Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 484036
Ana Sayfa arrow Yazarlar
Yazarlar


HEP O ŞARKI Yazdır E-Posta
Yazar Aslı GÜNEŞ- BİRİKİM   
04/08/2010

Bir Kadın Anlatısı Olarak Hep O Şarkı

 

Hep O Şarkı (1956), Yakup Kadri’nin, roman serüvenini “ilginç” bir biçimde sonlandırdığı bir yapıt. Yapıtın “ilginç”liği, içerik ya da biçiminden çok, “millî-politik” konuların yazarı olarak bilinen Yakup Kadri’nin bibliyografyasında “ayrıksı” durması ile ilgili. İddiası, tezi olmayan, olabildiğince sıradan, naif bir aşk öyküsü anlatılır Hep O Şarkı’da. Hattâ, Atilla Özkırımlı’nın dediği gibi “Hep O Şarkı bir aşk öyküsü bile değildir” (Özkırımlı, “Hep O Şarkı Üzerine” 15). Bu yüzden de, Yakup Kadri hakkında yazılan ciltler dolusu yazının içinde Hep O Şarkı’ya ilişkin bir şeyler bulmak mümkün değildir. Bir kadının ağzından aktarılan “yaşamöyküsü”, irdelenmeye, üzerinde tartışılmaya değer bulunmayarak büyük bir sessizlikle karşılanmıştır. Tek başına bu “sessizlik” bile, romanın yazının başlığında iddia edildiği gibi bir “kadın anlatısı” olduğunu destekler niteliktedir:

Son Güncelleme ( 04/08/2010 )
Devamı...
 
Bir kadının günlüğünden direniş notları Yazdır E-Posta
Yazar Ömer ÇELİK İSTANBUL - DİHA   
04/08/2010

İşten atıldığı için Paşabahçe Devlet Hastanesi bahçesinde kurduğu çadırda 24 gündür tek başına eylemini sürdüren Türkan Albayrak, 'eylem günlüğü' oluşturdu. Günlüğünde kadınlar, hastaneye girip çıkan hastalar ve yürüttüğü mücadelenin zorluğuna değinen Albayrak'a bir de tehdit geldi.

İstanbul'da Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde temizlik işçisi olarak çalışırken işine son verilen Türkan Albayrak hastane bahçesinde kurmuş olduğu çadırda eylemine tek başına devam ediyor. Albayrak, 24 gündür sürdürdüğü bu eylemi tuttuğu günlük ile günü gününe kaydetmesini ihmal etmiyor. Oldukça dikkat çekici bilgiler de mevcut Albayrak'ın günlüğünde. Direnişin 22. gününde yazdığı yazıda Albayrak, şunlara değinmiş: '60'lı yaşlardaki Avrupalı kadınların görünümleri, benim ülkemin 35 yaşındaki kadınları gibi. Dimdik yürürken pırıl pırıldır yüzleri. Bizler ise, kırkında başlarız iki büklüm yürümeye, altmışımızda evden sokağa çıkabilirsek de elimizde baston vardır. Erken büyür benim ülkemde kadınlar, onbeşinde anne olur. Daha vücudu gelişmemiştir ama çocuk doğurur. Yirmisine gelmeden başlar rahatsızlıkları. Hastanelerdir ikinci adresleri. Onbeşinde idare edecek kaynanasını, erkeğine yemek yapacak, bebek bakacak. Ağzı olmayacak, ses çıkaramayacak, yoruldum demeyecek. Yaşıtları olan erkekler oyun oynarken, okula giderken onlar; dünyayı sırtlarında taşır. Birçoğu bir de gidip elin işinde çalışır. Köyde tarlada, şehirde ise ev işlerinde. Çöker elbette kırkında, hayrı yoktur artık, atarlar onu bir kenara. Avrupalı kadınlar da çok çalışıyorlar ama çalışma koşulları daha iyidir. Beslenmeleri daha iyi. Dinlenmeleri gerektiğinde tatile çıkarlar. Kısacası bize göre insan gibi yaşarlar. Bu yüzden direnmeliyim işçiler için, kadınlar için, çocuklar için. Benim ülkemin kadınları da altmışında dimdik yürüsün diye.'

 
DELİKANLICA AŞKIN ŞİİRSİ ÖYKÜSÜ Yazdır E-Posta
Yazar CAN ŞENSES   
04/08/2010

“içimde bir şubat gibi olsa da özlemin
bir de hiç değişmeyecek olan
halk sevgisidir yüreğimde taşıdığım
yıkılmadım bu yüzden / ayaktayım türkü gözlüm...” (s.51)

Turgay Usanmaz

Neden aşk? İnim inim inlerken ülkem! Koparılırken dalından güller! Ötmez olmuşken bülbüller! Neden aşk? Birileri kan üzerine senaryolar yazarken, aptallığı ve hainliği tescilli it dalaşları içinde var mıdır aşkın yeri?

 Her gün düşüp toprağa karışırken genç bedenler! Kanıyorsa tüm coğrafya! Hayır, aşka sarılacağız yine de! İnadına sevdalanacağız!

Devamı...
 
MELEK GİREMEZ SOKAK' IN AVANTACILARI DEĞİLİZ. Yazdır E-Posta
Yazar GÜLDEREN GÜRCAN   
02/08/2010

Şimdi  "ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?", "GÜVENLİK GÖREVLİLERİ RAHAT ÇALIIŞSIN DİYE İŞKENCEYİ SERBEST BIRAKTIK" diyen NETEKİM"in gelmiş geçmiş silsilesinin ve şürekasının hangi kültürün zamanımıza mirası olduğunu daha net anlıyoruz.

Son Güncelleme ( 02/08/2010 )
Devamı...
 
BİR DİLİM BAKLAVA Yazdır E-Posta
Yazar DENİZ TEPELİ –SİNCAN KADIN HAPİSHANESİ-ANKARA   
01/08/2010

“Hırsız bunların hepsi!”
“Asmak lazım böylelerini, asmak!”
“Ne çıkarsa bunlardan çıkıyor!”
“Soysuz veletler!” çığlıkları ve anlaşılmayan bir yığın küfür, hakaret birbirine karışıyor, ortalığı çınlatıyordu.

 

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Sonraki > Son >>

Sonuç 532 - 540 Toplam 1223
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.