| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 128220
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Tayfun Sen
|
|
12/05/2010 |
|
Evlatça denilen bütün dillerin ortak alfabesinden seçilmişti kelimeleriniz.
Bilirim bu dilin cinsi yoktur, bu dilin ırkı yoktur, bu dilin dini yoktur. Hepsi eşittir, gözyaşlarınız gibi. |
|
Son Güncelleme ( 12/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
'1 Mayıs ve 6 Mayıs'ı yeniden düşünmek! |
|
Yazar Av. Eren Keskin günlükhaber
|
|
12/05/2010 |
Türkiye solu gerçekten büyük acılar çekti. Ama bence, solun büyük bir bölümü 'katilini' tanımamakta ısrar ediyor.
Genlerine işlenmiş olan resmi ideolojinin yalanlarını bir türlü aşamıyorlar.
Kürt sözcüğünün bile kullanılmaktan korkulduğu yıllarda, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme adım atarlarken, 'Yaşasın Türk ve Kürt halkının kardeşliği' diye haykırıyorlardı. |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLER ZERE
|
|
10/05/2010 |
|
Yürek "nasılda dolu doludur yüreklerimiz"... Neleri neleri sığdırmamışız ki biz yüreklerimize. Benim yüreğimde, öyle çok şey var içimde. En başta o büyük sevgili; karanfil kokularımız, yanı başımda kokusu kır çiçeklerine karışanlarımız, sizler, canlarım, tüm sevdiklerim, yarım bıraktığım her şey, sevgisini hissettiğim herkes.
Kime ne desem, ne yapsam yarım kalacak biliyorum. Hangi köşesini tutsam bir başka köşe eksik kalacak iyisi mi burada bitirmek. Ama gözlerinizin ta içine dikiyorum gözlerimi. Sevgimin derinliğini görün diye. Ve son olarak tekrar ediyorum; seviyorum sizleri! Hem de çok... |
|
Son Güncelleme ( 10/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren Sol haber arşiv
|
|
10/05/2010 |
Adettir, gazeteler anneler günü nedeniyle anneleri ve çocukları yazarlar. En güzel annelerin fotoğraflarını sergileyenlerden tutun da annelik ile beraber yaratıcılıklarının nasıl geliştiğini anlatan “ünlü” isimlere, hamarat, becerikli, on parmağında on marifet ama illa da “ünlü” annelere kadar çook geniş bir yelpazede anneleri görürüz sayfalar boyunca. Bu magazini izlerken veya okurken hissettiklerime belki de “yok artık, o kadar da değil” diyebilirsiniz. Anneysen anlarsın, ayrımcılık yapmazsın, annelerin hepsinin güzel olduğunu hissedersin diye itiraz edebilirsiniz. Ama ben her koşulda düşüncelerimde ısrarcıyım. Anne var, anne var... |
|
Son Güncelleme ( 10/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
YANGINLA OYNAMAK BİZE DÜŞTÜ |
|
Yazar Cezmi ERSÖZ Emek Edebiyat
|
|
07/05/2010 |
Bu yaprak fırtınasında yitirdiği için en çok üzüldüğü şey, çocukluğu; çocukluğunun uçarı heyecanları, başıboşluğu, coşkusu olmuş. “Çok şey kazanırken bu yangında çocukluğumu yitirdim,” diyor. Bu yaprak fırtınasına çocukluk dayanabilir mi hiç, Mustafa?
Artık politik mücadeleleri hep bunların geleceğe ne bıraktığına bakarak değerlendiriyor. Silahı hiç sevmiyor, “İnandırıcılığımızı izafi olarak kaybettiğimiz bu dönemde, mümkün olduğu kadar çok insanla konuşup tartışmalı, insana özgü ne varsa alıp yoğurmalı,” diyor. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
05/05/2010 |
|
... Kuş yuvası saçlarına konasım gelir, Pampik yanaklarını sıkasım gelir, Kaytan bıyıklarını yolasım gelir..
Pis bıyık, pos bıyık, kaytan bıyık derken levent bıyıkları da unutmamak lazım. Hele de Hitler'in badem bıyıkları tarih boyunca kafalarımıza çakılmıştır. Daha çok muhafazakar eksenli zatlarda olurmuş. Üst dudaklar açıkta bırakılır, meleklerin sus diye parmak bastıkları yerlerde bırakılır. Kenarları inceltilir ve düzenli bakımla kısa tutulur. Sık sık, burun kıllarıyla karışsa da özel makaslarla kesilirmiş. |
|
Son Güncelleme ( 05/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Ayşen GÖRELELİ
|
|
04/05/2010 |
Minik oğlu kucağında, havalandırma boşluğuna bakıyor. Koridorda askerler... Postal sesleri… Bebeğine masallar anlatıyor mırıl mırıl. Askersiz, silahsız, tanksız… Çıplak ayaklarıyla toprakta, çimende top oynayan, uçurtma uçuran çocukların masalları. Benim oğlum asker olmayacak, diyor. Oğlum asker olmayacak... Olmayacak asker... Asker… |
|
Devamı...
|
|
Nazım Hikmet’in “Kürt Sorunu” Hakkındaki Düşüncelerini Belirttiği Bir Mektup |
|
Yazar Şirince
|
|
04/05/2010 |
|
Gerçek Türk yurtseverleri Kürt kardeşlerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde milli haklarına kavuşmak için gösterdiği mücadeleyi gönülden nasıl destekliyorsa, gerçek Kürt yurtseverleri de Türk halkının demokrasi ve milli bağımsızlık için yaptığı kavgayı öylece destekliyor. Anadolu’da yaşayan Türklerle Kürtlerin arasına nifak sokmak isteyen gerici, sömürücü, karanlık kuvvetler, emperyalizmle el ele vererek halklarımızı daha kolay ezmek istiyorlar. |
|
Son Güncelleme ( 04/05/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Onlar hiç çocuk olmadılar! |
|
Yazar alınteri.net
|
|
02/05/2010 |
|
Büyük bir ikiyüzlülükle olaya çok şaşıran “namus ve şeref” timsali geniş yığınların gündemine böyle “medyatik” kampanyalar eşliğinde girmeseler, kimse onların sıradan yaşamlarının ne tek bir ayrıntısını merak edecek ne de bu kayıp hayatlar kimsenin ilgisini çekecekti. Herkesin kendi dışında ve uzağında gördüğü ve bunun için kendisine bile yalan söylediği bir yoksullaştırılma, aşağılanma, yok sayılma, hiçleştirilme, yoksunlaştırılma ve onursuzlaştırılma ikliminde dizginlerinden boşanmış cinselliğin gencecik bedenleri, tertemiz yürekleri ve henüz çocuk ruhları hoyratça yağmalaması hepimizin utancıdır.
Okuldan atma ya da not tehdidiyle gencecik bedenleri yağmalayan “eğitmen”ler, kalabalıklar içindeyken “temiz aile çocukları” diye anılan yöneticiler, çocukların başlarda korkudan adını veremedikleri subay ve polisler, gücünü iktidardan alan milletvekili yakınları, nefesi kuvvetli din adamları, fotoğrafları çekildi diye gazetecilere gözdağı veren sarıklı şeyhler, imamlar, çocukları üç kuruşluk şekerle, çukulatayla kandırıp tezgah arkasında sıkıştıran aşağılık esnaflar... Burası Türkiye! |
|
Devamı...
|
|
l Mayıs l977' ye Gün İndi. |
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
30/04/2010 |
|
.jpg) 
Yol demişlerdi, Amerikadaki işçi liderleri demiştik. Su demişlerdi. DGM'yi ezdik, sıra MESS de demiştik. Doktor demişlerdi. Finans kapital, demiştik. Ekmak demişlerdi, Oligarşi demiştik. Şarkılarla, marşlarla programımızı kapattık. Beğendiniz mi diye sorduk. Hee, dediler. Eyi eylendik, eyiki varsınız da, ta buralara vardınız. Oysa ,Ankara'nın en yakın köyüydü. |
|
Devamı...
|
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
29/04/2010 |
|
Zamanla çağlar çağları kovaladı. Topluma yönelik üretim ve tüketim olmadığından; çağlayanları besleyen erişilmez dağların suları bulanıklaştı, karardı. Ay, güneş yıldızlar; mutsuz insanlar üzerinde doğdu. Egemenler; alın teri, emek, ekmek gibi yüce değerlerle ürettiğimiz üretim araçlarımızı, tapılası kadınlarımızı da da, kendilerine hapsetti. Zamanla da; emek, kadın, üretim araç ve gereçleri ellerinde bulunduranların kutsanması başladı. Cahile, cühelaya ödünler verip cehaletleri kutsandı.
Kendilerine karşı çıkanları afaroz ettiler. Öyle yada böyle işkencelere çektiler, öldürdüler. Onları kendi kutsallıklarını onaylatmak için kurban ettiler. Kutsanmışlıkları dağları denizleri aştı. Bilmedikleri topraklarda da kutsanmak istendiler. Kendi çıkarları için çıkardıkları savaşları kutsadılar. İnsanları birbirine kırdırıp kadeh tokuşturmayı kutsadılar. Şerefe...Fondip. |
|
Devamı...
|
|
Bi çıkın, gidin hayatımızdan |
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
29/04/2010 |
….., Talat,…., sakallı Nurettin, …., MUĞLALI, …, Şener, …, Veli …., Cemal paşaları, ÇATLI’ları kahraman, diğerlerini; Deniz, Yusuf, Hüseyin, Erdal, Hrant’ı, Sırrı’yı, Şivan’ı hain, anarşist, terörist ilan eden genel kabul görmüş evrensel basın meslek ilkelerinden, ahlakından sen, gazetelerin, TV’lerin yoksunsunuzdur da ondan. Beş dakika ara. ciao bela’lar soru şu, Türkiye’nin sahip olduğu 28 dolar milyarderinin kaçı medya patronudur ? Süre doldu, cevabınız. Oturun, sıfır. Epten çuvalladınız. Kaldığımız yerden devam edelim mi arkadaşlar ? Mrs. MURDOCH nasıl oluyor da, geçmişte “Rus’larla bir olup arkadan vurdular”, “Atatürk’ün evini”, “camiyi bombaladılar”, “Ordu göreve”yle güdülediklerine yaptırdıkları talanların, katliamların, işkencelerin sorumluluğundan paçalarını kurtarıyorlar diyorsan bugüne bakmalısın. |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 73 - 84 Toplam 677 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|