| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 82387
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Yazar Dr.Esmeray Yoğun
|
|
23/12/2009 |
|
Mutluluk ve suçluluk: Modernitenin kefareti olarak itaat ve uyum kıskacı
Peki merhemi aldı modern insan. Sürdü bolca orasına burasına. Sürdü de geçti mi dersiniz acıları, sızıları: işte orası, insanların hiçbirşeye inanmayan boş gözlerinde gizli, kamuoyu yoklamalarında küfür gibi yüzümüze vuran “halkın umutsuzluğu endekslerinde” gizli. Ama üzülmek yok! Modernite onun da çaresini üretti. Dedi ki alt metinlerinde: boşver sen ey insan, araştırma sonuçlarını, kamuoyu yoklamalarını, politikayı ve siyaseti. Sen daha çok kazanmana bak, nasıl biraz daha çok kazanırsın onu düşün, olabildiğince çok üret; mesai 10 saat mi sen 12 saat çalış. Çalış ki unutturayım sana soyunun başına neler geldiğini ve genetiğine işlemiş boşluğun umutsuzluğunu. Al sana apolitik hayvan: “modern insan”. |
|
Devamı...
|
|
"30. YILINDA MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ |
|
Yazar Emeğin Sanatı
|
|
20/12/2009 |
|
Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamı olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçti. Katliamda, resmi rakamlara göre 114 insan katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri yakılıp tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin yüzde sekseni kenti terk etmiştir.
Devlet içerisindeki Gladyo ve Kont-gerilla örgütlenmesinin ve onların uzantısı ve taşeronluğunu yapan sivil faşistlerce yapılan bu katliam, sonraki yıllarda Malatya, Çorum, Sivas, Gazi, Ümraniye katliamlarında, Diyarbakır, Ulucanlar ve 19 Aralık Cezaevleri katliamlarında, yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıplar ile devam etmiştir. |
|
Devamı...
|
|
İdam sehpasında bir kadın |
|
Yazar Sara AKTAŞ Midyat M Tipi Cezaevi
|
|
19/12/2009 |
Acıyı anlatmak için uzun cümlelere gerek kalmaz. Bilirsiniz ki, acı ya zavallılaştırır ya da yalnızlığında yüceltir, soylu kılar sizi. 'Kimsenin belleğinde yer almadığınızda işte o zaman gerçekten öleceksiniz' der kalbinizin derinindeki bir ses. Bilseniz de 7 dakikada yargısız hayatınız çalınacaktır kan kokan bir zihniyetle, yine de elleriniz itecektir çirkefliği, zavallılığı, onursuzluğu... Yine de kalbiniz daha yaşanılır ve insani bir dünya için çarpacaktır. |
|
Devamı...
|
|
Annen Kapıda Bizi Bekliyor Olacaktı |
|
Yazar Halil SAVDA Şırnak - BİA Haber Merkezi
|
|
19/12/2009 |
|
Bir gece vakti, elinden tutup seni alsaydım hücrenden. Hüzünlerden uzak seninle sokağa atsaydık kendimizi. Hücrende asılı bıraktığımız ceketinin sol yanına bütün hüzünleri ve kirleri bıraksaydık. Her oyun sonrası evin yolunu izleyen, çocukken bıraktığın ayak izlerini bulsaydık. Annen kapıda bizi bekliyor olacaktı.
Sonra bütün o ayak izlerini silseydik. Hücrende bıraktığımız ceketinin cebindeki kirler ve hüzünler kilitli kalsaydı
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Musa Ertürk
|
|
19/12/2009 |
|
Hayır ama, aman ha yanlış anlamayın. Hani öyle vatan haini, hani solcu falan, çevre, insan hakkı falan emek, alınteri aman ha! zinhar... Demek istiyor en ürkeğinden: 'Bak valla karnım aç, çocuğumun ayakkabısı yok yok zaten başka da derdim.'
Canını verirken , vergini bir de herkesin devleti. Ekmeği paylaşırken nerde ki? |
|
HAYATA DÖNÜŞ KATLİAMI UNUTULMAYACAK! |
|
Yazar emeğin sanatı
|
|
17/12/2009 |
Söz bitti: Çünkü 19 Aralık, hiçbir dilde karşılığı bulunmayan bir doz aşımıdır: Süslenmemiş, inceltilmemiş, su katılmamış şiddettir… Kemiği eriten ateş… G3 mermisi… Gaz bombası… İş makinasıdır! Falakadır 19 Aralık… Künt kafa travmasıdır… Fiili livatadır… 600 canlı cenazedir. Kafaya bastırılan postal, bileğe oturtulan kelepçe, mideye sokulan yemek hortumudur. Zihinden çekilip alınan hafızadır en çok… |
|
Devamı...
|
|
ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ? |
|
Yazar Emeğin sanatı
|
|
15/12/2009 |

Sadece Türkiye tarihine değil, dünya tarihine de kara bir leke olarak geçen 12 eylül askeri cuntası, 17 yaşında idam sehpasına yolladığı Erdal Eren adıyla da lanetlenmeye devam ediliyor. Bir askeri öldürdüğü iddiasıyla, “jet hızıyla” yapılan göstermelik yargılama sonucu idam edilen Erdal Eren, idamının 29. yılında tüm devrimciler ve kavga arkadaşları tarafından anılıyor. "Bir gün, mutlaka sizin yerinizde halkımız olacak, sizi ve koruduğunuz düzeni yargılayacak ve doğru kararı verecektir!" Erdal Eren |
|
Yazar Ece Temelkuran (Milliyet)
|
|
14/12/2009 |
Madenciler ölünce hep daha çok üzülürüm ben. Niye, hiç bilemedim. Şimdi sanki aynı kederle bir şeyler ölüyor bu ülkede. Bir kez daha. Kimileri diyor ki “Olmaz bir şey, bu kadar meraklanma”. Ama daha kaç kere göçük altından kurtarılmak zorunda bu ülke? |
|
Devamı...
|
|
10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜNDE ÖLDÜRÜLEN YOK EDİLEN GENÇLER İÇİN! |
|
Yazar CAN ŞENSES SHP Bursa
|
|
10/12/2009 |
|
YANAN HAYALLER VE RAKAMLARIN DUYGUSUZ YÜZÜ 
Yirmi beş yılda hayatını, hayallerini yitiren otuz bin insan. Kürt mü? Türk mü? Laz mı? Ne fark eder? Duygusuz ve ruhsuz sayıların diliyle konuşmayalım artık! 30 bin ölü.7 şehit, ölü olarak ele geçirilen her 3 kişi! Bozalım bu kanlı oyunu! |
|
Son Güncelleme ( 15/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
GİTMESEK DE, GÖRMESEK DE O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR |
|
Yazar MİNE YILDIZTEKİN ŞAHİNKAYA SHP ANKARA YENİMAHALLE
|
|
09/12/2009 |
|
78’li yıllarda, henüz 15 yaşındayken “devrim” kavramıyla tanışmıştım. Benden öncekilere yetişmem gerekiyordu. Bunu başarabilmek için bol bol okuyordum, hatta ders notu geçirir gibi defter bile tutmaya başlamıştım. Korsan mitingler, illegal eylemlerde mutlaka bulunuyor, hatta en ön saflarda yerimi alıyordum. NEDEN? Çünkü, halkımız emperyalizmin çarkları içinde sömürülüyor, soyuluyor, eziliyordu. Bizden önce ki 68 kuşağındaki abilerimiz, ablalarımız ölümüne mücadele etmişlerdi. Bu bayrağı yere düşürmemek ise bizim kuşağın göreviydi. O kuşak ki , kimleri darağacında ölüme göndermişti?… |
|
Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Okullu Olmuştum Ben de Bir Zamanlar... |
|
Yazar ZOZAN ÖZGÖKÇE
|
|
09/12/2009 |
|

Babamın tayini çıktı. Önce babam gitmişti, ardından biz bindik otobüse ve yepyeni bir yere gittik: Adapazarı. İlkokul 5. sınıfa geçmiştim, ama yeni okulumda gidecektim yeni sınıfıma. Okul müdürü beni sınıfa götürdü. 'Çocuklar bu yeni sınıf arkadaşınız Zozan' dedi. Herkes bir ağızdan "Neeee? Adı ne? Tozan mı? Kozan mı?" diye konuşmaya başladı. Sınıftaki kargaşa üzerine Müdür "Zozan" diye yeniledi. Teneffüs oldu, sınıf arkadaşlarım sıra ile yanıma gelip "Ne Milletsin? Ermeni misin?, Ne biçim isim o?" diye sordular. Akşam eve gittim ve anneme "Anne biz ne milletiz?" diye sordum. Annem "Biz Kürdüz ama kimseye söyleme" dedi. O herkesten farklı olduğumuzun adını koymuştum artık Biz Kürt'tük. |
|
Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Bizim Mahalleyi Teröristler Bastı.. |
|
Yazar Emre Can sosyalist forum
|
|
09/12/2009 |
|
Erdem'in bisikleti var. Beni de bindirdi. Devrim olduktan sonra bütün çocuklara bisiklet alacaklarmış. Hakkı Abi bir keresinde öyle söyledi. Bütün çocuklar doya doya süt içeceklermiş. Ben sütü hiç sevmem. İçmemki ben süt. Bana bisiklet alsınlar devrim olunca. Ama Devrim öyle kolay olmazmış.
Çok büyük bir şeymiş devrim kocaman... Benim bir arkadaşım var, adı Devrim. Koşu yapınca ben onu geçiyorum. |
|
Son Güncelleme ( 09/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 97 - 108 Toplam 528 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|