| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 128257
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa
|
Dilek... |
|
|
|
Yazar Tuğba Yavuz turnusol
|
|
19/02/2010 |
Ölüm hissine uzak; ölüme bir o kadar yakın.
Ölüm fikri karşısında sessizlik; ölümle gelense koca bir feryat.
Ölmek korkutucu; ölüm bir o kadar kurtuluş.
Öldürmekten son derece çekingen insan; öldürdükçe kahraman.
Ölüye karşı putlaştırıcı bir saygı duyuyor; ölüyü tanrılaştıracak kadar korku.
Varlığın yokluktan yeğ sayılması; buna rağmen yokluğun rahatlatıcı hafifliği... Kaçıyor gibi; bağlanmaktan, bağlılıktan. Engelliyor gibi ve fakat habersizce sağlıyor bağlanmayı, bağlılığı...
Aslında öldürdükçe can veriyor, öldükçe can buluyor. Kurşunu sıktıkça yalnız, kurşunu yedikçe kalabalık başı. Bastıkça tetiğe daha suskun, yığıldıkça yere daha gür çıkıyor sesi.
Fakat patlattıkça bombayı, daha aç karnı; patladıkça bomba, bıkkın darmadağın et parçalarından. Kaçtıkça mahalden, nefes nefese; kaldıkça mahalde, nefesi kesilmiş. Buladığında kana, ünlü bir ressam; bulandığında kana, yırtık bir tual.
"Artık başka bir dünya için ölmüyor insanlar, sadece ölmemek için ölüyor." (1) belki, fakat daha ziyade, 'başka bir dünya için öldürmüyor insanlar, ölmemek için öldürüyor' gibi. Son şarkı, ilk bakışa dönüyor. Bir bitiş, başka bir başlangıcı getiriyor. Ölmekten korkan zihin, korkusunun üzerine gidiyor; yaverine, yemeğindeki sözde zehri tattırıyor gibi. Veyahut bir roman gibi, sondan başlamış. 'Nasıl?' değil, 'Neden?' demeyi gerektirecek şekilde...
Bir yandan kandan nefret ediyor insan, tiksiniyor, kaçıyor; bir yandan kana susamış. Gözleri, gövdesi ve zihni korkuyor silahtan; elleri bir o kadar kuvvetli basıyor tetiğe. Hesap vermekten kaçıyor her fırsatta; ilk fırsattaysa hesap soruyor. Dinlemekte son derece acizse, anlatmakta sınır tanımıyor. İnsanın sorunu, kendisiyle.
Bu, darağacında sallanmaktan korkan insanın, idamı kalabalık kitleler hâlinde izlemesi gibi. İçindeki 'Bana ne olacak?' sorusunu yatıştırmanın en güzel yolu: 'Ona ne olmuş?' Yanıt aramıyor insan, yanıtını duymaya can da atmıyor elbet. Şimdi tek derdi, bastırmak korkusunu; zira inanmasa da, olmuşla ölene çare bulamıyor.
Bulabilir. Bulmalı. Ne olmuşsa, kim ölmüşse, nasıl olup da öldüğüyle değil, nedeniyle ilgilenmeli; meydanlarda(,) ölenlerin fotoğrafları 'en çok' olmasın diye.
Adaleti aramaktan bıkıldı, muhakkak. Adaleti (aramayı) bırakmak değil gereken, elbette. Adaleti sağlamak zamanı, şimdi.
Çocuğun katil, katilin kahraman, katlin düstur, öldürmenin emir, emrin mezar, ölümün katliam olmadığı bir dünya; kanlı bir gömlek, ağlayan bir evlat, delik deşik bir sırt, paramparça bir beden; güvenirliği son derece az bir yargı kurumu, geleceğinden bir o kadar kaygılı bir genç, gözü yaşlı bir anne, eli kanlı bir baba olmaması / kalmaması dileğiyle...
Dileğiyle; hedef gösterilmemesi aydınların, dünyanın en güzel kelimeleriyle aydınlanması karanlığın, tanrılara ait olmadığının unutulmaması kurşunların... |
|
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|