Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 485542
Ana Sayfa
Buradan çıkmak istiyoruz Yazdır E-Posta
Yazar DİYARBAKIR - DİHA   
30/01/2010
Diyarbakır E Tipi Cezaevi B1 Koğuşu'ndaki TMK mağduru Kürt çocukları, Adalet Çağrıcıları'na yazdıkları mektupta cezaevi koşullarını anlattı. Çocuklar yazdıkları mektupta 'Öncelikle şunu belirtmek istiyoruz ki, bizim için yaptığınız çalışmalardan dolayı çok umutluyuz. Hak ihlallerinin yoğun olduğu bu günlerde dışarıda birilerinin bizim için çaba harcadığını bilmek bizi hem sevindiriyor hem de bizlere güven veriyor' dediler. Çocuklar tutuklanmalarını ise, 'Burası Türkiye ve bir sabah uyandığımızda neyle karşılaşacağımız hiç belli olmuyor ne yazık ki. Bizim de her insan gibi uyanmamız gerekiyordu demek ki' şeklinde ifade ediyorlar. Bulundukları koğuşta 3 arkadaşlarının avukatı olduğunu ifade eden çocukları, B. ve R. adlı arkadaşlarının avukatının olmadığını belirterek bu konuda yardım beklediklerini yazıyorlar.

Mektupta, 'Hepimiz 18 yaş altı, yani 'çocuk' kategorisinde kişileriz. Bu açıdan biraz aileden kopma hususunda zorluklar çekiyoruz. Her görüş gününde ailelerimizi çift camların arkasında görmek bizi sarsıyor. Dayanmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Ve dayanma gücümüzü de dışarıda bizim için mücadele edenlerden alıyoruz' ifadeleri yer alıyor. Çocuklar, 'Tek isteğimiz buradan bir an önce çıkmak. Başka bir isteğimiz de yok' diyorlar.

Zulmün hesabını verin!

TMK mağduru tutuklu çocukların aileleri, tutuklu çocukların durumuna dikkat çekmek ve F.G. (16) adlı çocuğa verilen 7.5 yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanmasını kınamak amacıyla İHD Diyarbakır Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Aileler adına açıklamayı okuyan Arif Akkaya, 28 Mart 2006 tarihinde Diyarbakır merkezli başlayan toplumsal olayların ardından AKP Hükümeti tarafından TMK'da yapılan düzenlemelerle çocukların yetişkinler gibi yargılanmasının önünün açıldığına dikkat çekti. 2 yıldır Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan F.G.'ye (16) verilen 7.5 yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylandığına dikkat çeken Akkaya 'Neyin bedeli olacak bu 7,5 yıl? Cinayet mi, tecavüz mü, bombalama mı?' dedi. Bu cezanın bir taş atma iddiasının bedeli olduğuna dikkat çeken Akkaya, 'Polislere taş attığı ve eylemlere katıldığı için bu cezayı verdiler. Gerçekten taş atmış mı onu da bilmiyoruz. Çünkü herhangi bir incelemeye gerek duymadan tek celsede suçlu olduğuna karar veriyorlar' diye konuştu. Bu uygulamanın sadece çocuklara bayram armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkesinde verildiğini dile getiren Akkaya, '13 kurşun, havan topları ve yaşlarının iki katı hapisle cezalandırılan Kürt çocuklarının yerine Başbakan, bakanlar ve komutanların çocukları olsaydı ne cezalar vereceklerdi? Kürt çocuklarına yapılan bu zulmün hesabını kim verecek. Bu çocuklar yarın büyüdüklerinde kendilerine yapılan zulmün hesabını sormayacaklar mı?' dedi.

Duyarlılık çağrısı

Her fırsatta ailelere 'Çocuklarınıza sahip çıkın' çağrısı yapanları de eleştiren Akkaya, 'Hiç bir anne, baba çocuklarını tankların önüne atmak istemez. Bu çocukların büyüdüğü savaş ortamını kimse sorgulamıyor. Gözleri önünde anne, baba ve kardeşlerinin katledilmesini kimse sormuyor. Uğur ve Ceylan'ın hesabının neden sorulmadığını merak etmiyorlar. Bu anlayış bize 'Ya siz çocuklarınızı evde hapsedin ya da biz cezaevinde hapsederek çürüteceğiz' diyor. AKP, CHP ve MHP'li vekillere sesleniyorum. Bu yasanın altında imzanız var. Sizin hiç mi vicdanınız yok' dedi. Akkaya tüm demokratik çevrelere seslenerek bu zulüm karşısın duyarlı olmaya çağırdı.

Açıklamanın ardından B.S.'nin cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Mektubun okunması sırasında duygulu anlar yaşandı. Mektup ve B.S.'nin çizdiği çiçek resmi daha sonra basın mensuplarına dağıtıldı.
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.