Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 128258
Ana Sayfa arrow Yazarlar
Yazarlar


VAY BENİM SOLCU DOKTORLARIM!!! Yazdır E-Posta
Yazar Kaan ARSLANOĞLU   
31/07/2010

 

 Muayenehaneniz Batsın!

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ambulans sürücüsü olarak çalışan Ziya Yılmaz kendini astı. İpi, ayaklarının yere basabileceği bir yüksekliğe bağlayarak, en hoyrat şekilde.

Düzce Manşet Gazetesi, “Zimmet Davasının Görgü Tanığı İntihar Etti!” başlığıyla duyurdu okurlarına haberi. Ziya Yılmaz, bir süredir görülmekte olan hastane içi yolsuzluk davasında tanık sıfatıyla ifade vermekteydi.

Yine aynı gazetenin haberine göre, “eşi Ayşe Yılmaz ve kızı Hasret Yılmaz, çarpıcı açıklamalarda bulundular.” “İfade verdikten sonra olaya adı karışan hastanedeki bazı kişiler tarafından tehdit almaya başladığını belirten acılı eş, eşimi bunalıma soktular. Biz Burdurluyuz. Burada kimsemiz yok. Üzerimize gelip eşimi korkutmaya çalıştılar. Onu bunalıma sokup ölüme sürüklediler, dedi. Geceleri uyuyamıyordu. Erkenden kalkıyordu. Bunlar bana tuzak kurabilirler, aralarında birlik olup bugün beni savcılığa götürebilirler diye tedirgin oluyordu. Ben de senin bir suçun yok, sadece görgü tanıklığın var, dedim. O da bana; yok, bir şeyler dönüyor, dedi. Biri durup dururken fotoğrafımı çekti. Acaba birine verecek, beni öldürtecekler mi diye tedirgindi.” “Ne kadar merhametsiz bir yerde yaşamışız. Böyle bir yerde yaşanmaz, diyerek tepki gösteren Ayşe Yılmaz, tayin istedik vermediler. Buranın büyükleri hep bir olmuşlar. Hastanede çok büyük olaylar dönüyor kimse bir şey yapamıyor, iddialarında bulundu.”

Ziya Yılmaz Düzce SES’in ilk üyelerinden biriydi. Söylenildiğine göre hastanedeki herkesçe sevilirdi. Sessiz tabiatlıydı. Öyle ki, yaşadığı bu büyük sorunu, bunalımı hiçbir arkadaşına açmamıştı.

VAY BENİM SOLCU DOKTORLARIM

Son Güncelleme ( 31/07/2010 )
Devamı...
 
AHMED ARİF'E '33 KURŞUN' DİZELERİNİ YAZDIRAN OLAYIN ÜZERİNDEN 67 YIL GEÇTİ Yazdır E-Posta
Yazar Doğan AKIN / t24.com.tr   
28/07/2010

Kirveyiz, kardesiz, kanla bagliyiz
Karsiyaka köyleri, obalariyla
Kiz alip vermisiz yüzyillar boyu,
Komsuyuz yaka yakaya
Birbirine karisir tavuklarimiz
Bilmezlikten degil,
Fikaraliktan
Pasaporta isinmamis içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayri eskiyaya çikar adimiz
Kaçakçiya
Soyguncuya
Hayina...

Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...

Devamı...
 
Gülümse küçüğüm Yazdır E-Posta
Yazar Deniz Canan   
28/07/2010

“Sen türküler söyle
ve gülümse küçüğüm
çünkü sesinin
ırmağıyla yeşerecek
hasretin bozkırları”


AHMET TELLİ

Yanımda kızım, karşımda deniz, tepemde yağmur ve beynimde binlerce soru.

Damlalar burnuna düştükçe gülüyor. O güldükçe ben gülüyorum.

Gözlerindeki sevinç umudum oluyor…

Ya acılar? Ya yitirilen canlar ve ardında bıraktığı hüzün?

Devamı...
 
KADINLAR KARL MARX'A NE BORÇLUDUR? Yazdır E-Posta
Yazar Clara ZETKİN   
25/07/2010

Marksizm kadının aile ve toplumdaki yeri konusundaki yerleşik inançları kökünden yıkmıştır..


14 Mart, Karl Marx’ın Londra’da ölümünün yirminci yıldönümüydü. Yaşamı, 40 yıl boyunca Karl Marx’ın yaşamıyla en içten biçimde çalışma ve mücadelede bağlı olan Engels, Marx öldüğünde, ortak bir dosta, New York’taki Sorge yoldaşa şöyle yazıyordu:

“İnsanlık bir kafa boyu kısaldı, bugün sahip olduğu en önemli kafaydı eksilen.”

O bununla son derece isabetli bir değerlendirme yapıyordu.

Bu makale çerçevesinde, Karl Marx’ın bilim adamı ve devrimci savaşçı olarak proletaryaya ne verdiğini ve proletarya için ne anlam ifade ettiğini anlatmak, bizim görevimiz olamaz. Bunu yapmak, bugünlerde sosyalist basında onun ölçülemez derecede zengin, derin bilimsel ve pratik yaşam eserini, ve kendisini proletaryanın hizmetine sunan muazzam, mükemmel kişiliği hakkında yazılanları tekrarlamak olurdu. Bunun yerine biz, proleter kadın hareketinin, evet, genel olarak kadın hareketinin özellikle ona ne borçlu olduğunu kısaca değinmek istiyoruz

Son Güncelleme ( 25/07/2010 )
Devamı...
 
Bize kendi 12 Eylül’ünü anlat! Yazdır E-Posta
Yazar Umur Talu (Habertürk)   
25/07/2010
12 Eylül öncesi de (bizim gibi, çoğumuz gibi) genç olup bir şekil eylemli siyaset yapan, Milli Türk Talebe Birliği’nden MSP gençlik kolu başkanlıklarına çok aktif olan bir başbakan…

Bize 12 Eylül’den bahsederken kendi 12 Eylül’ünü de anlatmalı.

Yoksa hikaye yarım, hikaye güdük, hikaye düdük kalır!
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 9 Toplam 686
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.