Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 128259
Ana Sayfa
Bir Görün Sevda Neymis...! Yazdır E-Posta
Yazar sosyalistforum   
12/01/2010
Nedense Türkiye bugün, sevgilileri hep belalılardan oluşan, yüzü gözü bıçak yaraları içinde bir Fosforlu Çevriye görünümüne büründü...

Memleketi soyup soğana çevirmiş üçkağıtçının, kaçakçının, soyguncunun vurguncunun vatan sevgisinden gözleri yaşarıyor. Masum insanların kanını dökmüş cinayet şebekeleri en sadık vatanperver pozisyonundalar. Hem dövüp hem sevdikleri bu vatana sevdalanma tekelini de kimselere bırakmıyorlar. "Fosforlu"yu iliğine kadar sömürüp, ayakta zor duracak hale soktukları halde "O'nu kimselere yaretmeyiz" diye posta koyuyorlar.


Ve dışardan bakanlar, bu kadar belalı sevgilisi olan bir ülkenin, olsa olsa kötü yola düşmüş, kısık sesli bir bataklık gülü olduğuna hükmediyorlar.


Vatan, kendisini "öldüresiye" seven bu çetenin elinden sıyrılıp gerçek sevgiyi tadamadan can çekişip duruyor.

Oysa ilk kundağı bu topraklar üzerinde bağlanmış, ilk banyosunu bu ülkenin sularıyla yapmış milyonlarca insan gibi biz de, hiçbir karşılık gözetmeden tek yanlı bir aşkla seviyoruz bu vatanı...

Hatta bazılarımız, Fosforlu'nun belalı sevgililerinden her gün dayak yiyip, itile kakıla yaşadığımız halde karşılıksız bir sevdayı azimle sürdürüyoruz yıllardır...


Kolay mı, bu vatanın çocuklarından doğmuş, bu ülkeye çocuklar doğurmuşuz.

Toprağına ölülerimizi gömmüş, çınarlar dikmişiz.

Arsalarında misket oynamış, okullarında ergenlik sivilcelerimiz patlamadan melankolik ilk aşklar yaşamışız. Türküleriyle coşup, şarkılarıyla hüzünlenmişiz. Uzak bir yanık ezgiyle burun direklerimiz sızlamıştı.

O'nun kadınlarını sevmiş, kitaplarını okumuş, yazmışız. Dili, dilimiz olmuş.

Denizlerinde tuzumuz, toprağında terimiz var.

Ağıtlarına ağlamış, taşlamalarına gülmüşüz.

O lekelendikçe, biz üzülmüşüz. O yandıkça yanmış, gözünü kan bürüdükçe, kanamışız.

Şu topraklar üstünde adil ve kendiyle barışık bir ülke kurulsun diye uğraşmışız. Vatanın bayrağına sarılı cesetlerin hep genç, hep yoksul olmasına isyan etmişiz.

Zamanla hırsızın, uğursuzun, eşkiyanın vatanseverlik yarışına girdiği yerde, sevgimizi söyleyemez olmuşuz. Masuma kurşun sıkana yargısız kan dağıtılan şerefi madalyalarından düşmemiş hissemize... Gocunmamışın,

İnsanlarını kuytularda kurşunlamayan, ayakta kalmak için başkalarının kanını dökmeyen bir ülkeden yana olmuşuz; öyle olduğumuz için kuytularda kurşunlanmışız, tenhalarda kanımız dökülmüş.

Vatanın işsiz bıraktığı çocukları, çöpçülük yapmak için Avrupa kapılarında gün sayarken, ayağımıza gelen fırsatları tepmiş, bu topraktan kopmamışız.

Şimdi o kopamadığımız vatanın koluna yapışmış birileri, "Ya O'nu bu haliyle sevin, ya da terkedin" diye dayatıyor. Çetenin elebaşları, şeref madalyalarıyla "vatanperveri” ilan ediyorlar dayatmacıları...


Sevdik, bizi kah dövüp, kah severek büyüten bu "Fosforlu" vatanı...

Sevmesek uğraşır mıydık böyle, onu kanlı cinayet şebekelerinin elinden çekip alabilmek için..?

Çabalar mıydık, yaralarını sarıp, onu tertemiz ve rengarenk bir sevda ülkesi yapabilmek için..?

Bırakın şu vatanın yakasını, biraz da biz Sevelim... Sevda neymiş görün bir..!
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.