| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 83287
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Ev statüsü dünyanın her yerinde aynı |
|
Yazar Günes ÜNSAL İSTANBUL - DİHA
|
|
05/01/2010 |
|
Evde çalışan kadınların emeğinin hiçleştirilmesi dünyanın hiçbir yerinde değişmiyor. Türkiye'de binlerce kadının evde harcadığı emek görünmezken diğer ülkelerde de durum değişmiyor.
Çin Hubei Üniversitesi'nde Ekonomi eğitimi alan Gong Jing Tam Zamanlı Ev kadınının Çalışmasının Sosyal Değeri Üzerine Araştırması hemen hemen tüm dünyada olduğu gibi Çin'de de işsiz olarak tanımlanan ev kadınların ev dışında çalışan kadınlar kadar saygınlık görmediklerini kanıtladı. |
|
Devamı...
|
|
2009 Kadınlar için Spagetti Western Gibiydi: İyi/Kötü/Çirkin |
|
Yazar Emine Özcan
|
|
04/01/2010 |
2009’un “iyi”si; Pippa, Ayşe ve Naile'nin katillerinin cezalandırılması, AİHM’in Opuz kararı, “kötü”sü Münevver ve 200’e yakın kadının katli, ölen kadın işçiler, “çirkin”i Üzmez ve Adli Tıp, DTP’nin kapatılması, pornografi meraklısı medyası… 2009, kadın mücadelesini de içine katınca "ölümün, şiddetin kol gezdiği" ama "kadınların da meydan okuduğu" bir western filmine benziyor. "Mutlu son"la nihayete ermediği ortada. Belki de en güzel yanı bitmiş olması. Mesela kadın katli, cinsel istismar davalarında "geç gelen adalet" istemediğimizi söylemeyi de not düşerek 2010'da kadınlar adına olumlu gelişmelerin çoğalmasını talep edelim. Eşitsizliğin sadece kadınların değil erkeklerin de gündeminde olduğu, onların da sorun ettiği, sorguladıkları bir yıl olması temennisiyle... Cins körü olmayan bir 2010 dileğiyle... |
|
Devamı...
|
|
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN SHP Ankara Etimesgut
|
|
04/01/2010 |
|
Sezen beriden seslenir: 'lüküs kamarada kimler oturur'.. Bilmem, bizler değiliz. Bize 'Aborjin' hayatını öğretmeye çalışıyorlar. Hani arada turistlerin merakla izlemeye gittiği doğayla yaşıyan insan kabileleri gibi. Destur verelim de yolları açılsın.
Sularımızı kestikçe özel havuzlar bir başka dolar. Işıklarımızı kıstıkça bir başka yerler daha da aydınlanır. Vere vere neyimiz kaldı. Ben bu yaylaları yaylıyamıyorum, imanım...Demişler zaten "Sen bu yaylaları yaylayamasın, imanım.." Gaz odaları ne tarafa düşüyor?..
Onu bunu bilmem. Arabaya taş koydum, imanım.... ben Güneşi özledim, imanım. |
|
Son Güncelleme ( 04/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Gonca Eren solhaber
|
|
04/01/2010 |
Vitrin, ışıltılı olur. Işıklar öyle bir yansır ki vitrindekilere, kusurlar, yanlışlar gözükmez. Vitrinde gördüklerinizi gerçeği ile karşılaştırdığınızda sonuç ya hüsran olur ya da en iyi ihtimalle çok tatminkar olmaz ama satılan mal da genelde geri alınmaz. Gündelik hayatımızda sıkça duyduğumuz sözlerden biridir kendini satmasını bilmek. Ne kadar sık duysam da her duyduğumda irkilmekten kendimi alakoyamadığım, deyim demeye dilimi vardıramadığım bir söz... |
|
Son Güncelleme ( 05/01/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
Sağlık örgütlerinden ortak açıklama |
|
Yazar Sol haber
|
|
31/12/2009 |
|
Sağlık alanında örgütlü 12 kurum yayınladıkları ortak bildiride, ‘Kamu yararı adına halka, halk adına kamuya saldırılmasına izin vermeyeceğiz’ dedi. |
|
Devamı...
|
|
BİR YENİ YIL ÖYKÜSÜ YA DA ESKİ BİR DÜNYA MASALI |
|
Yazar Test teknik dergi
|
|
27/12/2009 |
|
Çocukluğunuzda okuduğunuz ya da dinlediğiniz masallardan, öykülerden bilgi dağarcığınızda neler kaldı? Her masal ya da öykü, gerçek yaşamdan bir parça değil mi? Masal kahramanları, dün olduğu gibi bugün de aramızdan birileri.  |
|
Son Güncelleme ( 27/12/2009 )
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Dr.Esmeray Yoğun
|
|
23/12/2009 |
|
Mutluluk ve suçluluk: Modernitenin kefareti olarak itaat ve uyum kıskacı
Peki merhemi aldı modern insan. Sürdü bolca orasına burasına. Sürdü de geçti mi dersiniz acıları, sızıları: işte orası, insanların hiçbirşeye inanmayan boş gözlerinde gizli, kamuoyu yoklamalarında küfür gibi yüzümüze vuran “halkın umutsuzluğu endekslerinde” gizli. Ama üzülmek yok! Modernite onun da çaresini üretti. Dedi ki alt metinlerinde: boşver sen ey insan, araştırma sonuçlarını, kamuoyu yoklamalarını, politikayı ve siyaseti. Sen daha çok kazanmana bak, nasıl biraz daha çok kazanırsın onu düşün, olabildiğince çok üret; mesai 10 saat mi sen 12 saat çalış. Çalış ki unutturayım sana soyunun başına neler geldiğini ve genetiğine işlemiş boşluğun umutsuzluğunu. Al sana apolitik hayvan: “modern insan”. |
|
Devamı...
|
|
"30. YILINDA MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ |
|
Yazar Emeğin Sanatı
|
|
20/12/2009 |
|
Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamı olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçti. Katliamda, resmi rakamlara göre 114 insan katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri yakılıp tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin yüzde sekseni kenti terk etmiştir.
Devlet içerisindeki Gladyo ve Kont-gerilla örgütlenmesinin ve onların uzantısı ve taşeronluğunu yapan sivil faşistlerce yapılan bu katliam, sonraki yıllarda Malatya, Çorum, Sivas, Gazi, Ümraniye katliamlarında, Diyarbakır, Ulucanlar ve 19 Aralık Cezaevleri katliamlarında, yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıplar ile devam etmiştir. |
|
Devamı...
|
|
İdam sehpasında bir kadın |
|
Yazar Sara AKTAŞ Midyat M Tipi Cezaevi
|
|
19/12/2009 |
Acıyı anlatmak için uzun cümlelere gerek kalmaz. Bilirsiniz ki, acı ya zavallılaştırır ya da yalnızlığında yüceltir, soylu kılar sizi. 'Kimsenin belleğinde yer almadığınızda işte o zaman gerçekten öleceksiniz' der kalbinizin derinindeki bir ses. Bilseniz de 7 dakikada yargısız hayatınız çalınacaktır kan kokan bir zihniyetle, yine de elleriniz itecektir çirkefliği, zavallılığı, onursuzluğu... Yine de kalbiniz daha yaşanılır ve insani bir dünya için çarpacaktır. |
|
Devamı...
|
|
Annen Kapıda Bizi Bekliyor Olacaktı |
|
Yazar Halil SAVDA Şırnak - BİA Haber Merkezi
|
|
19/12/2009 |
|
Bir gece vakti, elinden tutup seni alsaydım hücrenden. Hüzünlerden uzak seninle sokağa atsaydık kendimizi. Hücrende asılı bıraktığımız ceketinin sol yanına bütün hüzünleri ve kirleri bıraksaydık. Her oyun sonrası evin yolunu izleyen, çocukken bıraktığın ayak izlerini bulsaydık. Annen kapıda bizi bekliyor olacaktı.
Sonra bütün o ayak izlerini silseydik. Hücrende bıraktığımız ceketinin cebindeki kirler ve hüzünler kilitli kalsaydı
|
|
Devamı...
|
|
Yazar Musa Ertürk
|
|
19/12/2009 |
|
Hayır ama, aman ha yanlış anlamayın. Hani öyle vatan haini, hani solcu falan, çevre, insan hakkı falan emek, alınteri aman ha! zinhar... Demek istiyor en ürkeğinden: 'Bak valla karnım aç, çocuğumun ayakkabısı yok yok zaten başka da derdim.'
Canını verirken , vergini bir de herkesin devleti. Ekmeği paylaşırken nerde ki? |
|
HAYATA DÖNÜŞ KATLİAMI UNUTULMAYACAK! |
|
Yazar emeğin sanatı
|
|
17/12/2009 |
Söz bitti: Çünkü 19 Aralık, hiçbir dilde karşılığı bulunmayan bir doz aşımıdır: Süslenmemiş, inceltilmemiş, su katılmamış şiddettir… Kemiği eriten ateş… G3 mermisi… Gaz bombası… İş makinasıdır! Falakadır 19 Aralık… Künt kafa travmasıdır… Fiili livatadır… 600 canlı cenazedir. Kafaya bastırılan postal, bileğe oturtulan kelepçe, mideye sokulan yemek hortumudur. Zihinden çekilip alınan hafızadır en çok… |
|
Devamı...
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 97 - 108 Toplam 534 | |
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|