Ağaçları tanıdıkça mutluluk denilen her ne ise, toprakla ilişkili olduğunu, kök salmakla ilgili bir şey olduğunu anlayacaksın. Meyve ağaçlarını tanıdıkça, Kemal Yalçın’ın ‘Emanet Çeyiz’de aktardığı bir sözü daha iyi kavrayacaksın; Ayancıklı Baba Yorgo’nun sözünü: “Tek meyve ile bahçe olmaz.” Çeşitliliğin anlamını bir türlü kavrayamayan nice insanın aslında doğaya sırt çevirdiğini anlayacaksın.
Biliyorum yazmakta çok geciktim. Ama her yazmak istediğimde, her yazmaya başladığımda aklıma Türkiye’de olan bitenler geldi. Yazamadım bekledim. Bekledikçe daha fena şeyler oldu. Sana söylemek istediğim güzel sözleri bulabilmek için daha çok beklemem gerekti. Umarım beni anlarsın. Biliyorum bu ara pek evden çıkmıyorsun. Çıkmamakla da çok iyi ediyorsun çünkü dışarıda ortam hiç bebeklere göre değil. Televizyon ve gazetelere de pek ilgin yok, onu da biliyorum. Onlara ilgi duymaman da çok iyi çünkü onların çoğu ne sana, ne de dünyada hiçbir bebeğe yakışmayacak söylemlerle dolu. Gecikmeme neden olan şeyler her yerde yani. Gecikmemi pek umursamayacaksın biliyorum çünkü senin henüz hiç acelen yok. Yazmakta zorlanmam seni hiç rahatsız etmeyecek. Türkiye’de olan bitenleri değil, başka türlü bir yazı yazabilmek için beklememe kızmayacaksın. Hem bir çocuğa hep nelerin olmaması gerektiği anlatılmaz ki. Hep nelerin olmaması gerektiğini anlatmak, hem de senin gibi küçük bir bebeğe, kocaman bir haksızlık olmaz mı? Olmaması gerekenleri anlatmak yerine, olması gerekenleri bir düş gibi anlatmak da istemem. En iyisi, en doğrusu nedir bilmem ama bence olması gerekenleri romantik bir söylemle anlatmak yerine, gözler önünde olanlardan yola çıkarak anlatmak daha doğru. Gözler önünde olandan birazcık ders çıkarmak daha güzel. HAYVANLAR GİBİ Çocukların hayvanlarla arası iyidir. Biliyorum sen de hayvanları seveceksin. Belki de kimi çocuklar gibi onlardan çok şey öğreneceksin. Belki sokaktaki kedilerden bir kedi kadar çevik ve kıvrak olmayı öğreneceksin. Köpekler insanların dostudur. Dünyanın hemen her yerinde köpeklerle dost insanlar var. Belki de köpeklerle insanları dikkatle gözlemleyip, onlardan dostluğu ve sadakati öğreneceksin. Belki gün gelip denize girdiğinde denizin altındaki yaşamı keşfedeceksin. Denizdeki balıkları dikkatle izleyip bir balık gibi sessiz ve dikkatli olmayı öğreneceksin. Belki birçok insan gibi sen de televizyonda filleri izleyip onlara hayran olacaksın. O kocaman ve güçlü filleri izlerken hem güçlü hem de nazik olmayı öğreneceksin. Ama nazik olmanın yetmediğini de göreceksin. Fillerden hem cesur, hem de dayanışmacı olmanın önemini de öğreneceksin. AĞAÇLAR GİBİ Birçok bebek gibi sen de bir kentte dünyaya geldin. Bu nedenle senin dünyan ağaçlarla dolu değil; seni ağaçlara götürmeleri gerekecek. O zaman göreceksin, ağaçlar sana çok ama çok şey öğretebilir. Belki de birçok insan gibi çınar ağaçlarına hayran olacaksın. Onlar gibi dik ve kendinden emin duran bir insan olmak isteyeceksin. Belki bir gün bir dut ağacı karşına çıkacak. O zaman anlayacaksın ki, dut ağacının meyvesi parlak raflarda, göz alıcı sergilerde bulunmasa da çok güzel. Yapay olmayanın daha güzel olduğunu dut ağacından öğreneceksin. Belki bir gün karşına bir erik ağacı çıkacak. Ekşi ve tatlıyı o erik ağacından tadacaksın. Bir can eriği kadar doğal ama heyecan verici olmanın güzelliğini keşfedeceksin. Heyecansız yaşamanın anlamsızlığını erik ağaçlarından öğreneceksin. Gün gelecek zeytin ağaçlarını karşında bulacaksın. Hiç de süslü püslü, hiç de şatafatlı görünmeden dolu dopdolu olmayı, almaktan çok vermeyi zeytin ağaçlarından öğreneceksin. Belki barışın anlamını da o zaman keşfedeceksin. Ağaçları tanıdıkça mutluluk denilen her ne ise, toprakla ilişkili olduğunu, kök salmakla ilgili bir şey olduğunu anlayacaksın. Meyve ağaçlarını tanıdıkça, Kemal Yalçın’ın ‘Emanet Çeyiz’de aktardığı bir sözü daha iyi kavrayacaksın; Ayancıklı Baba Yorgo’nun sözünü: “Tek meyve ile bahçe olmaz.” Çeşitliliğin anlamını bir türlü kavrayamayan nice insanın aslında doğaya sırt çevirdiğini anlayacaksın. AYÇİÇEKLERİ GİBİ Belki bir gün karşına kocaman bir ayçiçeği tarlası çıkacak. Ayçiçeklerinin hiç çekinmeden, hep birlikte, her gün güneşe döndüklerini göreceksin. Ayçiçekleri konuşmasalar da, sana doğrulardan gözünü ayırmamanın önemini anlatacaklar. Hiç çekinmeden hep doğruya doğru dönmeyi onlardan öğreneceksin. Hoş geldin Ela. Doğa seni bekliyor Evrensel.net |