| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 82379
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Melahat'ın yürek yakan öyküsü |
|
Yazar ateşhırsızı
|
|
09/01/2010 |
|
Melahat'a evleneceğini söylediklerinde, o hiç bir şey hissetmedi. Düğünü dahi yapılmadı. Ne anne babası ne de kendi gördü Ferhatı... Ferhat olanlara şaşakalmıştı. Arkadaşı onun bu şaşkınlığından faydalandı. Önce 10 bin YTL istedi amca kızı için, sonra sıkı bir pazarlık başlayıverdi. 9, 8, 7 bin YTL'ye anlaştılar. Amca kızı gitti Melahat'i almaya Bitlis'ten Ankara'ya geçen 20 saatlik yolda bile Melahat soramadı kime gelin gittiğini.
Sabah Ankara'ya indiklerinde, bir minübüse bindiler. 2007 yılının nisan ayıydı. Amca oğlu Melahat'i önce akrabalarının yanına getirdi. Ferhat da nikah işlemlerini tamamlamıştı. Gün bekliyordu. Ertesi sabah Ferhat, Melahat'i aldı. Belediyeye gidip nikah kıyacaklardı. Melahat karşısında yaşlı ve topal adamı görünce, susakaldı. Önce kalkıp Ferhat'ın elini öptü.
|
|
Devamı...
|
|
Cezaevleri ve tutsaklar... |
|
Yazar Esra Çiftçi
|
|
08/01/2010 |
|
Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğrunda ölümlere gidip geldiğim Zulamdaki mahzun resim Görüşmecim yeşil soğan göndermiş Karanfil kokuyor cigaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin... Ahmed ARİF
Biz nasıl böyle olduk? Tutsaklara nasıl böyle yabancılaştık? Onlar bizim çocuklarımız, eşlerimiz, anne-babalarımız, yoldaşlarımız, arkadaşlarımız değil mi artık...
Çığlığım artık çıkmıyor... |
|
Devamı...
|
|
Bayat liberal klişeler... |
|
Yazar Aziz Çelik Turnusol
|
|
08/01/2010 |
“Bu ‘özelleştirme’ döneminde birçok işçi işsiz kalıyor. (...)
Eğer devlet, ‘işsiz kalan’ işçilere para verecekse, bu para çalışanların parasından verilecek.
Çalışanların paralarını alıp, bu paraları ‘çalışmayanlara’ ya da emeklerine artık ihtiyaç duyulmayanlara dağıtmak hak kavramına uygun mu?”
Ya Altan’ın sosyal politikadan, sosyal haktan ve sosyal devletten haberi yok ya da artık içinde “sosyal” ve “devlet” geçen herşeyden nefret ediyor. İlahi Ahmet Altan, yeniden dağılımı melesesini de mi duymadınız? Piyasa dağılımına müdahale edilmesi anlamına geliyor ve hâlâ yapılıyor. Öyle devletçi ve solcu bir uygulama filan da değil. Ya sizin deyiminizle “artık emeğine ihtiyaç duyulmayanlar” ne yapsın? Sürünsünler mi? Yoksa hayırsever kuruluşlara veya cemaatlere mi devredelim onları. Devlet sadece bekçilik ve dinleme yapsın! |
|
Devamı...
|
|
*Dunning-Kruger Sendromu- Psikolojide Nobel ödülü alan çalışma:* |
|
Yazar Dr..Serra Menekay Oncel
|
|
08/01/2010 |
|
Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan teorileri özetle, "cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır" der.  |
|
Devamı...
|
|
Tekel'in kadın işçileri cevvaldir |
|
Yazar Başak Turan (Birgün)
|
|
06/01/2010 |
Yüksek lisans tezini TEKEL’in özelleştirilme sürecinin kadın işçilere etkisi üzerine yapan Özgün Akduran, “TEKEL kadınlar için sadece bir işyeri değil bir sosyalleşme, kendini ortaya koyma, bireyleşme mekânı da oldu” diyor
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olan Özgün Akduran “Kadın işçilerin duruşlarının güçlü oluşunun nedenleri işte buralarda yatıyor. Bu kadınlar, bulundukları sosyal çevrelerin koşullarında ücretli işe kavuşma yönünde hiçbir başka beklenti yok iken genç yaşlarda, TEKEL aracılığı ile ücretli işe kavuşmuşlardı” diyor.8 Yüksek lisans tezini TEKEL’in özelleştirilme sürecinin kadın işçilerinin mücadelesini konuştuk.
Kadınların fiziksel olarak erkeklere göre daha güçsüz olduğu varsayılır. Fakat TEKEL işçilerinin direnişinde kadınlar da güçlü duruşları nedeniyle çok konuşuldu. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? |
|
Devamı...
|
|
Aşure Gününün Anlam ve Önemi |
|
Yazar bilgi denizi
|
|
06/01/2010 |
|
Alevilerde, Hüseyin'in Kerbela'daki acısı başta olmak üzere Oniki İmamların acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Matemi tutulur. Amaç bu acıları tekrarlamak ya da öç duygularını tekrarlamamak ya da öç duygularını körüklemek değildir. Muharrem Matemi'nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevi öğretisini özümsemektir.
Matem süresince bıçağa, ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez, ve et yenmez. Matem boyunca hiç bir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak ve Matem Orucu'nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, yapılabilecek kötülüklerin ve katliamların bir daha olmaması için anmak ve untmamaktır |
|
Devamı...
|
|
Ev statüsü dünyanın her yerinde aynı |
|
Yazar Günes ÜNSAL İSTANBUL - DİHA
|
|
05/01/2010 |
|
Evde çalışan kadınların emeğinin hiçleştirilmesi dünyanın hiçbir yerinde değişmiyor. Türkiye'de binlerce kadının evde harcadığı emek görünmezken diğer ülkelerde de durum değişmiyor.
Çin Hubei Üniversitesi'nde Ekonomi eğitimi alan Gong Jing Tam Zamanlı Ev kadınının Çalışmasının Sosyal Değeri Üzerine Araştırması hemen hemen tüm dünyada olduğu gibi Çin'de de işsiz olarak tanımlanan ev kadınların ev dışında çalışan kadınlar kadar saygınlık görmediklerini kanıtladı. |
|
Devamı...
|
|
2009 Kadınlar için Spagetti Western Gibiydi: İyi/Kötü/Çirkin |
|
Yazar Emine Özcan
|
|
04/01/2010 |
2009’un “iyi”si; Pippa, Ayşe ve Naile'nin katillerinin cezalandırılması, AİHM’in Opuz kararı, “kötü”sü Münevver ve 200’e yakın kadının katli, ölen kadın işçiler, “çirkin”i Üzmez ve Adli Tıp, DTP’nin kapatılması, pornografi meraklısı medyası… 2009, kadın mücadelesini de içine katınca "ölümün, şiddetin kol gezdiği" ama "kadınların da meydan okuduğu" bir western filmine benziyor. "Mutlu son"la nihayete ermediği ortada. Belki de en güzel yanı bitmiş olması. Mesela kadın katli, cinsel istismar davalarında "geç gelen adalet" istemediğimizi söylemeyi de not düşerek 2010'da kadınlar adına olumlu gelişmelerin çoğalmasını talep edelim. Eşitsizliğin sadece kadınların değil erkeklerin de gündeminde olduğu, onların da sorun ettiği, sorguladıkları bir yıl olması temennisiyle... Cins körü olmayan bir 2010 dileğiyle... |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN SHP Ankara Etimesgut
|
|
04/01/2010 |
|
Sezen beriden seslenir: 'lüküs kamarada kimler oturur'.. Bilmem, bizler değiliz. Bize 'Aborjin' hayatını öğretmeye çalışıyorlar. Hani arada turistlerin merakla izlemeye gittiği doğayla yaşıyan insan kabileleri gibi. Destur verelim de yolları açılsın.
Sularımızı kestikçe özel havuzlar bir başka dolar. Işıklarımızı kıstıkça bir başka yerler daha da aydınlanır. Vere vere neyimiz kaldı. Ben bu yaylaları yaylıyamıyorum, imanım...Demişler zaten "Sen bu yaylaları yaylayamasın, imanım.." Gaz odaları ne tarafa düşüyor?..
Onu bunu bilmem. Arabaya taş koydum, imanım.... ben Güneşi özledim, imanım. |
|
Son Güncelleme ( 04/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
04/01/2010 |
Vitrin, ışıltılı olur. Işıklar öyle bir yansır ki vitrindekilere, kusurlar, yanlışlar gözükmez. Vitrinde gördüklerinizi gerçeği ile karşılaştırdığınızda sonuç ya hüsran olur ya da en iyi ihtimalle çok tatminkar olmaz ama satılan mal da genelde geri alınmaz. Gündelik hayatımızda sıkça duyduğumuz sözlerden biridir kendini satmasını bilmek. Ne kadar sık duysam da her duyduğumda irkilmekten kendimi alakoyamadığım, deyim demeye dilimi vardıramadığım bir söz... |
|
Son Güncelleme ( 05/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Sağlık örgütlerinden ortak açıklama |
|
Yazar Sol haber
|
|
31/12/2009 |
|
Sağlık alanında örgütlü 12 kurum yayınladıkları ortak bildiride, ‘Kamu yararı adına halka, halk adına kamuya saldırılmasına izin vermeyeceğiz’ dedi. |
|
Devamı...
|
|
BİR YENİ YIL ÖYKÜSÜ YA DA ESKİ BİR DÜNYA MASALI |
|
Yazar Test teknik dergi
|
|
27/12/2009 |
|
Çocukluğunuzda okuduğunuz ya da dinlediğiniz masallardan, öykülerden bilgi dağarcığınızda neler kaldı? Her masal ya da öykü, gerçek yaşamdan bir parça değil mi? Masal kahramanları, dün olduğu gibi bugün de aramızdan birileri.  |
|
Son Güncelleme ( 27/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 85 - 96 Toplam 528 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|