|
|
|
Kadın olmak zor ama... |
|
|
|
Yazar Alınteri
|
|
17/10/2010 |
|
Zor olan sadece kadın olmak değil “işçi kadın” olmaktır, “köylü kadın” olmaktır; evde çocuklarına bakan ve ev işlerinin öldürücü bıktırıcılığıyla hergün dört duvara hapsolan ve “ev hanımı” şeklinde saçma bir sıfatla nitelendirilen kadın olmaktır. Zor olan budur.
Yüzyılların ezilmişliğini artık genlerinde taşır hale gelmiştir bu kadınlar. Baba evinde babaya sonrasında kocaya hizmet ve itaat edilir. İşyerinde de patrona. Patronun kadın ya da erkek olması bir şey değiştirmez halbuki. Bu öyle bir kısır döngüdür ki aile içinde kız çocukları bu itaat etmeyi ve eşitsizliği ilk başta anneden öğrenir. Erkek çocukları da hizmet edilmeyi, kadın üzerinde egemenlik kurmayı ve kendi cinsinin “doğuştan” gelen üstünlüğünü… Kapitalist sistemin en küçük- çekirdek birimidir aile ve her şey buradan başlar biraz da. Sonrasında hayatlarımızı ve bilincimizi kuşatan din girer. Kök salmış gelenekler, toplumsal yargılar girer devreye… |
|
Son Güncelleme ( 17/10/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
|
ŞİLİ MİLATTIR! |
|
|
|
Yazar Timur Ugan
|
|
15/10/2010 |
"Zonguldak’ta göçük altındaki ” kader kurbanı “maden işçilerinin cansız bedenleri aylardır “maliyet” yüzünden çıkartılamazken Dünya’nın öbür ucunda, Şili’de örgütlü işçiler yerin yediyüz metre altındaki arkadaşlarını inanç, bilinç ve bilimi olağanüstü gayretleriyle bir araya getirerek olmaz denileni başarıyor.
Karanlığa, madencinin mezarı denilen derinliklere önce yukardaki “karanlık düşünceyi” yenerek diz çöktürüyor.
Şili’deki bu sınıf dayanışması, bu örgütlü güç yalnızca çağın en büyük kurtarma operasyonlarından birine imza atmıyor !
MUHTEŞEM BİR ÖRNEKLE BUNDAN SONRASI İÇİN BİR MİLAT OLUŞTURUYOR ! |
|
Devamı...
|
|
|
"ÇARP(IL)MA" |
|
|
|
Yazar ÖZLEM KESKİN
|
|
15/10/2010 |
|

Borularından lağım sularının damladığı bir yemekhanede demir kaplarda buz gibi yemeğini yedin. Öğleden sonraki derslerden birinin öğretmeni bir önceki ders canını sıktı. Hastaneye kaçıverdin. Vahim olan sonrası… |
|
Devamı...
|
|
|
Nur Sürer aldığı ONUR ödülünü,Taş atan çocuklara adadı |
|
|
|
Yazar EVRENSEL
|
|
15/10/2010 |
Bu yıl 47’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülleri sahiplerine verildi. Nur Sürer, ödülünü taş atan çocuklara adadı.

Nur Sürer ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında iki kez aldığı Altın Portakal’ın ardından bu defa Onur Ödülü almak için sahnedeydi. Nur Sürer ödülünü alırken,“Ödülümü şu anda aslında okulda olmaları gerekirken taş attıkları ve pankart açtıkları için cezaevinde olan çocuklara adamak istiyorum” dedi. Konuşmasında, “Bu ödül aslında, sadece bana ait bir şey değil. Film birçok insanın bir araya gelip yaptığı bir sanat” dedi. Zeki Ökten, Oyuncu Yaman Okay ve Erkan Yücel’i anan Nur Sürer, “Çok uzun yıllardır Altın Portakal’da ilk defa 9 genç yönetmenin ilk filmi var. Birtakım sorumsuzlukların bu gençlerin önüne geçmesi canımı çok sıktı. Gencecik, kendilerini göstermek isteyen, derinlikleri olan bu genç arkadaşlarımız bazı şeylerin önüne geçsin” diye konuştu. |
|
|
|
<< İlk < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 478 - 486 Toplam 1225 |