Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 484036
Ana Sayfa arrow Yazarlar
Yazarlar


Kılıçdaroğlu da nakaratı tekrarladı: Kürt sorunu ekonomiktir Yazdır E-Posta
Yazar Dr. Mustafa Peköz   
07/06/2010

Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un danışmanı Doç. Dr. Nuran Yıldız’ın, Kılıçdaroğlu tarafından CHP’nin Parti Meclisine alınması, sanırım, Kürt politikasının arka planının nasıl örüldüğünü ortaya koyuyor. Kürt ve Alevi kökenli Başkanın izlediği Kürt politikası çok açıktır ki, genelkurmay patentlidir. Başbuğ’un mantığını kullanıyor. AKP’yi de Kürt açılımı yapmaya teşebbüs ettiği için eleştiriyor. Ama şu sıralar Dersim dağlarında yaşanan fiili savaşa dair tek kelime söylemiyor.

Kılıçdaroğlu’nun bu söyledikleri bin kez denenen ve her defasında başarısızlıkla sonuçlanan bayatlamış görüşlerdir. Rahmetli Bülent Ecevit, 40 yıl önce ‘Kürt sorunu yoktur, Güneydoğu’nun feodalite sorunu vardır’ diyordu. Feodalite çözüldü, küreselleşme başladı, Kürt sorunu hala devam ediyor. Özal, Demirel, Çiller, Yılmaz, Erbakan ve en sonunda Erdoğan da aynı şekilde, Kürt meselesini ekonomik ve güvenlik sorunu olarak gördüler. Politik yönelimlerini de buna göre yaptılar. GAP projeleri kurdular, 80 bin korucuya maaş bağladılar, milyarlarca dolar harcadılar, askeri gücünün yüzde 60’ını Kürt bölgesine gönderdiler, tanklar, toplar, uçaklarla her gün bombalıyorlar. Ancak tek bir adım ilerleyemediler. Şimdi, CHP’nin çiçeği burnundaki Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da aynı kervana katıldı. Hepsi ezberlemiş nakaratı tekrarlamaya devam ediyor. Kimse ezberi bozmak istemiyor.

Nuran Yıldız
Son Güncelleme ( 07/06/2010 )
Devamı...
 
Şerzan’ın anne ve babasından Türk halkına mesaj var Yazdır E-Posta
Yazar MAHMUT HAMSİCİ sendika.org   
07/06/2010
‘Benim Türk evlatlarım oldu’
Anne Kurt tıpkı baba gibi Türk halkına çok anlamlı bir çağrı yapıyor: “Bu sorun sadece Kürtler’in mücadelesiyle sonuçlanacak bir şey değildir. Acımı bir Türk annesinin de duyması, hissetmesi ve onunla el ele vermemizle sorunların çözümleneceğini düşünüyorum. Çocuklarımızı kaybetmemek adına birlikte hareket etmeliyiz. Kimsenin kendi annesini, babasını, rengini, cinsiyetini, dilini belirleme şansı yok. Ben Kürt doğmuşsam Türk olarak da doğabilirdim, Türk doğmuşsam Kürt olarak da doğabilirdim. Bizim gençlerimiz silahla mücadele etmesinler. Kimse kimsenin düşüncesini bu şekilde yıldıramaz. Beyinler kavga etsin. Okula gönderdiğiniz çocuğunuzun ölüm haberinin geleceği korkusunu hiçbir anne yaşamasın. Benim Türk arkadaşlarım var ben niye onlarla savaşmıyorum neden onlarla kavga etmiyorum? Neden bizim çocuklarımızın arasında bu yapılmaya çalışılıyor? Ben bir Türk’ü düşman olarak görmüyorsam benim çocuğum da düşünmez. Benim ilk haber verdiğim Türk arkadaşımdı. Çocuğumun yanına Türk arkadaşımı gönderdim. Orada bana destek olmak isteyen Türk öğrenciler geldiler, manevi evlatlığın olmak istiyoruz dediler. Benim Türk evlatlarım oldu.”
Devamı...
 
İnsanlar ve İneklik Yazdır E-Posta
Yazar Genbilim   
07/06/2010

 Siz siz olun ne inek olun nede Laboratuar insanı olun. Kendiniz olun.

Devamı...
 
TÜKENİŞ: YENİ BİR BAŞLANGIÇ MIDIR? Yazdır E-Posta
Yazar İdris Köylü enternasyonalforum   
02/06/2010
Adımı söylüyor biri ağzından salyalar saçarak. “Sen hala orada mı kaldın” diyor… “Biat et örümceğe, rahat bir hayatın olanaklarını tepme”… “ Ne çektik biliyorsun, dünya değişti, artık küresel örümceğin ağları içindesin, çaban boşuna,inadın boşuna”… “Katıl bize, örümceğin nimetlerinden yararlan”… Bu nimet dediğiniz zehir diyorum, yüzünüzde bakılacak yer kalmamış, gözleriniz bulutsu bir tabaka, irin akıyor her yanınızdan, leşten beslenen akbabalardan farkınız kalmamış…. Sizi tanıyorum diyorum, “evet ama diyorlar şimdiki biz o zamanki biz değiliz…” Yanılmadığımı anlıyorum, tanıyorum bunları. Nereden ve nasıl bu ağın içine düştüklerini sormuyorum artık…
Devamı...
 
İnsan cenininde hâlâ solungaçlar bulunur... Yazdır E-Posta
Yazar Delil Karakoçan Günlük   
01/06/2010
'Hayvan basamağının tüm evrelerini aştık; bedenimizde bunların izlerini hâlâ taşırız. Örneğin insan cenininde hâlâ solungaçlar bulunur. Atalarımızdan anı olan bir dizi organlarımız vardır. Örgenleme düzlemimiz solucanları andırır, bizde sempatik sinir sistemi bulunur. Böylece beden ve sinir örgümüzün yapısında tarihsel soy kütüğümüzle karşılaşırız. Geçmişin izlerini taşıyan ruhumuz için de bu böyledir.' (Carl Gustov Jung)

Yani insan evrimini önemli oranda tamamlamış da olsak, hâlâ geçmişten izler, özellikler taşıyoruz ve ruhsal olarak da kendimizi aşmış, uygarlaşmış değiliz.
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Son >>

Sonuç 577 - 585 Toplam 1223
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.