Cumhuriyet Halk Partisi hakkında çok ciddi bir tez yazıldı mı bilmiyorum ama Türkiye’nin tarihi açısından çok önemli olacağına inanıyorum. Genç olsaydım böyle bişey yapar mıydım bilmiyorum, bilmiyorum çünkü böyle bir araştırma ciltlere bile sığmaz, CHP’nin tarihini yazmak Türkiye’nin tarihini yazmaya eşdeğerdir sanırım… Dersim katliamı tartışılırken iktidar bilerek bir yanlış yapıyor, CHP de bu yanlışı görmeden devamlı yanıt veriyor ve partisini savunmaya çalışıyor. Sol adına yada sosyal demokrasi adına CHP’nin geçmişini savunduğunuz anda hem sağcıları hem de sosyalistleri ikna edemezsiniz… CHP’nin geçmişi derken sadece tek parti dönemini kastetmiyorum, neredeyse bugüne kadar olan dönemi kastediyorum.
Önce Kurtuluş Savaşı dönemine bakmak gerekiyor sanırım, o dönemde Türkiye’de okuma yazma oranı yüzde 4’ün altında. Yüzde 4’ün yüzde kaçı üniversite mezunu bilmiyorum ama okuma yazma oranı yüzde 4’ün altında olan bir ülkede sosyal demokrat yada demokrat bir parti çıkmaz. Çıkmaz derken yanlış anlaşılmasın böyle bir parti kurulur ama tabanı olmaz. O yüzden bilhassa 1946 yılına kadar yapılanları eleştirirken devleti yada CHP koalisyonunu eleştirmek daha doğru olur. Dersim katliamında genel kurmay başkanı Fevzi Çakmak. Çakmak esas olarak katliama karar veren kişi. Daha sonra Demokrat Parti’den milletvekili oluyor ve oradan da ayrılarak Millet Partisi’ni kuruyor. Yani MHP’nin tabanını oluşturan partiyi kuruyor. Katliamda başbakan Celal Bayar, o da Demokrat Parti’nin kurucusu ve cumhurbaşkanı… O dönemde Adalet Bakanı Şükrü Saracoğlu. Saracoğlu 1942 yılında başbakan olarak hükümet programını okurken “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız.” diyor. CHP’nin önemli kişilerinden biri de Recep Peker’dir. Peker Musoloni ve Hitler’e yakınlığıyla bilinir ve TBMM üzerinde “Faşist Konsey” kurulmasını önerir. Bu öneriyi İsmet İnönü onaylar ama Atatürk reddeder. CHP’de görev yapanları, istifa edenleri ve onların siyasi çizgilerini saymakla bitirmek neredeyse olanaksız. 12 Mart sonrası başbakanlık yapan Sadi Irmak bunlardan biri. Sadi Irmak 12 Mart faşizminin başbakanı ayrıca 12 Eylül sonrası kurulan Danışma Meclisi Konya üyesi. Yani iki darbenin de vazgeçilmezi neredeyse. Nihat Erim ondan farklı değil, o da 12 Mart darbesinin başbakanı ve kendisi “Balyoz harekatı”yla geçmiştir tarihe… Ferit Melen yıllarca CHP milletvekilliği yaptı ama o da 12 Mart faşizminin başbakanlarındandı. Ayrıca 12 Eylül faşizminin partisi Milliyetçi Demokrasi Partisi’nden milletvekili seçildi… 12 Mart darbesinden önce yapılmak istenen 9 Mart darbesini bilmeyen yada okumayan kalmamıştır sanırım. Muhsin Batur 9 Mart darbesinin en önemlilerinden birisidir ama 9 Mart darbesi olmayınca 12 Mart darbesinin Kara Kuvvetleri Komutanı’dır… Aynı Batur 1974 yılında kontenjan senatörü olarak atanır ve daha sonra CHP’ye geçer. 1980 yılında da CHP’nin Cumhurbaşkanı adayıdır… Turhan Feyzioğlu da ilginç bir kişiliktir. Yıllarını CHP’ye vermiş ancak İsmet İnönü CHP’nin Ortanın Solu’nda olduğunu açıklar açıklamaz partiden ayrılmış ve Güven Partisini kurmuştur. Feyzioğlu hem 1975’de kurulan 1. MC hükümetinde Süleyman Demirel’in başbakan yardımcılığını yapmış hem de 1978’de kurulan Ecevit hükümetinin başbakan yardımcısı olmuştur. Bunlara Kemal Satır’ı da ekleyebiliriz. Satır CHP’nin başına geçince CHP’den ayrılmış ve Turhan Feyzioğlu’nun partisinde başkan yardımcısı olmuştur. Yani 1980 darbesi öncesine kadar kurulan bütün partiler ve hükümetler CHP’den çıkmış durumda… Ecevit de partinin başına demokrat olarak gelmiş ve önce MHP’yi tehlike görerek MSP’yle (Necmettin Erbakan) daha sonra da Erbakan’ı tehlike görerek MHP’yle koalisyon kurmuş birisi… Sadece yukarıda yazdıklarımı tarih olarak incelemeye kalksak kaç sayfalık bir kitap çıkar bilmiyorum ama şu bir gerçek ki ortaya CHP tarihinden çok Türkiye ve Türkiye’nin sağ tarihi çıkar sanırım. CHP hiç mi sosyal demokrat olmadı diyenleriniz çıkabilir, bence Erdal İnön ü’yle denedi, daha doğrusu Erdal Bey denedi ama onda da partinin adı CHP değildi, zaten Deniz Baykal SHP’de başkanlık yarışını Erdal İnönü’ye karşı hep kaybedince CHP’yi kurdu ve partiyi olması gereken yere oturttu. Bir ara Altan Öymen başkanlığında da denendi sosyal demokrat parti olma çabası ama o da uzun sürmedi ve Baykal hemen geri geldi… Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu deniyor CHP’yi sosyal demokrat parti yapmaya… Partinin adını değiştirmeden yapabilir mi bilmiyorum, bildiğim işinin çok zor olduğu… Benim anlatmak istediğim CHP’nin hükümet olduğu dönemleri eleştirenler esasında kendilerini eleştiriyorlar parti olarak çünkü hepsi bu partiden çıkmışlar ve o dönemde de kendileri görevdeymiş. Yani bugünkü CHP eskiyle ilgili eleştirileri yanıtlarken bunları göz önünde bulundurmak zorundadır, yoksa her defasında bu oyuna gelir ve geliyor. CHP bugüne değin hep devlet partisi çünkü, yukarıdakiler de bunun kanıtı. |