Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 485464
Ana Sayfa
Bizim Köyün İmamı Yazdır E-Posta
Yazar Gülderen Gürcan   
28/02/2010

Yetkili olsam, mahalle aralarında ve okullarda oynanan "uzun eşek" oyununu yasaklardım. O ne öyle bacak aralarına kafa sokmalarla tren oluşturmalar. Zinhar ayıp kere ayıp. Hele o tekerlemesi..Neymiş; efendilere söyleyeyim, bilmeyen de benden duymuş olmasın. Laf aramızda...
 
"bizim köyün imamı,
alttan verir samanı,
üstte çıkar dumanı
çattı, pattı kaç attı.."
 
Amma, bir oyun bu kadar mı milletçe benimsenir. Eşek korosuyla, bu kadar mı zevkli olur. Uzun eşeğe binen-atlayanların, sanki sıra hiç kendisine gelmiyecekmiş gibi;altta kalanların bellerini  kırmak için sağa sola yaptığı sert- yumuşak hareketler, yatan eşekleri canından bezdirir. Bilin bakalım: Tek mi, çiftmi?  -.. çocuğu ölüyom lan. Belim kırıldı..
 
Köylere okul öğretmen yetiştirilmediği zamanlar; köyün erenleri edindiği deneyimleri yeni gelenlere anlatmak için uğraş verirlermiş. Ne zaman yağmur yağacak, tohumlar ne zaman toprağa atılacak, ekin kucaklama, kışa saklama, hayvan dölleme, kuzu çoğaltma, bahara doğru gelen; camız kırdıran soğukları. Öylesine soğuk basarmış ki; dağlarda taştan çamurdan  tandır yaparlarmış. Gıdık soğukları da derlermiş bunlara. Soğuk bastırınca gıdık dedikleri  daha göbeği kanlı,  oğlakcıklarını bu çamur tandırlarda saklarlarmış. Bazende sütü deviriverdikleri gibi,  süt kazanlarında 'bee ee '  leşen gıdıklarını saklayıp kollarlarmış.
 
Ya çiçek bezeten dedikleri; vaktinden önce açan çiçeklerin, soğuk vurupta dökülmesi. Yalancı baharlar. Onları bir başka üzermiş. Her yer kar yağmışcasına bembeyaz ama kar tanecikleri değil düşenler. Çocukluklarından beri binbir nedenle erginliğe yetişememiş kardeşleri, arkadaşları. Ya da neden böyle diye başkaldırıp başları kopartılanlar...
 
Tokaçla nasıl çamaşır ağartılır. Meşe külülleriyle nasıl beyazlatılır. Nakışlara, ipliklere nasıl taklalar attırılır.Dağın kellesi ne zaman kara bulut bağlar, seheri yavru kuşlar nasıl selamlar; hep bu dedelerin nenelerin birikimlerinin aktarılmasıyla bebeler yetişir. Önderleri, önde gidenleri, imamları onlardır.
 
Yakacakları tabiki yaşamlarının parçası, hayvan dışkısıyla karışık saman: tazek. Çocuklar, imamlarının gönüllü gıdıkları, onun yaktığı samanla büyürler. O bilgedir, ısıtıcıdır. Öyle dinden imandan para da toplamaz. Kendisinden sonra gelen nesilleri, aptallaştımak için değil, yaşamda ve geçimde sıkıntı çekmemeleri için, Alah için eğitir. Eli öpülesidir.  Onların bütün mal varlıkları, kendilerinden sonra gelenlerin yaptığı türbeleridir.
 
Haberlere bakıyorum. İmamlara maaş ayarlanması... neyse ne, adamlar geçim sıkıntısında mı kalsın.  Yine de sesleniyorum.  Ey cemaat-i müslimin. Cennete gitmek istiyorsanız, benim vergilerimle değil, neye inanıyorsanız ;  elektrik, su, ısınma ve barınaklarınızı her türlü giderlerinizi  kendiniz karşılayın.  Hazinede biriken emeklerimizden uzak durun. Benim vergilerimle, saçı bitmemiş, çiçek bezetenlerin hakkıyla cennete gidilir mi?. Bir bilen varsa pirler aşkına anlatsın. Yoksa, İsmail Y.K.nın dediği gibi Allah belanı versin, bana gelen sana gelsin hesabı, çarpılırsınız.
 
 Uzun eşek de oynamayın. Uzun eşek turnuvası da hiç yapmayın.  Hele de kızlı erkekli. Öyle çarpık oyun mu olur. Bezdirmeyin yatan eşekleri. Ya kardeşim; bel kalmadı. Yetti artık. Sen de, bez be...
 
 Olmadı baştan alalım. Haydi, eşekler korosu:
 
Neymiş efendim, tekrar edelim. Hep beraber:  -Bizim köyün imamı... 
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.