Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 4427197
Ana Sayfa
"GÂVUR KADIN MÜSLÜMAN GİBİ, MÜSLÜMAN ERKEK GÂVUR GİBİ" Yazdır E-Posta
Yazar Züleyha Akın Dağyeli   
21/05/2017

Siteye Arap kökenli bir aile taşındı. Hemen karşımın çaprazında oturuyorlar. Sitede kimse bu aileyi sevmiyor. Suriyeli olduklarını düşünerek tepki koyuyorlar. Oysa bu aile İran’lı.

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

 

Siteye Arap kökenli bir aile taşındı. Hemen karşımın çaprazında oturuyorlar. Sitede kimse bu aileyi sevmiyor. Suriyeli olduklarını düşünerek tepki koyuyorlar. Oysa bu aile İran’lı.
.
Ev sahibi olan kadın parayı çok sevdiği için bu konutu çok yüksek kiraya vermiş. Aile taşındığında ben burada yoktum. Taşınması olay olmuş. Komşular ayaklanmışlar. Ev sahibi kadın 3 aylık kirasını peşin aldığını söyleyerek “3 ay otursunlar sonra ben bunları atarım” diye söz vermiş. 3 ayın sonunda İran’lı baba (ilginçtir) benim evimin kapısını çaldı. Ev sahibiyle konuşup kira süresini uzatmamı rica etti. Elinde buruşmuş bir kâğıttan okuyordu. Tek sözcük Türkçe bilmiyordu. Ben de Arapça bilmiyorum. Yine de anlaştık. O gün ev sahibini çağırarak konuyu görüştüm. Kira kontratlarını ben hazırlayarak taraflara imza attırdım. 
.
Aile neden buraya gelmişti. Doğduğu toprakları neden terk etmişti... Hiç sormadım. Olayın ilginç yönü de var. Kendisine düşmanca davranan komşular gibi o da Suriyelileri sevmiyormuş. Nedeni de Suriyelileri devletin koruma altına alması, gelir bağlaması v.s. imiş.
.
Esasen konumuz bu değil. Baba çalışmıyor. Gerekçesi hazır Arap olduğu için kimse iş vermiyormuş. Oysa eskiden inşaatta Kürtler çalıştırılıyorlardı. Kürtler az yevmiyeyle çalışmaya razı oluyorlardı. Şimdi Suriyeliler aynı konuma gelmişlerdi. Dikkatimi çeken bir konu ise baba sadece Cuma günleri en güzel giysilerini giyerek sitenin ortasından geçip Kardelen Camiisine namaza gidiyordu. 
.
Yaşlarını sormamakla beraber anne ve baba 30 yaşlarında görünüyorlar. En küçükleri henüz 6 aylık olmak üzere 7 çocukları var. Her sabah çocuk sesleriyle karışık kuş cıvıltılarıyla uyanıyorum. 
.
Bahçeye çıkıp ana kapıyı açtığımda çocukların bana sevgiyle baktıklarını görmek beni mutlu ediyor. Kızların ayakları çıplak. İncecik ayakları kıpkırmızı bir renk almış. Betona basıyorlar. Çorap yok. Ayakkabı yok. Üstlerinde kirden, lekeden rengi seçilemeyen sadece ince bir tişort var. Karşı komşum çocukların ayaklarına bakarak “bunlar bizim çocuklarımız gibi değiller, bu soğukta hiç üşümüyorlar, hasta olmuyorlar” dediğinde “gelin siz de katkı koyun bu çocuklara çorap ayakkabı alalım” demek gafletinde bulundum. Kadının gözlerinde yabancılara duyduğu nefreti görünce kendi kendime kızdım.
.
Çocuklar ülkeye yeni geldikleri için Türkçe bilmiyorlar. Sadece 5 numaralı güzel kız bana her sabah “günaydın” diyor. Bildiği tek sözcük günaydın sözcüğü... Bir de dün sabah bana “seni seviyorum” dedi. Nedenini sorduğumda tam olarak anlayamamakla birlikte “sen benim babamı kurtardın” anlamında bir söz söyledi. Çocuklarla beden diliyle anlaşıyorduk. Arapça bilmemek ne kadar kötü diye kendi kendime söylenirken çocuklar bana gülüyorlardı.
.
Bu sabah kapımın önünde elimde keserle kuş evinin yan tahtalarını çakıyordum. 5 numaralı kız beni gördü ve bana doğru koşmaya başladı. Elinde solmuş, eskimiş, kirden görülmeyen bir bebek vardı. Anlaşılan bana bebeğini göstermek istiyordu. Kimbilir komşular eski bebek-oyuncakları bile vermeyeceklerine göre çöpten almış olmalıydı. 
.
Ben güvenlik açısından bahçe kapısını sürekli kapalı tutarım. Çocuk heyecandan demir kapıyı şaşırdı. Cami hocası kılıklı komşumun açık kapısına daldı. Komşum kapının önünde ayakkabısını giyiyordu. Kızı görünce kıza “defol benim evimden bir daha seni görmeyeyim” diye bağırdı. Kız bir şeylerin ters gittiğini anladı fakat adamın sözlerinden bir şey anlamadı. Adam demir kapıya doğru yürüdü kızı kollarından yakaladığı gibi havaya kaldırdı. Yere çarpacaktı ki bebek yere düştü. Küçük kız korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Benim o anda yetişmem çok zordu. Eskiden beri iyi nişancı olduğum için arkası bana dönük olan hoca efendiye keserin sapını denk getirecek şekilde var gücümle fırlattım. Keserin sapı değil de keskin yanı denk geldi. Adam can havliyle kızı yere bıraktı. Bana döndü. Kirli sarı bakışları olan gözlerinde nefret vardı. Kızın burnundan kan geliyordu. Adamı iterek kızı yerden aldım. İkimiz de bağırıp çağırmaya başladık. Türkçe ve Arapça sözcükler birbirine karışıyordu. Bizim sesimizden dolayı kızın babası ve bir kaç yakın komşu yanımıza geldi.
.
Komşumla karakolluk olacaktık. Ben kendisinden önce davranırsam caydırıcı olacaktı. Komşular nasıl ifade vereceklerdi doğrusu ben kestiremiyordum. Ben severler sayarlardı fakat söz konu olan Arap ailesiydi ve bu ailenin bu sitedeki varlığı onları çok rahatsız ediyordu. Suç unsurunu yok etmem gerektiğini düşünerek yerden keseri alarak beni bahçeye fırlattım.
.
Küçük kızın kanamasını durdurarak burnuna bir tampon tıkadık. Zavallı kız acıya dayanıklı olduğu için ağlamayı kesti.
.
Sıra hoca efendiyle pazarlığa geldi. Adam bizden davacı olsaydı ben de keserle baş parmağıma vurarak morartmayı düşünüyordum. İranlı baba panter gibi saldırmayı düşündüğü için adam içeriye kaçtı.
.
Çocuklar ellerini gözyüzüne kaldırarak hep birlikte koro halinde bana dua etmeye başlamışlardı. Babaları çocuklarını koruyamamanın ezikliğiyle bana nasıl teşekkür edeceğini bilemez durumdaydı. Bu Psikolojiyi iyi bilirdim. Fakat adamın kafasında çözemediği bir problem oluşmuştu. Benim namaz kılmadığımı biliyordu. O halde ben onun gözünde gâvurdum.
.
“Gâvur olan kadın Müslüman gibi, Müslüman olan erkek gâvur gibiydi.”
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.