|
Fincanı Taştan Oyarlar - (Sevgililer Günü Özel) |
|
|
|
Yazar Gülderen Gürcan
|
|
14/02/2010 |
Bu bir mizansendir, ama yeminle olay aynıyla vakidir. Süleyman Demirel; l2 Eylül pa'şasını 'ben Çankaya'dayken Orduevi misafirhaneleri ap'şımıza yakışmaz' diye kendisini Çankaya'da ağırlamak üzere haber iletir. Apuletleri çoktan gitmiş pa'şamız Çankaya'ya gidip gitmemekte hiç tereddüt etmez. Masasının üzerinde titrini yazan özel mermere şöyle bir bakar. ("Our boys" sa karşılık "only your's" yazdırmış mı acaba, ya da birileri onun haberi yokken yağdanlık olsun diye yazdırıvermiştir. Kimbilir? Hani; caddeleri, bulvarları onun isimleriyle bezetenler var ya, onlar olmalı.) Gitmeye karar verir. Kocatepe'de kaputuna sığınarak karlarda yatmayan pa'şa; trenden bakarken, yok bilmem neredeyken pozları ve kılık kıyafetlerle de eşleşmeye çalıştığı kişininin, baston taklidiyle Çankaya'ya çıkar. Demiel gelişini bilmez mi. Bilir o. Bilir de o üç harfli söylenmezlere(!) yatar. Ve de kapısının çalınmasını bekler. Taklit baston, kapıyı çalar: takunya tak tak... Hamzaköyde, zat-ı şahaneleri sayesinde ikinci kez askerliğini yapan Demirel, unutamadığı günlerin birikmiş acısıyla, askerce sorar: - Parola.. (Çankayaya tıknefes çıkan pa'şa, hem gider hem içine sindiremez. Onu vaktiyle yerinden edip sürüm sürüm süründürdüğünü anımsayıp, için için sevindirik olur. Kıs kıs güler. Demirel'i iğneler.) -El cevap : " Netekim, Fincanı taştan oyarlar." Demirel bu; üstün, kıvrak zeka, hemen yapıştırır. -"l2 Eylül'e de böyle koyarlar." Sonra mı? Sonra, only yours, always yours'lar sarmaş dolaş, izzet ikram... Bana mı? Bana da; onca acı kederlerin içinde yaşam savaşı verenlerin adına, onların 'sevgililer günü'nü kutlamak kalır. |