
“Temel ilke Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir.
Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan kendini kurtaramaz.”
(Mustafa Kemal ATATÜRK)
***
“Kemalizm, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin devrimci milliyetçilerinin bir milli kurtuluş bayrağıdır.
Kemalizm’in özü emperyalizme karşı tavır alıştır.
Kemalizm bir burjuva ideolojisi veya küçük burjuvazinin veyahut asker- sivil bütün aydın zümrenin ideolojisi saymak kesin olarak yanlıştır.
Kemalizm küçük burjuvanın en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında antiemperyalist bir tavır alıştır. Bu yüzden Kemalizm Soldur. Milli kurtuluşçuluktur.
Kemalizm devrimci milliyetçilerin emperyalizme karşı aldıkları radikal politik tutumdur. Dünyada ilk muzaffer olmuş bir halk savaşını veren radikal milliyetçiler bu bakımdan ülkemizin-kökeni Osmanlı alt bürokrasisin ilericiliğine dayanan- bir orijinalitesidir.
Kemalistler için ülkemizdeki asker-sivil aydın zümrenin Jakobenleri diyebiliriz. “
(Mahir ÇAYAN- Bütün Yazılar sayfa 398)
***
Bu memlekette Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlarda bizleriz. Onun istiklali tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.
Türkiye’nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk, varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik. Bunun aksine iddia edenler vatan hainidir.
Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun işbirlikçileridir.
Ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığı için armağan etmekten onur duyuyorum.
Bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.
(1971-Deniz GEZMİŞ- Sorgu)
***
Hakkımızı Ulus’tan alıyoruz, gücümüzü Ata’dan Artık tüfeklerimize barut yerine devrimci düşünceyi sürmek zorundayız.. Tetik o zaman güvenilir olur.
(1968 Hava Harp Okulu Yıllığı- Hasan ÖZGEN)
Kızıldere’de öldürülen Teğmen Saffet ALP’de bu yıllığı hazırlayanlar arasındadır
***
Mustafa Kemal’in devri bitmiştir. Ama devrimler bitmemiştir. Ve O’nun geleceğe çizdiği kesin çizgi’de sürüp gitmektedir.
Bayrak yere düşmemiştir. Yüz binlerce gencin havaya kalkan yumruğunda, onbinlerce öğretmenin hak isteyen sesinde, bizim mermilerimizde ve milyonların ayak seslerinde Devrim bayrağı daha yükseliyor, daha yükselecek gökyüzüne doğru.
Korksun emperyalistler, korksun işbirlikçiler, korksun onların uşakları…
Ne rütbe, ne nişan peşindeyiz; Erzurum Kongresinde üniformasını bırakan Mustafa Kemal’in sönmez ateşindeyiz.
Gün 24 saat Türk halkının kurtuluş işindeyiz.
(69 Deniz Subayı Bildirisi- Sarp KURAY- İsyan ve Tevekkül)
***
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmibir yaşında, işkencecilerin ellerine terk edildik.
Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize.
Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da susmuşlardı olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.
Hukuk adına, demokrasi adına, batı uygarlığına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
(Uğur MUMCU)
***
Yukarıda yazılanlar tarihe geçti. Mustafa KEMAL’le başlayan bağımsızlık türküsü ve bayrağı elden ele, dilden dile geçti.
68’ li ve 78’li sivil - askeri gençlik ve halk kemalist maskeli işbirlikçilerle ezildi.
İşkencelerde hapishanelerde yapılanlar “Kemalizm” adına yapıldı. Bir neslin genleriyle bilinçli oynadılar. İşbirlikçilerin arkasında Emperyalizm vardı.
1980 sonrası Emperyalizm sivil toplum örgütleri ve fonlarıyla geldi.
Bedenen ezdiği halkı, ruhça da ezdi.
Mustafa KEMAL ve bayrak düşmanlığı pompalandı.. Parayı alan düdüğünü çaldı. Etnik ve dinsel düdük sesleri her yeri kapladı. Boşalan ruhlara bedenlere işbirlikçi ruh yerleştirildi.
Gençler, bu ruhunu teslim alınan bir kısım 68’ li ve 78’lilerce tarihinden koparıldı. Mustafa Kemal’e ve bayrağımıza düşman edildiler.
Türkiye’nin ruhundan kopan bu kişiler Deniz Gezmiş’in Mahir Çayan’ın adını kullanarak örgütler kurdular. Onların Mustafa Kemal’den gelen bağımsızlık ruhunu gençlere vereceklerine, kendilerinin hastalanmış, bozulmuş ruhunu empoze ettiler. Devrimci mücadeleyi tarihinden kopardılar.
Gün bu oyunları bozup tarihimizle barışık yapıyı hızla kurma günüdür.