Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 139445
Ana Sayfa
Ah, “çocuk kadınlar”, çalınmış hayatların çaresizliği…(1)- Yazdır E-Posta
Yazar Delil Karakoçan (Yeni Özgür Politika)   
20/02/2009
Gazeteler yazıyor: Adı, Nojud Ali, Henüz 10 yaşında Yemenli bir küçük kadın… Adı Lora, Linda, Clara, Nataşa, Ayşe, Evin, Delâl ya da bir başka olabilirdi; ya da Sudanlı, Pakistanlı, Türkiyeli ne fark eder. Sonuçta, bu ataerkil toplumda; hayatı anlamamışken henüz ve kadınlığını tanımamışken, şeriat vacip görmüş, egemen bir erkeğin yatağına bırakmayı onu; ne olup bittiğini bilmeden; anlamadan daha…

Sonra iyi niyetli bir avukat, (gazeteler öyle yazıyor) acıyıp ayrılmasını sağlamış erkekten… Böylece acıları “son bulmuş”, “özgür kalmış” yani... Küçük kadın, yaşadığı acıları kitaplaştırmış sonra; “yok” satsın diye…

Belli ki bir başka erkek, “para eder” diye, bir başka pazarlamak istemiş küçük kadını…

***

Bu trajik öyküler, durmaksızın kıyıya vuran hayatlar, dermansız yaralar sürüp gider böyle… Ama nedendir? Oysa güzel bir hayat içindir her şey; direnen sokakların şarkısını söylerken çarmıha gerilenler, asılanlar, asit kuyularına atılanlar… Güzel bir hayat içindi her şey… Enternasyonal şarkılar, işçi marşları, bayraklar… Aş, ekmek, özgürlük…

“Ey özgürlük!”
Ve kurtarmak için küçük kadınların düşünü… Töre cinayetlerine kurban gidenlerin… Berdel’lerin… Saldırıya uğramışların, taciz edilmişlerin; pazarlanmışların düşünü…

Adı, Nojud Ali, Henüz 10 yaşında Yemenli bir küçük kadın… 10’unda, 14’ünde “yaşlanmış” bedenlerine sığınan çocukluk; hani tüm güzelliği ve parlaklığına rağmen kayıp giden yıldızlar olur ya, öyle bırakır kendini yaşanmamışlıklara… Artık doğsa da “doğmamış”, yaşasa da “sevilmemiş”tir o! Türk, Kürt, Arap, beyaz ya da siyah ne fark eder. Her yerde ve her ırktan küçük kadınlar “öldürülüyor”, “dehşetin ve şehvetin” koynunda bir bir; sayısız… Adı, Nojud Ali, Henüz 10 yaşında Yemenli bir küçük kadın… Ya da başka biri ne fark eder… Aynı kaderi paylaşıyor her biri aynı acıda yaşıyor. Aynı korkular esir alıyor bedenlerini, aynı saldırganlıklar kirletiyor… Sadece töreler, feodal gelenekler karartmıyor hayatlarını, küresel dünyada, çok daha büyüyor çok daha bir acımasızlaşıyor bu ölüm çarkı!

Dünya Halk Sağlığı Dernek ve Birlikleri Federasyonu açıklıyor “Risk Altındaki Dünya Çocukları Raporu”nu. “Dünya genelinde her yıl 5 yaş altındaki yaklaşık 10 milyon çocuk önlenebilir hastalıklardan yaşamını yitiriyor. Bu çocukların en az yüzde 30’u açlık yüzünden ölüyor…” ve sıralıyor: “Her iki çocuktan biri şiddete maruz kalıyor. 10 yıl içinde 2 milyona yakın çocuk savaş ortamında öldürülüyor… 35’e yakın ülkede ‘ucuza mal olduklarından ve düşünmeksizin itaat ettiklerinden’ dolayı 7 yaş altı çocuk asker bulunuyor… Bunlardan pek çoğu ön saflarda çatışmaya sürülürken, bazıları da haberci, hamal, casus, hizmetçi, seks kölesi/sexual Slave olarak kullanılıyor…”

Bununla da sınırlı kalmıyor: “Asker kız çocuklarının çoğu (Yemenli Nojud Ali gibi, bn) ‘tecavüze, cinsel istismara uğruyor, aşırı yük altında ezilme, kötü beslenme, cilt enfeksiyonları gibi uygulamalara maruz kalıyor…” Ayrıca cinsel yollarla bulaşan HIV/AİDİS hastalıklar tehdit ediyor. Birçok kız çocuğu hamile kalıyor. Duyarsız/tepkisiz hale getirilmek için de uyuşturucu ve alkol kullanmalarına izin veriliyor…”

Ugandalı kız çocuğu Concy anlatıyor: “Biz erkeklere dağıtıldık. Ben, eşini yeni öldürmüş bir erkeğe verildim. LRA’nın karıları olmayı reddedenler hemen öldürülüyorlardı…”

Yine dünyanın birçok yerinde “sosyal temizlik” operasyonlarının hedefi olarak çocuklar işkenceye maruz kalıyor… Aynı rapora göre, “Dünyadaki mülteci ve sığınmacıların yüzde 80’ini kadın ve çocuklar oluşturuyor. Afrika’da 4 milyona yakın mültecilerin yarısını çocuklar oluştururken, bu çocuklar kaçırılarak seks pazarlarında satılıyor. Bazıları ise aileleri tarafından pazarlanıyor. Özellikle Asya-Pasifik ülkelerinden Nepal’de her yıl 150 bin kadın ve kız çocuğu kaçırılıyor. Kamboçya, Çin bu merkezlerden sadece bir kaçı… Yeni Zelanda da seks pazarının çoğunu çocuklar oluşturuyor”. Örneğin Batı’ya (Avrupa’ya) kaçırılanlar arasında bu oran çok daha yüksek. Adı geçen rapora göre, “Batı’ya kaçırıldıktan sonra aç susuz kalan çocuklar seks pazarına düşüyor…”

***

Küçük kadınlar; erkek egemenlikli sistemin hayatlarını çaldığı küçük kadınlar… Ve açık pazarın, küresel sermayenin kirlettiği, aşka, sevgiye, sevmeye fırsat tanımadığı, küçük bedenleri kadar, geleceklerini de ellerinde tuttuğu küçük kadınlar… Sesi duyulmayanlar. Derin inanılmaz acılar yaşarlarken bile “varlıkları” hissedilmeyenler…

Oysa ne büyük acılar yaşarlar? Konuşamazlar, konuşturulmazlar. Bu nedenle çığlıkları bakışlarındadır onların, suskunluklarındadır. Görmek istemediğimiz, yüzleşmeye korktuğumuz bakışlarında… Afrika’da, Amerika’da, Asya’da, Avrupa’da köledir her biri; erkek dünyasının, kurbanları… Sonraki yazımda devam edeceğim…
Son Güncelleme ( 20/02/2009 )
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.