Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 559017
Ana Sayfa
Böyle mi Koruruz Cumhuriyeti ? Yazdır E-Posta
Yazar NALAN TEMELTAŞ   
15/12/2011
Savaşın direkt sonuçları yanısıra dolaylı sonuçları, biriken travma, kırıla kırıla sertleşmiş kalpler, dizboyu güvensizlik, bağışıklık sisteminde hala kardeşlik genetiği mümkün kuşaklar ve onların gökyüzünde melek olmaya yakın yaşları. 

 

 

Başlığı Haluk Levent'in bir şarkısından ödünç aldığımda Diyarbakır sopsoğuk( oldukça soğuk anlamında yerel söylem) bir sabaha uyanmıştı. Görünüşte olağan bir sabah. İşe güce bakanlar, açılan dükkan camekanları, kir pas içindeki sokağın Kürt kedileri. Bedensel ya da ruhsal bütünlüğü bozulmadan da vatansever olabilenler araçlarında Kürtçe klip izliyorlar. Savaş uçakları henüz uyanmamış. Gökyüzü pek sivil mavilikte. Küçük çıraklar, gündelikçi kadınlar vakti.

Halkın katlanılabilir olmaktan çoktan çıkmış yoksulluğu, yetersiz beslenen çocuklar, küresel egemen güçler ve onların yerleşik işbirlikçileri. Gözleri buğulu Kürt zengini halkının yoksulluğunun derinleşmesinde ne kadar katkısı olduğunun farkında mı acaba? Aldığı her spekülatif arsa ile kendisi varsıllaşırken , sokağın tehlikeleriyle başbaşa kalacak Kürdi çocuk sayısının arttığının, ne kadar farkında?

Herhangi bir eylemde kitle üzerine sürmeyi marifet bilen panzer şöforleri (!) karşısında kalacak o çocuklar! Allah vermesin valiliğin 'şefkat' dolu kollarında devlet himayesine alınacak o çocuklar. Sokaklarda mızıka çalma çocuk vurulursun demişti rahmetli Kazım. Sokağın çocukları büyürlerse fırsat bulup , ortaikiden terk ederde özgürlüğü seçerlerse , vurulurlarsa o vakitte cesetlerine de adli tıp el koyacak! Diyelim ki ölmeden emekle yapılabilecek mütevazı bir varlık biriktirdiler ve yine özgürlüğe gönül kaydırdılar, bu kez bölücülükten mal varlıklarına el konacak. Nasıl perşembenin gelişi çarşamba mı cuma mı?

Savaşın direkt sonuçları yanısıra dolaylı sonuçları, biriken travma, kırıla kırıla sertleşmiş kalpler, dizboyu güvensizlik, bağışıklık sisteminde hala kardeşlik genetiği mümkün kuşaklar ve onların gökyüzünde melek olmaya yakın yaşları.  Gelecek kuşakların içi de dışı da yakan umutsuzluğu, bu umutsuzluktan beslenen politik manevralar. Sıksık tekrarlanan yoğun duygu patlamaları, gösteriler Güneydoğu Türkiyelilerin normal bir hayata geçmesinin önünde engel. Eylem repertuarı giderek genişliyor, genişleyecek.

Köyleri zor ile boşaltılan köylerin politik göçmenleri büyük kentlerin neon ışıklarından nasıl korunsun ki? Bu toplumun daha çok inşaat işçisi, badanacı boyacı, vasıfsız elemana da ihtiyacı var değil mi ama? Oysa bir günlük yevmiyeleri kesilince açlık sınırına kolayca gidebilecek aileler onlar. Politik göçmenlerin sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, düşlerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmak ,dayanışmak için yapılan proje üstüne projelerin çer çöpü, ıvır zıvırı. Ezilenlerin en altta acı çekmeleri, çok 'değerli' yurttaşların ise banka hesaplarının artması için sürmesi gereken sistemin toplumsal aktörlerinin 'çocuk okut üstbaş al ' hayırseverliği! Doların Avronun hakikatli koruyucuları, özel mülkiyetin gerçek pirleri, cumhuriyetin şımarık çocukları , en az muktedir kadar suça bulanacaktır.  Ah bu arkaik düşünceler de kâbus kardeşim kâbus! Bir meydan okumalar, bir imalar işte eski komünist alışkanlıklar! Ne demiş büyüklerimiz sokma komünisti avluya , yoksa vır vır vır işte!

Emek Dünyası

 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.