
|
"Bugün Ne Giysem", Puşi mi? |
|
Yazar Filiz GAZİ
|
|
16/11/2011 |
 Ogün Samast'ın beyaz beresini "simge" olarak takanlara ne demeli? Puşi örgüt üyeliğine delil olabiliyorsa, beyaz bere de derin devlet ilişkilerine hayli hayli kanıt olabilir. Absürtlük illa olacaksa eşit absürtlük istiyoruz. |
|
Son Güncelleme ( 16/11/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
SURİYE KADINI ‘SAÇ KESTİ’… |
|
Yazar Mihrac Ural
|
|
16/11/2011 |
|
Suriye kadınının ulusa seslenişidir bu. Bu kültürle büyüyen insanların kanını donduran, iliklerine kadar titreten bu çağır, her onurlu insanın derinliklerinde etkin cevap bulacağı kesindir. Başlarında Ünlü gazeteci Samar el Hac’ın olduğu yiğit kadınlar Emevi meydanında sürekli oturma eylemine böyle başladı. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Serdar M. Değirmencioğlu
|
|
13/11/2011 |
Ağaçları tanıdıkça mutluluk denilen her ne ise, toprakla ilişkili olduğunu, kök salmakla ilgili bir şey olduğunu anlayacaksın. Meyve ağaçlarını tanıdıkça, Kemal Yalçın’ın ‘Emanet Çeyiz’de aktardığı bir sözü daha iyi kavrayacaksın; Ayancıklı Baba Yorgo’nun sözünü: “Tek meyve ile bahçe olmaz.” Çeşitliliğin anlamını bir türlü kavrayamayan nice insanın aslında doğaya sırt çevirdiğini anlayacaksın. |
|
Devamı...
|
|
Midem bulanıyor, yastayım |
|
Yazar GÜLSEREN YOLERİ
|
|
13/11/2011 |
Midem bulanıyor, başım dönüyor. Yok, hasta değilim. Belki de hep beraber hastayız. Ama çoğumuzun midesi sağlam ya da hem kör hem sağırız, bilmiyorum. ...Çatışmada öldürülen asker cenazeleri, kurban etinden yumuşak ve lezzetli kavurma tarifi. Parçalanmış, kopmuş, erimiş tanınamaz hale gelmiş gerilla cenazeleri, kurban etinden yumuşak ve lezzetli kavurma tarifi. |
|
Devamı...
|
|
Kağan bir bebek, Kağan bir bebek… |
|
Yazar Serpil Odabaşı
|
|
13/11/2011 |
Bu çocuklara onları ne zaman öldüreceğinizi söyleyebilir misiniz? |
|
Devamı...
|
|
Yazar Ahmet Büke
|
|
13/11/2011 |
İbrahim Yusuf'a, Mustafa Adem'e bağlı. Büyük tenekeyi tekmeliyorlar bütün güçleriyle. Ağlıyorlar durup sonra yeniden yükleniyorlar. Ali'nin elleri tavana bağlı. O susuyor. Aklında nevresim takımı. Ama içindeki resimlerini düşünmüyor o anda. Çarşaf bezini ikiye katlayıp diken, ilik yerleri açan annesi mi aklında? |
|
Devamı...
|
|
Yazar İshak KONYA
|
|
10/11/2011 |
Ne yana baksam kan, ne yana baksam sus. Ölü bir ülkenin Kuzey kasabalarına sessizlik egemen.
“ Yüzünü denize dön çocuk!.” |
|
Son Güncelleme ( 11/11/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Dr. Hikmet KIVILCIMLI Özetleme: SEMA ÖZCAN
|
|
10/11/2011 |
|
Atatürk ve sosyal sınıf ilişkileri : Yazar soruyor : "Etrafındaki bu adam ve seviye karışıklığının sebebi ne? Bir akşam, yanındaki hanıma sofrasındaki bir dâvetliyi göstererek : "- Bu adamın ne bayağı olduğunu bilmezsiniz! " demişti. Hanım şaşırarak : " Aman Paşacığım, öyleyse, ne diye sofranıza alıyorsunuz?" demesi üzerine : "- Ha, işte... Onu da sen bilmezsin, kızım." cevabını vermişti.
Sosyal sınıf eğilimleri önünde tek kişinin trajedisiydi bu. Ne kadar ULU olursa olsun, ergeç, kişinin rolü sosyal sınıfların etkisiyle yönetiliyor, yahut eziliyordu. |
|
Son Güncelleme ( 10/11/2011 )
|
|
Devamı...
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 73 - 84 Toplam 1213 |