Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 486267
Ana Sayfa
Askerler ölmesin ama
Yazar Mehmet GÖCEKLİ   
21/10/2011

O bölgenin evlatlarından birinin ölümünden duyduğunuz gurur mu göndermişti sizi oralara?

Bunun kibiriyle mi halka değil de siperlere koştunuz, kamuflajlı pozlar verdiniz?

Devamı...
 
Sıfır çocuklar!
Yazar Umur TALU Haber Türk   
21/10/2011

Baştaki sayılar, baştaki liderler, baştaki komutanlar, baştaki şefler değişiyor…

Ama sıfırlar hiç değişiyor mu?

Birollar hep arkada dört sıfır, Birollar hep yuvarlak sayı, Birollar sıfır kadar yokmuş, var olmamış, öldürülene dek hiç yaşamamış gibi.

Sıfır çocuklar hep hükmen mağlupmuş gibi!

Devamı...
 
Soğan - Sarımsak
Yazar AYDIN ERGİN T24   
19/10/2011
Peki bu sosyalizm ve işçi düşmanı parti niye adını sosyalist ve işçi partisi olarak seçti?

Devamı...
 
FATMA NUDİYE YALÇI
Yazar GÜRKAN HACIR-AKŞAM   
18/10/2011

Salondan Sinop Zindanı'na

Kadına şiddet her zaman vardı. Ama son dönemde algımız mı değişti ne? Her taraftan bir kadın ve şiddet öyküsü fışkırıyor. Peki bu bitmeyen şiddet dalgası nasıl sona erecek? Elbette direnerek...Yoksa bu vandalizmi alt etmemiz mümkün değil. Üstelik tarihimizde direnişi yaşam biçimi haline getirmiş isimler varken... Örnek mi istiyorsunuz?
Buyurun o halde Fatma Nudiye Yalçı'nın yaşamı...

FATMA Nudiye Hanım, 1904'te İstanbul'da doğdu. İstanbullu bir ailenin kızıydı. Babası bir gemi subayıydı. Varlıklı sayılabilecek bir yaşamları vardı. O dönem İstanbul'un en zenginlerinin oturduğu Talimhane'deki Bursa Apartmanı'nda oturuyorlardı. İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne gitti. Edebiyata ilgisi de o yıllarda başladı. Tam bir kitap kurduydu. Fatma Nudiye okuldan mezun olur olmaz dönemin en gözde gazetecilerinden Nizamettin Nazif Tepedelenli ile evlendi. Nudiye Nizamettin adını aldı. Nizamettin Nazif Bey Marksist'ti. Fatma Nudiye Hanım Marksizm'in temel ilkelerini ondan öğrendi. Ama evlilikleri uzun sürmedi, 1928'de ayrıldılar.

DOKTOR'LA KARŞILAŞIYOR
Fatma Nudiye bu evlilikten sonra politik olarak daha da bileylenmişti. Dönemin muhalif dergilerinden olan Resimli Ay'a gidip gelmeye başladı. Serteller'in bu ünlü dergisinin müdavimleri arasında kimler yoktu ki? Nazım Hikmet'ten Doktor Hikmet Kıvılcımlı'ya kadar. Ülkenin bütün şöhretli 'komünist'lerinin ikinci adresi olan Resimli Ay, Kıvılcımlı'nın de uğrak yeriydi. Doktor, Fatma Nudiye Hanım'ın güzelliğinden etkilendi. Yakınlaştılar. 1932'den itibaren artık karı koca hayatı yaşamaya başlamışlardı. Ancak evlenmediler. Doktor, Türkiye'de komünist olmanın bedelini biliyordu bunun üzerine bir de 'evlilik' taşınamazdı

Devamı...
 
AĞIDI ÇİÇEK ANALAR
Yazar Güler YILDIZ   
18/10/2011
Solgun ve zayıf yüzüyle öpecekti beni, ilk can suyumu vermek için dayayacaktı sol memesini ağzıma… Siyah ve şiş gözlerle hissettiğim, kendisine ait olduğunu bildiğim ve kolları arasında yaşamın tüm şefkatini, huzurunu bulduğum bu kadına benzeyecektim yıllar sonra.
Son Güncelleme ( 18/10/2011 )
Devamı...
 
İHANET
Yazar Fatih Yücedil   
18/10/2011

Ne kadar rahat çocukların ölümlerinden, yok oluşlarından söz ediyorlar.

“Yüz bin böceği öldürelim” derken bile insan bu kadar rahat konuşamaz.

Devamı...
 
"Bizi Buluşturan Vicdanımızdır"
Yazar adilmedya.com   
16/10/2011
İslami çevre zamanla kapılarını liberalizme ve liberallere açtı, hatta onları öğretmen belledi. Sosyalizm ve sosyalist dünyanın ise kapitalist dünyaya bir itirazı var. Sosyalist vicdan var. Ben de diyorum ki “benim okuduğum Kur’an’ı okuyanların yeri Kapitalist dünya olamaz, bu mümkün değil. Bu en fazla Sosyalist dünyanın, Sosyalist vicdanın durduğu yer olabilir.” Hatta şöyle demesi gerekir: Son iki yüz yılda ben dünyada yoktum, tarihten çekilmiştim. Sol biz yokken kapitalizme itirazda bulunmuş, sağ olsunlar, hadi şimdi kaldığımız yerden devam edelim!

Devamı...
 
Mamakta anne olmak
Yazar Sennur Sezer   
16/10/2011
İlya Yayınevinin yeni kitabı da böyle bir belge: Günseli Kaya’nın Anne İken Mamak’ta Olmak.  Günseli her mektubunda bir masal yazdığı oğlunu ve kendini şöyle tanımlıyor:  “Ben henüz 26 yaşımı doldurmamıştım ve iki yaşını tamamlamamış bir çocuğun annesiydim.”
Devamı...
 
Hem Altın hem Dağlı çocuk
Yazar Sezai SARIOĞLU   
15/10/2011

“Şimdi bilmiyorum, bakalım, ilk ne zaman ölürüm...” (Turgut Uyar)

 12 Eylül öncesiydi... “İçinden bir şey tut dendiğinden en çok Devrimin tutulduğu” yıllardı. Necdet’i bir kez gördüm, bir gece vakti. Altındağ’da devrimkondu bir evin duvarına yaslanmıştı.

Devamı...
 
Az Çalışmak İyidir
Yazar Ahmet Bekmen   
14/10/2011
Öyle gece yarılarına kadar dışarılarda “sürtme” dönemi bitti. Zaten Taksim’de olduğu gibi eğlence mekânlarına da bir “ayar çekiyoruz.” Gidin yatın, uykunuzu alın. Sabah da doğru işe. Cumartesi dâhil.
Devamı...
 
Ağla Başbakan ağla!
Yazar Güler Yıldız   
14/10/2011
Ağla! Bundan sonra dökeceğin her gözyaşı, anasına kavuşamayan oğlun/kızın, yavrusuna sarılamayan ananın hasreti kokacaktır. Hiç susma ve ağla!
Devamı...
 
Hekimliğe biçilen post: İyilik
Yazar Dr. Zeki Gül   
12/10/2011

İyi insan mı iyi hekim mi?
İyi insan her daim iyi hekim olabilir mi?
İyi insan ama kime göre ve nasıl?
“Ne iyi insan” kime deriz? Kimlerdir belirleyeni; ölçütleri nelerdir?

Son Güncelleme ( 12/10/2011 )
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 97 - 108 Toplam 1213
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.