|
|
ATATÜRK'TEN MUSTAFA'YA |
|
|
|
Yazar Rahmi YILDIRIM
|
|
07/11/2008 |
|
Hoş bir öyküdür ya da yakıştırma. Kurtuluş Savaşı efelerinden Demirci Mehmet Efe kızanlarını yüreklendirmek için hiç görmediği Mustafa Kemal’i şöyle anlatmış: - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa’da bi boy pos vamış, kapıladan sığmıyomuş. Ben diyeyim iki metre, siz deyin daha fazla. - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa’da bi ses vamış… Bi nara attı mı, dağla taşla zangır zangır titrerimiş. Düşmanla “Böle bi ses olsa olsa bi ejderhadan çıka. En iyisi gözüne görünmeden gaçalım.” deelemiş... - Akıdeşle, Mustafa Kemal Paşa gayfeyi de sade içerimiş haaa! Tabii Ege yöresinde sade kahve biraz da yiğitliğin şanından. Erkekler alay edilmemek için şekerli kahve içmekten kaçınırlarmış. Savaş zaferle biter, ordu İzmir’e ilerlemektedir. Mustafa Kemal Paşa İzmir yolunda Demirci Efe’ye misafir olur. (Ya da Kemal Paşa Efe’yi ve kızanlarını misafir eder.) Karşılama merasiminde kızanlar bakar ki, Kemal Paşa hiç de boylu poslu değil. Fısıltıyla Efe’ye sorarlar: - Efem, hani, Kemal Paşa kapıladan sığmıyodu. Boyu iki metreden fazlaydı? Demirci Efe bozuntuya vermez: - Len siz onu bi de saveşirken göreydiniz. Şindi böle göründüğüne bakmeyin… Mustafa Kemal yüksek sesle kızanları selamlar. Kızanlar şaşkın, Efe’ye sorarlar: - Efem, hani Kemal Paşa nara atınca dağlar zangır zangır titrerdi? Efe yine bozuntuya vermez: |
|
Devamı...
|
|
|
Sarp KURAY'a verilen ceza sasirtici degildir. |
|
|
|
Yazar Safak Mert SHP Cankaya Ilce
|
|
06/11/2008 |
|
30 yasindayim ve hep siyaseten aktif bir ortamda yasadim. Herkes bir seyler konustu, soyledi. Inanislar, kulturel tercihler, adamini savunmalar, ilkesizlikler, tutunacak bir dal olarak savunulan kamplasmalar ve niceleri. Hep laf, hep laf, hep laf.... Uzunca bir sure laflarin soyut anlamlarinin boy olcusturuldugu tartismalari dinledik. Haklilari haksizlardan ayirmaya calistik. Fakat bu idealar alemindeki fikirlerin ayagi yere ne zaman degecekti? Hani Adem yeryuzune inmisti? Niye fikirler havada ucusuyordu? Sol sablonuma dokunma, bilimin senin olsun! Sonra bir gun bir adamla tanistim. Burnumun ucunda olan ve hatta icinde oldugumuz olaylarin sebeplerini ogrendim ondan. Adeta deney tupunun icindeki gercekler gibi bilimsel olan ve kisisel soyutlamalarin veya sablonlarin kiskacindan siyrilmis veya en azindan siyrilmaya calisan aciklamalar duydum. Sonra bir digeri ile tanistim. Ayni analiz yetenegi ve ayni diyalektik bakis. Ustelik o da acilarin icinden gelmisti. Hala gulumsuyor olmasina ragmen, belki de daha buyuk acilarin icinden.... |
|
Devamı...
|
|
|
SARP KURAY'IN AVUKATINDAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA |
|
|
|
Yazar Yazar Av.Saygın Bedri GİDER
|
|
06/11/2008 |
|
Müvekkilim ve değerli büyüğüm Sarp Kuray aleyhine verilen trajik kararla ilgili hazırladığım kısa açıklama aşağıda sunulmuştur. Sayın Sarp Kuray'ı bir deneme tahtasına çevirmeye çalışmış ibret verici acı sürecin gelinen son noktası başlamış olan tarihsel momentin asla atlanmamasını zorunlu kılıyor. Gerisi onurlu bir kollektif mücadeleyle dolu gelinen bu noktayı ülkemizin "şer güçlerine" karşı daha kuvvetli savunulması ve tam bağımsız gerçek bir hukuk devletinin yaratılması yolunda yeni bir milat olarak tespit edip, bu duyarlılığı ve mücadeleyi hep birlikte yayabildiğimiz kadar yaymak bizce yurdunun,halkının mutlu bir geleceğe hızla ulaşmasını isteyen herkesin temel görevidir. Biliyoruz ki "bu görevden korkarak kaçanlar ya da basit çıkarlara tamah ederek meseleleri saptırıp belli merkezlere hizmet edenler" ve "bağımsızlığı,özgürlüğü,demokrasiyi,adaleti,hukuku,ezilenleri savunma yolunda mücadeleyi düstur edinenler" hiç kuşkusuz tarihte hak ettikleri yeri alacaklardır. Belki de an yakındır. Belki de bizzat o günleri de yaşayacaklardır. Hep birlikte göreceğiz. Bu kahırlı fakat güzel toprakların yetiştirdiği tüm bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve emek savaşçılarına sonsuz saygılarımla. Av.Saygın Bedri Gider 05/11/2008 TASFİYE SÜRECİ Müvekkilim Sarp Kuray maalesef Türk Siyasi Hayatı ve Türk Hukuk Tarihine kapkara bir leke olarak geçen bir “kararla” Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini cebren yıkmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsine mahkum edildi. Müvekkilimizin tek başına yargılandığı dava hukuken su götürmeyecek şekilde tartışmalı hale gelmiş bir davadır. |
|
Devamı...
|
|
|
14 YILDIR SALLANAN DEMOKLESİN KILICI İNDİ |
|
|
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ ANKARA
|
|
05/11/2008 |
|
68 Kuşağının devrimci önderlerinden Sarp Kuray’ın müebbet hapis cezası onaylandı.
1994 yılında başlayan dava yerel mahkeme ile Yargıtay arasında gidip gelirken, beraat ile başlayan süreç müebbet ile son buldu. 14 yıl boyunca tek başına yargılanan Sarp Kuray’a verilen ceza ile tek kişilik örgütün bile anayasal düzeni zorla değiştirebileceğine de hükmedildi. Böylece Türk hukuk sistemi dünyada eşi benzeri görülmemiş, her halde bundan sonra da görülemeyecek olan bir karara imza atmış oldu. Sarp Kuray’ın, ne ilişkilendirildiği örgütün hangi madde ile yargılandığı, ne soruşturmanın genişletilmesi talepleri ne de (niyetinin ne olduğu bir yana) tek kişilik örgütün bu niyeti gerçekleştiremeyeceği gerçeği yargının görüşünü değiştirmedi. Yargı sanki “söz konusu Sarp Kuray ise gerisi teferruattır” mantığı ile karar vermiş oldu. |
|
Son Güncelleme ( 05/11/2008 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Başka Bir Dünya Gerekli ve Mümkündür -Dünya Kadın Yürüyüşü |
|
|
|
Yazar sendika.org
|
|
01/11/2008 |
Erkek egemen ve neoliberal ekonomi çerçevesinde işleyen bankacılık ve finans sistemi çöktü, sistemin işleyişini düzeltmek için yapılan girişimler durumu yalnızca daha da kötüleştiriyor. Dünya borsaları çöküşte; kriz yaygınlaşıyor ve gizlenmesi mümkün değil. Servetin bölüşülmemesinin sonuçları halkların ve özellikle de kadınların kitlesel ölçekte yoksullaşmaları.
Bu sistem savaşın Güneyin kaynaklarına el koymanın bir aracı olarak geliştirilmesini ve silah sanayinin geliştirilmesini destekliyor. Bu askeri çatışmaların tam ortasında, kadınlar kabul edilemez acılar ve insanlık dışı şiddete maruz kalıyor.
Spekülatörlerin ve hissedarların muazzam kazançları özelleştirilirken, sistemin muazzam kayıpları kamulaştırılıyor; yani biz kadınlar ve erkekler tarafından devletlerimiz aracılığıyla ödeniyor.
Bizler, dünya kadınları, tırmanan işsizlikten, gıda özerkliğinin ortadan kalkmasından, ortak malların ticarileştirilmesinden en fazla zarar görenler durumundayız. Bu finansal kriz diğer tüm krizlerle yakından ilişkili: İklim kriziyle, gıda kriziyle, enerji kriziyle ve çalışmanın kriziyle.
Güney ülkeleri zenginlikleri için yağmalanıyor. Gıda alışkanlıkları ulus üstü tarımsal-gıda şirketlerinin çıkarları için değiştiriliyor. Borçların yükü ve uluslar arası örgütlerden gelen kredi kullanımlarının şeffaf olmaması nedeniyle eziliyorlar. |
|
Devamı...
|
|
|
|
<< İlk < Önceki 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1225 - 1233 Toplam 1347 |