|
YIL 2008: TÜRKİYE’DE HER 10 GENÇ KIZDAN 7’Sİ NE ÖĞRENİM GÖRÜYOR, NE DE ÇALIŞIYOR Türkiye’deki 5,5 Milyon “Ev Kızı” 16 Avrupa Ülkesinin Nüfusundan Fazla
5 Şubat 2008 Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından yapılan basın açıklamasında “Ülkemizde 25-29 yaş grubundaki genç kızlardan %66’sı ne öğrenim görmekte, ne de çalışmaktadır. Çağdışı nitelikteki bu durum alarm zili olarak kabul edilmeli, genç kızların eğitimden ve istihdamdan dışlanmasına son verecek bir seferberlik başlatılarak “kadının yeri evidir” yaklaşımı terk edilmelidir” görüşü dile getirildi. TİSK’in basın açıklamasında şu görüşler belirtildi:
“TİSK Araştırma Servisi’nce yapılan araştırma 15-29 yaş grubu genç kızların yaklaşık %60’ının; 25-29 yaş grubunda ise %66’sının hem eğitimden, hem de istihdamdan dışlandığını ortaya koydu.
OECD’nin Education at a Glance (Eğitime Bakış) 2007 verileri, OECD’ye üye ve aday 30 ülke arasında öğrenim görmeyen, istihdam edilmeyen ve iş aramayan genç kızların çağ nüfusuna oranının (atalet oranının) açık arayla en yüksek Türkiye’de olduğunu gösteriyor.
Genç kızlarda atalet oranı Türkiye’de 15-19 yaş grubunda %47,5’e; 20-24 yaş grubunda %58,3’e, 25-29 yaş grubunda %65,8’e yükseliyor (Tablo 1).
Buna karşılık söz konusu oran OECD genelinde sırasıyla %6,7, %13,2 ve %20 düzeylerinde. Avrupa Ülkeleri ortalaması OECD’den de düşük ve sırasıyla %3,9, %10 ve %17,1.
Ülkemizdeki oranlar Batı Avrupa’nın 5 katı ve Türkiye’deki durum, Meksika’dan bile çok daha kötü.
Çalışma hayatının başlangıç ve gelişme devresine rastlaması gereken 25-29 yaş dönemindeki genç kızlardan üçte ikisinin “ev kızı” durumunda bulunması, sorunun büyüklüğünü ifade ediyor.
Gençlikte atalet oranı, erkekler dahil edildiğinde de OECD’nin en yüksek oranını yansıtıyor. Türkiye’de 15-29 yaş grubundaki erkek ve kızların %35’i atıl durumda. Bu oran OECD genelinde %9, AB genelinde ise %7 (Tablo 2).
Türkiye’de atıl kalan (ne okuyan ne de çalışan) gençlerin sayısı devasa boyutlarda.
Ülkemizde 2007 yılı sonu itibariyle 15-29 yaş grubunda 5 milyon 324 bini kız olmak üzere toplam 6 milyon 624 bin genç geleceklerine yatırım yapma imkanından yoksun şekilde en verimli çağlarını boşa harcıyor. Bunlardan 2 milyon 117 bini 25-29 yaş grubundaki genç kızlar (Tablo 3).
Türkiye’de “ev kızlarının” sayısı 5,5 milyona yakın ve bu sayı Avrupa’daki 16 ülkenin nüfusundan daha fazla. Söz konusu ülkeler şunlar: Danimarka, Slovak Cumhuriyeti, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Litvanya, Slovenya, Estonya, Kuzey Kıbrıs Rum Kesimi, Lüksemburg, Malta, Norveç, İzlanda, Hırvatistan, Makedonya ve Arnavutluk.
Çağdışı nitelikteki bu durum alarm zili olarak kabul edilmeli, genç kızların eğitim ve istihdamdan dışlanmasına son verecek bir seferberlik başlatılarak “kadının yeri evidir” yaklaşımı terk edilmelidir.
Öte yandan, bu büyük kitle çalışma hayatına ve ekonomiye katılmadığı takdirde Ülkemiz ekonomisi taşıyamayacağı bir sosyal yardım yüküyle karşı karşıya kalacak ve kalkınma riske girecektir.”
|