Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 128258
Ana Sayfa
Gemi... Yazdır E-Posta
Yazar Tayfun Sen günlük haber   
28/01/2010
Gemileri küçüklüğümden beri sevmişimdir.

Ama aynı şeyi gemi benzetmeleri için söyleyemem.

Terslik bu ya 'bizim' sosyalistlerde ise epey yaygındır gemi benzetmeleri.

Kendi partilerini, gruplarını sürekli gemiye benzetirler. Hep bir gemide olduklarını sanırlar ve hep aynı gemide bulunmaktan büyük bir gurur duyarlar.

Bana göre pek yanlış da değildir bu benzetmeler ya, ama yine de hoşuma gitmez işte.

Her birimiz kendimizi bir gemide bulunduğumuza inandırmışızdır bir kere.

***

Gemi, yapı itibarıyla değişmez görevlerin paylaşıldığı bir makine.

En üstte bir kaptan bulunur ve bir de köşkü. O oraya gelmiştir. Görevi gereği bunu ölünceye kadar yapacaktır. Kaptanınızı değiştiremezsiniz bir kere. Seçemezsiniz de. Makine dairesine alamazsınız. İkinci kaptan, çımacı, miço vb. gibi görevlerde bulunduramazsınız. Mesleki anlamda o kaptandır.

Sanırım 'bizim' sosyalistlerin en beğendiği yan da bu olsa gerek gemi benzetmelerinde.

Bizim gemilerin kaptanları, aynı zamanda geminin mülküne de sahip olduklarından, ömür billah terk etmezler gemiyi. Derler ki gemiyi en son kaptan terk eder. Vallahi etmezler. 1900 filmindeki piyanist gibi, gemide öleceklerdir!

***

'Batan gemiyi önce fareler terk edermiş' derler. Bir gemideki en akıllı yaratıkların fareler olması bana pek mantıklı gelmiyor doğrusu. Bu bence, beceriksiz kaptanların, mürettebatı sonuna kadar elde tutmak ve mümkünse gemiyle birlikte batırmak için uydurdukları bir söz. (Kaptanın beceriksizliğine tanık kalmasın!) Ben ise gemi yönetiminin ellerinde bir filikayı hazırda bulundurduklarına inananlardanım!

***

Fizik kanunlarına göre, bir geminin batması için önce yüzüyor olması gerekir sanırım. Yeterli derinlikte suyun olmadığı yerde, gemiler batmaz. Çünkü zaten karadadırlar veya karaya oturmuşlardır. 'Bizim' kaptanlar için batan bir gemiden öte, yıllardır karaya oturmuş bir gemiden bahsedebiliriz. Makine dairesindekiler için bu görünmez olabilir kuşkusuz. Ama kaptan köşkü için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Sanırım, kaptan köşkü dışındakiler halen geminin rotasında ilerlediğini düşünüyorlar.

***

Bir 'gemide herkese yer olmaz.' Her geminin bir kapasitesi vardır.

Kaptanlarımızdan biri çıkıp da 'bu gemide herkese yer var' dediğinde, anlayın ki durum pek iç açıcı değil. Mürettebat yetersizdir. Mürettebat aranmaktadır kaptan tarafından.

Ola ki bu gemilerden birinin mürettebatısınız. Olur ya. Aman köşkü eleştirmeye kalkmayın sakın. Önce güverteden atarlar, sonra da bak zor durumda bırakıp gidiyor diye arkanızdan bağırırlar vallahi! Ayrıca bu gemilerin zor durumda kalması diye bir şeyin söz konusu olmayacağından emin olun, çünkü bu gemiler yüzmüyorlar. Kaptan köşkü civarlarına kadar çıkıp baktığınızda bunu göreceksiniz ya, ama oraya doğru hamle yaptığınızda, köşk mürettebatı tarafından saf dışı edilmeniz büyük olasılıktır. Bir şansınız var bu akıbetten kurtulmak için; oraya doğru çıkarken, geminin ne kadar güzel ilerlediğini bağırarak bütün mürettebata duyurmak!

Bu kaptanlar da bu gemileri biraz zor yüzdürür. Otuz yıl mı oldu karaya oturalı? Aynı kaptanlar mıydı bunca yıl kaptan köşkünde?

***

Gemiye bir kutsallık da verilir. Sanki bu gemiler tersaneden değil de, Nuh Peygamber'in elinden çıkmış gibi.

Bu gemi kutsallığı, Nuh Peygamber'den beri gelen bir durum sanki.

Buyurun efendim 'gemimizde herkese yer var...'

Bir aşağılama çağrısı gibi geliyor.

Nuh peygamberlerimiz, hepimizi gemilerin önemi konusunda uyarıyor değil mi? Gemisini terk edenin veya ettirilenin vah haline durumu. Gemide kaldın, kurtardın durumu hali. Yoksa o yüksek güverteden acıyan gözlerle durumuna üzülenlere bakıp, kendi durumunun çok kötü olduğuna bile inanabilirsin!

Bilmiyorsunuz ki, büyük tufanda bu gemiler ilk batacaklar sınıfındandır. Sular çekildiğinde, gidip bakın aynı yerde duruyor olacaklar, bir milim kımıldamadan. Mürettebatın değişeceğinden emin olun, ama kaptanları yine köşkte göreceksiniz. Ve yine diyecekler size, gemide herkese yer var diye.

***

Bir söz daha, 'hepimiz aynı gemideyiz' uyarısı. Ola ki aynı gemide olduğunu unutanlara yönelik bu.

Gemi deyince benzetmesi de, sözleri de çok.

Yani öyle fazla şikayet edip durmayın, gemi batarsa hepimiz boğuluruz uyarısı. Genellikle iktidarı elinde tutanlar tarafından, kaptan köşkünü merak edip çıkmaya çabalayanlara yönelik denir. Bu iktidar küçük de olabilir, mesela çoğu sosyalist parti ve gruplarımız gibi; bazen bir ülke iktidarı da olabilir. Şirketlerde bile, çalışanlara yöneticiler tarafından bolca gemi benzetmeli uyarılar yaparlar kuşkusuz.

Gemi benzetmelerini hep iktidar söz konusu olduğunda, yukarıdan yapılan benzetmeler olarak algıladım şimdiye kadar. Kaptanların mürettebat gözünde meşruluğunu sağlamak için, kurulu bir düzenin bozulmaması için, yönetilenlerin eskisi gibi yönetilmeleri için.

Onun için ben gemileri sevsem de, bu gemi benzetmelerinden pek hoşlanmam.

Devrimcilik, sosyalizm zemini benzetilecekse eğer, gemiye değil ama, denize benzetilebilir diye düşünürüm.

Siz eğer kendinizi bir gemideymiş gibi hissediyorsanız, bence biraz farklı düşünmeyi de deneyin derim.

Koskoca bir deniz, işte orada, görmüyor musunuz, bu gemiler bu denize gitmez.

Ne güzel demiş Orhan Veli;

'Heeeeey, ne duruyorsun be at kendini denize'

'Git gidebildiğin yere.'
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.