| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 128218
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa Yazarlar Yazarlar
|
|
BM, Türkiye’ye acilen asker göndersin |
|
|
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
14/07/2010 |
|
Eeee, haydi, şimdi de yazın bakalım. “İnsancıl biriydim, şu şehit cenazeleri, PKK beni böyle yaptı” imajlı, sinsi, faşist bir dili ortalıkta gezindiren, her çatışma sonrası sokakta, işyerinde, okulda, kahvehanede Doğululara “alışverişi Türk’lerden yapalım, paramız PKK’ ya gitmesin” konuşmalarıyla sataşan, yan gözle bakan, “PKK”lı yaftası yapıştıran devletin ağzı bu pro-ırkçı “Perver”ler ve “TSK”, artık da sadece “PKK”lıları değil bütün Kürtler hedef tahtasına yerleştirmişken, her Kürdün hayatı, insanların kardeşliği, ülkenin geleceği tehdit altında mıdır, değil midir ? …., 1915, …., 1934, …., 1955 yıllarında asılsız, astarsız suçlar üreterek “Türk kanı taşımayan” Ermenileri, Yahudileri, Rumları yerinden, yurdundan edip evlerine, işyerlerine, mallarına korkmadan nasıl el koyulduysa, bugün de, yine devletin korumasında; yurdun dört bir yanında …., Sinop’ta, ….., Dolapdere’de, ….., İzmir’de, …., Edirne’de, …., Torbalı’da, …, Muğla’da….., Sivas’ta basit arkadaş, mahalle kavgalarını “Kürtlere” saldırıya dönüştürüp, Şerzan’ları öldürerek, aynı şeyin Kürtlere de yapılmak istendiği doğru mudur, değil midir? Ama, yok öyle. Siz malumlar, alıştınız.Irkını, mezhebini beğenmediğiniz vatandaşları yurtlarından postalamaya, emeklerini paylaşmaya.
Ne, ne, ne, “Atatürk milliyetçisiyiz, kafatasçı, faşist değiliz” mi diyorsunuz. Geçin bi kalem o işleri, savaşmayan ama savaştıran beyazlarım, Generalim, beyim, hanımım. Geçin, geçin artık. |
|
Devamı...
|
|
|
Madımak Ergenekon'da Ne Tarafa Düşer? |
|
|
|
Yazar ELİF DUMANLI Ankara - BİA Haber Merkezi
|
|
12/07/2010 |
|
Şimdi ben de kendimize (Alevilere) soruyorum. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarında hükümette kimler vardı? Oy verdiklerimiz bizleri koruyamıyorsa, koruyamadıkları gibi, öldürülme nedenlerimizi MİT yetkililerine soruyorlarsa o zaman bizler neden hükümet seçimlerine katılıyoruz, MİT seçimlerine katılalım. MİT'te iki üç tane üst düzey yetkili dedemiz olsun. Belki onlar gaz ayarlaması sırasında gaz kaçağını kontrol ederler. Her atlayan can havliyle pencereye doğru gidiyordu. Kalasçı adamın önünde, yere düşmüş kırklı yaşlarda bir kadın vardı. Adamla tartışıyordu. Pencerenin önünde ne olduğunu anlamadım. Anlayacak halde de değildim. Bir an önce çıkmak istiyordum. Ben de pencereye doğru yöneldim. Attığım adımla birlikte sırtıma kalaslar inmeye başladı. "Yanın orospular!" sesini duyduktan sonra yerdeki kadının da yediği kalasla birlikte yere düştüğünü anladım. |
|
Devamı...
|
|
|
Oğlu ölüyor oğlu, gururlanıyorsa… |
|
|
|
Yazar Gülsen FEROĞLU
|
|
07/07/2010 |
|
İki yana sallanır “Oğul, oğul yaktın beni. Dağların tepesi karlı hala. Ne bahar, ne yaz gelmek istemez sanki buralara demiştin.Artık hiç yaz olmayacak kuzum, kuzum ”la söylenirken, bir köşeye sinmiş yakın arkadaşına “Gelirken Ahmed’imi, niye getirmedin”le seslenir. “Seni, ne çok severdi”yle aylardır dokunamadığı oğlunun ellerine dokunurcasına ellerini tutar, okşar hafifçe. “ Ah sevdam, lokantaya gideriz, sana 2 porsiyon acılı Adana yedireceğim’i daha dün telefonda söyleyen sen değilmişsin gibi.” Oğlu, kızı, ölmüştür.Bir başınadır.Oğlunun, kızının duvardan indirip dizlerine koyduğu ahşap çerçeveli fotoğrafının üzerinde gezinen parmakları sızıldar. Nasıl da canlıdır o kara gözler. “Ölmek için o kadar küçükken, öldü diyorlar senin için. İnanabilir miyim cesedini görmeden, dokunmadan. Şu esinti kadar hızlı mı geçtin bu dünyadan. Sensiz dünya dönmez sanırdım.”
Oysa, hani analar, babalar gömmeliydi ya oğullarını, kızlarını. Oğullarınız, kızlarınız ölüyor, oğullarınız, kızlarınız. Yokluklarında hayat olmaktan çıkmış yaşamlarınızda, hala gururlanabiliyorsanız, insanlığı bitmiş, sahtekarlarsınızdır. |
|
Devamı...
|
|
|
ATATÜRK'ÜN İNTİHAR EDEN MANEVİ KIZI ZEHRA AYLİN |
|
|
|
Yazar Gürkan HACIR-AKŞAM
|
|
04/07/2010 |
Atatürk'ün intihar eden manevi kızı Zehra Aylin Zehra Aylin, Paris ekspresine bindi. Tren Amiens Gölü yakınlarındaki istasyona varmak üzereyken içinin daraldığını söyledi. Pencereye yanaştı ve ne olduysa o an oldu. Bir rivayete göre dengesini kaybedip düştü, bir diğerine göre ise intihar etti Geçtiğimiz hafta henüz Atatürk'ün doğru düzgün biyografisine sahip değiliz diye yazmıştım. O halde iş başa düştü. Atamızın bilinmeyen yaşamına ilişkin küçük bir katkı sunmak şart oldu. Atatürk'ün manevi kızları denince aklımıza bu dünyadan göçmüş olan Sabiha Gökçen, Afet İnan Hanımlar ve halen hayatta olan Ülkü Adatepe Hanımefendiler gelir. Ama Atatürk'ün manevi evlatları bu isimlerle sınırlı değildi. Rukiye, Zühre, Ömer, Afife, Nebile, Sığırtmaç Mustafa, Abdurrahim Tunçak ve Zehra Aylin... Hemen hiçbiri hakkında doğru dürüst bilgimiz yok. Ne yaptılar? Nasıl bir hayat sürdüler? Kimle evlendiler? Çocukları oldu mu? Hiçbir şey bilmiyoruz... Dedim ya ulu önderimiz Atatürk'ü artık Selanik-Samsun tarih tekerlemelerinden kurtarmamız lazım |
|
Son Güncelleme ( 04/07/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
|
YANIYOR BU DAĞLAR ANNE, |
|
|
|
Yazar Kadem CAN
|
|
02/07/2010 |
|
Dediler işkiya dağda. Saldılar peşlerine tetik elde. Düşmanın dediler karşı tepede. Yanıyor bu dağlar Anne.
İster kınalı kuzu mehmet. İster gerilla ister eşkiya de. Yaşamak için vuruyoruz vuruluyoruz. Bitiyor bu dağlar Anne. Bu savaşın galibi yok. Hayatların değeri yok. Silah satanların hesabı çok. Göçüyor bu dağlar Anne. |
|
Son Güncelleme ( 07/07/2010 )
|
|
Devamı...
|
|
| | << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 10 - 18 Toplam 686 |
|
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|