Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 486250
Ana Sayfa arrow Yazarlar
Yazarlar


Artık Yeter! Edi Bese! Yazdır E-Posta
Yazar Çiğdem MATER İstanbul - BİA Haber Merkezi   
24/06/2010

Zaten bütün mesele de burada düğümlenmiyor mu? Bu savaş kimleri öldürüyor? Benim yanıtım net; bu savaş bu toprakların yoksul halklarını öldürüyor. Kimlik tanımıyor ama sınıf tanıyor. Cenazelerin gittiği evlerden yoksul feryatlar yükseliyor hep.

O cenazelere en janti takımlarıyla katılan askeri ve mülki erkanın yanında hep bir eğreti duruyor cenaze sahipleri. Evdeki en temiz, en güzel kıyafetler, hep biraz eskimiş oluyor, belli ki uzun zaman önce, belki bir düğün için alınmış kıyafetler giyiliyor, giyilmiyor da hatta, birileri o kıyafetleri giydiriyor muhtemelen adlarını söylemeye mecali olmayan annelere, babalara...

Yoksulların öldüğü bir savaş bu. Çoğu savaş gibi. Önce yoksulları, kadınları ve çocukları vuruyor. Ondandır ki bizden uzak bir savaş. Sadece her akşam haberlerde adlarını duyduğumuz, Yozgatlı, Çorumlu, Sivaslı, Dersimli, Vanlı olduklarını bildiğimiz ama haklarında başka bir şey bilmediğimiz genç erkeklerin öldüğü bir savaş.

Devamı...
 
Çocuk ölmek...BÜYÜK KURŞUNLAR, KÜÇÜK ÖLÜMLER Yazdır E-Posta
Yazar Hüseyin Kalkan   
24/06/2010
“Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?” Sırbistan sınırına 10 km uzaktaki Boşnak şehrinde, adı bilinmeyen bir çocuğunu sorusu bu. 11 Temmuz 1995'da yapılan katliamda öldürülmüş. Öldürüldüğünde 4 yaşındaymış. (*) Lal eder böyle bir soru insanı, değil mi? Çocuklar, hiç olmasa zalimlerde, bu kadar insaf olur sanıyorlar. Çocuk aklı işte. Bilmezler ki en büyük kurşunları, savaşla hiç ilgisi olmayan çocuklar için yaparlar.
Madem bu bir savaş, madem çocukları öldürüyoruz. O zaman, içinde çocuk geçen bütün şiirleri de yakalım. Madem çocuk öldürmek normal, madem bir çocuk bomba ile parçalandığın da, Dünyanın dengesi bozulmuyor, o zaman bütün masalları da yakalım. İçinde çocuk geçen bütün öyküleri karanlık kuyulara atalım. Dünya bir çöl olsun öyle ise.
Devamı...
 
Geleceğimiz için, savaşa hayır, barışa evet Yazdır E-Posta
Yazar Dr. Mustafa Peköz   
22/06/2010
Savaştan beslenenler, onu bir rant merkezi olarak görenler hiç şüphesiz ki savaştan yana olacaklardır. Barış onları korkutur. Barışın engellenmesi için bütün barış olanaklarını yok sayarlar. Barışın adalet ve özgürlük olduğunu bildiklerinden, kulaklarını kapatırlar. Halkların eşit koşullarda özgürce yaşandığı bir ortamda savaş yoktur. Halkları birbirine düşman etmek için savaştan ısrar ederler. Birini diğerinden üstün görmek için yoğun çaba sarf eder. Halklardan birine özgürlük vermiş gibi yapar, diğeri inkâr eder, dilini, kimliğini yok sayar. Birine özgürlük diğerine köleliği verirken, aslında halkları birbirine düşman ederek her ikisini de köleleştirir. Bunun için savaşı bir yaşam tarzı olarak seçer, uygular.

Umutların tükendiği, savaşın dilinin geçerli olmaya başladığı bir anda, yürekli insanlar barış diye haykırmasını bilmelidir. Barış talebini yükseltmek, zor dönemlerin işidir.
Devamı...
 
Barıştan Söz Edecek Cesareti Göstermeliyiz Yazdır E-Posta
Yazar Ayşegül Devecioğlu yazar, İstanbul Kadın Barış Girişimi üyesi   
22/06/2010

Artık ne asker ne gerilla cenazesi gelsin diye silahların susmasını talep ediyoruz. Savaşa ayrılan kaynakların kadınlara, sağlığa, eğitime, doğanın ve kaynakların korunmasına, yoksullukla mücadeleye, yeryüzüyle barışık tarıma ayrılmasını istiyoruz.

Savaşta neredeyse tamamına yakını Kürt olan 58 bin insan hayatını kaybetti. Ormanlar içindeki bütün canlılarla yakıldı, köyler boşaltıldı, ekili alanlar tahrip oldu, silaha askeri malzemeye ve harekatlara harcanan para savaştan rant sağlayanları, silah tüccarlarını zenginleştirirken hepimizi yoksullaştırdı, tarımı, hayvancılığı yok etti.

Yerlerinden edilen milyonlarca insan sefalete sürüklenirken, bu acıdan en büyük payı toplumun yoksulları ve mülksüzleri olan kadınlar aldı.

Kürt halkı ne istiyor?

Yıllardır bu konuda en acı bedeli ödeyen Kürt halkı, şiddetten hoşlandıkları için mücadele etmiyor.

Korkunç ölümlere, evlerinden barklarından edilmeye şiddet meraklısı oldukları için katlanmıyor. Genç kadınlar, erkekler yirmi beş yıldır bunun için ölmüyorlar, “hadi biraz da şiddet yapalım” diye üniversite eğitimlerini, işlerini bırakmış, yoksunluk içinde yaşamaya razı olup, ölmeyi göze alıp mücadeleye atılmış değiller.

Devamı...
 
Hapishanelerde neler oluyor Yazdır E-Posta
Yazar Yıldırım Türker (Radikal)   
21/06/2010

Bir düşünün, tek başınıza bir hücredesiniz. Bir gün iki gün değil, yıllar ve belki bir ömür boyu. Dost gülüşleri, sohbetler uzak ve yasak. Ve her şey dilekçeye tabi. Insana dair hiçbir şey yok. Her gün aşağılama, dayatma ve keyfilikler. Karşı geldiğinde yıllara varan mektup, ziyaret yasakları, havalandırma kapısının dahi kapatılması. Ve dahası Engin’ler, Mehmet’ler... Kendinizi o hücrede düşünmeye devam edin ki Mehmet de o hücredeydi—. Sonra birden kapı açılıyor. Robocop kıyafetli gardiyanlar doluşuyor içeri. Sırtınızı dayayacağınız kimse yok. Sesinizi duyacak kimse de.

Şairin dediği gibi, “Ölüyor insanlarımız/ ne kadar çok... oysa nasıl da hak etmişlerdi yaşamayı...”

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Son >>

Sonuç 559 - 567 Toplam 1225
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.