Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 485600
Ana Sayfa arrow Yazarlar arrow O ŞİMDİ HAPİSHANEDE O SARP KURAY
O ŞİMDİ HAPİSHANEDE O SARP KURAY Yazdır E-Posta
Yazar YAŞAR SEYMAN BİRGÜN   
16/02/2009

Sarp Kuray, 68 kuşağının çok renkli hiç bitmeyen bir kaynak olduğunu hapishaneye giderken bizlere gösterdi.Sarp giderken beni de geçmişe götürdü.İş Bankası’nda işe başlarken, beni iki deneyimli ablanın yanına verdiler. Biri avukat İnci Çiloğlu diğeri rapor yazıcı Bilge Taplamacıoğlu.Bilge Abla ile bir dinlenme anında söyleşirken, onun Sarp Kuray’ın ablası olduğunu öğrendim. Devrimci yüreğim ışıldadı. Yanımdaki naif ve engin gönüllü kadının eski Ankara Valilerinden Enver Kuray’ın kızı olduğunu anımsadım.

Sarp Kuray’ı hiç görmedim, hiç tanışmadık. Onunla tanışıklığım televizyon ekranlarında oldu en son yine onu televizyonda yıllar sonra hapishaneye gittiği gün gördüm…

Biz 78’liler 68 Kuşağının sürümü bir kuşağız.Onların açtığı yoldan daha keskin, daha acımasız, daha ödünsüz yürüdük. O nedenle bir kuşak biçildi. Yıllar sonra emekli generaller bile söyleşilerinde “bir dozer gibi solun üstünden geçtik.” Diyebildiler.Biçilen bir kuşak, yaşadıklarımız bir yana, tanık olduklarımız bile bizi paramparça etmeye yetti.İdam sonrası Deniz Gezmiş’in okul defterimin arasında unutulmuş, kesilmiş fotoğrafına bile aldığım üç günlük okuldan uzaklaştırma cezası, cezaların en ağırı olduğu yıllar…O yıllarda düşünce önderimiz olmasa da biz 68 Kuşağının öncülerini sevdik. O yıllar sevgisiz olduğumuz yıllar hiç olmadı.

 Oysa bugün bu başlığı görür görmez Sarp Kuray’a ne çok kusurlar bulduğunuzu duyar, gelecek mailler görür gibiyim…Çünkü 12 Eylül sadece idamlar, gözaltı ölümleri, firarlar, sürgünler, dul kadınlar, yetimler, sakatlar, paramparça aileler, acılı babalar, analar bırakmadı. İtirafçılar ve bol miktarda tetikçiler de bıraktı. Dilim varmasa da insan kirlendi. Duygular kirlendi. Solun sevgisizliği büyüdü.

O giderken, Ankara Sanat Tiyatrosu salonunda şunları söyledi:

"Benim askerim işkence, infaz yapmayacak. Jitem kurmayacak diyecek kadar yürekli olsun." diyen Kuray, büyük tahribatın devrimciler arasında olduğunu söyledi.Doğal önderlik kültürünün şefler sultası haline dönüştüğüne dikkat çeken Kuray, "Bunun içinde ben de yerimi almışımdır. Avrupa maceramı, kendimi beğenmediğim için kapattım. Avrupa"ya çıkışımı, hayatımın büyük bir politik hatası olarak görürüm. Keşke hiç gitmeseydim. Bana itirafçı demişlerdir. Bana mafya denmiştir. Silahlı saldırılar yapılmıştır. Sokak ortasında saldırmışlardır. Mafyalığım, karanlığım tartışılmıştır. Genelkurmay"ın adamıdır, derin devlettir denmiştir. Benim en büyük özelliğim bağımsızlığımdır. Ben devrimciyim. En büyük özelliğim, iftihar ettiğim özelliğim bağımsızlığımdır.

İlkesizlikler, kirlenen yaşamlar içinde ben cemrelerin havaya, suya, toprağa düşüşünü beklerken, ansızın bir kardelen açtı… Sarp çıktı ve “gidiyorum” dedi. Hem de hiç tereddüt etmeden.

O büyük yüreği hapishaneye uğurlarken neden o kadar azdık! Kendi dünyamızın yani dünya görüşlerimizin hapishanelerinden henüz çıkamadık.

Bugün 68 Kuşağı üniversitelerde hem de önemli ve prestijli olanlar da ders olarak verilmekte. Nedeni, dünyadaki ilk tam bağımsızlık amacına, onurlu yaşam adına, yaşamın kutsallığı adına açılımları sağlayan, “ ilk”lerin zorluklarına göğüs gerenler için sözlü tarihçilerin bunlar üzerine çalışmalar yapması gerekir.

“Sarp”lar bugün yakın tarihimizin sözlü kaynakları. Bunlara başvurup aydınlanmak yerine, seslerini kesmeye uğraşıyoruz. Daima gözden geçirebilecek yasaları uygulamaya çalışıyoruz.

 Seni hiç tanımadım. Sana, senden izinsiz Sarp diyorum, çünkü sen ve senin gibilerin sürümü olan 78 kuşağının bir bireyi olarak sen arkadaşımsın, arkadaşımdın, aklımdasın…

Son Güncelleme ( 16/02/2009 )
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.