Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 485429
Ana Sayfa
Kadınların öldürüldüğü federal cumhuriyet! Yazdır E-Posta
Yazar İstanbul shp il yönetiminden Nuvide Ertek aracılığı ile Nihal Kemaloglu'nun kaleminden   
18/12/2008

1. yüzyılın zihniyetini temsil eden bir demokrasi Irak’ta inşa ediliyor!

Mart 2003’te başlayan uygarlaştırıcı operasyon devam ediyor!

Batı’nın demokrasi tarihinin kanlı bedellerle ödünlenmiş bir tarih olduğunu söyleyenleri Irak haklı çıkarıyor!

Irak’ta 2 milyona yakın sivilin ölümünden bahsediliyor.

Yıkılan ve işgal edilen ülkenin önce kadınlarının ve çocuklarının varlıkları işgal edilir.

Savaşın ve şiddetin nesnesi onlardır.

İşgalin ilk altı ayında 6 bin tecavüz vakası kaydedildi, içlerinde çocuklar da vardı.

Çözülen toplumsal yapı, ahlakla birlikte bütün toplumsal bağları da eritti.

Iraklı kadınlar, Iraklı erkeklerin de tecavüzüne maruz kalıp, fuhuşa zorlanıp savaş ekonomisinin malı haline getiriliyorlardı.

Iraklı erkeklerin tecavüz ettikleri kadınları yaktıkları yazıldı.

Kayıtlara geçmeyen yüzlerce intihardan bahsediliyor.

İşgal güçlerinin yaptıkları zulüm ve işkencenin görüntüleri her yerde dolanıyor.

Medeniyet bu olsa gerek, işkenceyi ve ölümü evden izleme konforu.

Amerikan ve İngiliz birliklerinin otoritesinin yerel güçlere geçmesiyle Iraklı kadınlara yönelik şiddetin sahibi değişti.

Sünni polislerin Şii kadınlara, Şii polislerin Sünni kadınlara tecavüz, cinsel saldırıları arttı.

Sünni, Şii, Yezidi, Türkmen, Kürt, Azeri, Arap halkı birbirine şiddet üreten bir mozaik haline geldi.

Her etnisite ve din farklılığı kendi düşmanını yarattı ve saldırdı.

Yeni Irak Anayasası devreye girdi, demokrasi işlemeye başladı!

Anayasa, devletin dininin İslam olduğunu ve İslam’ın ilkeleriyle çelişen yasaların çıkartılamayacağını beyan ediyordu.

Aynı anayasa, Iraklı kabile ve aşiretlerin din, hukuk gibi değerlerini teminat altına aldığını da beyan ediyordu!

Kadınlar yurttaş kabul edilmiyor, şeriatın ve aşiretin hükümlerine mahkum ediliyorlardı.

Medeni kanunu olmayan İslami ve feodal bir ortaçağ rejimi kurulmuştu.

Törenin ve şeriatın gerekleri yerine getirilmeye başlandı.

Hükümetin gözünde namus cinayetleri suç değildi,

Çünkü aşiret kültürü ve hukukunun meşruiyetine sahipti.

Son bir ayda Kürt bölgesinde 100 kadın töre cinayetine kurban gitmiş. Irak toplamında da 300 kadın.

Irak’ın güneyinde her ay 15 kadın dini gerekçelerle öldürülüyor.

Musul’da 17 yaşındaki Yezidi kız başka mezhepten biriyle evlenmek istediği için erkek akrabaları tarafından öldürüldü.

Öldürülmesi internette yayınlandı.

Birkaç gün önce Kuzey Irak Yerel Parlamentosu’nda çokeşliliğe cevaz veren yasa kabul edildi.

Savaş öncesi Saddam döneminde bile üretimde yer alan, yurttaş olan kadınlar şimdi ülkelerinin köleleri ve cariyeleri...

Topu topu 6 yıl önceden söz ediyorum.

Demokrasi, insan hakları, büyülü sözler günümüzde.

21. yüzyılın dünyasını bu sözlerin gücüyle kuracaklar. Irak’ta olduğu üzere.

Ülkemizde de derin kökleriyle bu garabet demokrasiyle empati kuranlar bilsin ki mutfak, vitrin gibi değil. Mutfakta kadın kanı içen vampirler var. Siz de dikkat edin.

Töre gereği bedelin kadınlara ödetildiği bu kirli, pis petrol savaşının sonucu çıkan aşiret devletçiklerine kimse güvenmesin!
 
Nihal Kemaloglu
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Son Güncelleme ( 19/12/2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.