|
Beni bul anne...
Artık saf değilim ne yazık ki! Sersem bir yaşamın en dalgın yerinde dokun bana doğurgan vicdanınla... Tekrarı olmayan tezenelerde (!) çaresizlikte, haykırışta, bir serçe yüreğinde...
Göç şarkılarında, geçersiz öç yeminlerinde, peysiz kuş yemlerinde... Anne:Sizi öldürüyorlar, bizim ellerimiz zehre bulanıyor... Sizi dövüyorlar, içimiz kan ağlıyor... Sizi yok ediyorlar, vicdanımız arsızlaşıyor... Beni bul anne... İçinde telli turna, alalı keklik geçen türkülerde. Beyaz mendillerde...Kına gecelerinde, allı pullu renklerde.Sonbaharda mesela... Ne diyor Murathan Mungan:Unutulmaz anılarımız kalır o anlarda,Nedendir bilinmez, anılarımız hep sonbaharda... Artık kahverengiye çalan, sararmış bir yaprak küfünde bul beni... Aşk sana benzer anne, biraz ondan.Kemanın sesi, acının sessizliği... Gecenin koyu lacivert gizemi, sabahın rafadan yumurta sarısında Ne yap, ne et ama.Beni bul anne. Saf değilim artık ne yazı ki! Bir Afrika kabilesi yalnızlığında yüreğim. Hayatın ortasında heybetli ama gülüp geçilen bir totem gibiyim. Sizi öldürüyorlar anne... “Mendilimde kan sesleri” gökte arsız bir yıldız... Bir çocuk neden ağlar anne?Acı, acıyı neden dağlar?Doğum sancısı neye benzer sonra... Ruhum bozuk çalar, yüreğim serseri çarpar... “Bir bebekten, bir katil nasıl doğar?”Beni bul anne... Yürüt, asil gebeliğine.Bebekliğime.Ak sütüne...Emeklememe...Emziğime... Artık saf değilim anne...Sizi, öldürüyorlar...Sizi...Sizi. SIZI... Tunceli Emek |