Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 485486
Ana Sayfa
Kawa'nın Newroz'u Yazdır E-Posta
Yazar Aysel Tekerek   
18/03/2010
Bundan yüz yıllar, bin yıllar önce Kürt halkının yaşadığı coğrafyada zalim mi zalim bir kral yaşarmış. Dehak adındaki bu kral, adeta bir canavara benzer, kralın her iki omzunda da birer yılan bulunurmuş, Zalim kral, her gün Kürtlerden iki küçük çocuğu sarayına kurban olarak getirtip aşçılarına bu çocukları öldürterek beyinlerini yılanlarına yemek olarak yedirirmiş. Bu canavar kral, ilkbaharın gelmesini de hep engellermiş. On yıllar böylece geçip giderken sonunda bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına aşçı olarak girmeyi başarmışlar. Kralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülen çocuklardan sadece birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasına yardımcı olmuşlar. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleri bir koyunun beynini karıştırıp yılanlara vererek her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlamışlar. Gel zaman git zaman ölümden kurtulup da çok uzak yerlerde saklanan çocuklar, Kawa adlı demirci tarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilmişler. Kawa'nın liderliğindeki bu ordu, 21 Mart günü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçmiş ve Kawa kralı çekiç darbeleri ile öldürmüş. Daha sonra Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakmış ve yanındakilerle birlikte bu zaferi kutlamış. Böylece Kürt halkı zalim kraldan kurtulmuş ve hemen ertesi gün ilkbahar gelmiş Medya topraklarına. Newroz denmiş adına…

Şimdi bu Medya topraklarında…

Yıl M.S 2010 ve Mart Yirmi. Sanılmasın ki kral ne bir, yılanlar da iki.

Günde üç liraya AB projesinde kilim dokuyan on sekizinde bir kız, hangi Dehak’a kurban verilmiştir ve beyni hangi yılanlara yem edilmiştir?

Tarlasının başına çaresizce çömelip giderek çoraklaştırılan o güzelim  topraklara bakan köylü, ne de iştah açıcıdır Dehak’ın yılanları için…

En zor, en kötü işlerde ölmeyi bile göze alarak çalışmaya hazır işçi; onun elleri ve de gözleri ana yemek değil midir modern saray sofralarında?

Yılanlar, Dehak’ın yılanları ille de çocuk ister. Çocuk beyni taze ve de en lezzetli. Artık günde sadece iki olduğunu da kim söyledi? Tarikatler, cemaatler,hacılar,hocalar.Onlar en çok buradalar. Önceden cennetten bir tapu senedi ile  şimdilerde de gıda poşetleriyle girerler kapısı süngü tanımamış Kürt damlarına. Boşaltılan poşetlerin yerine bebelerimizin beyinleri Dehak’lara gıda olmak için konulur.

O zamandan bu zamana gelen gün pek de yeni olmamış, bu hikayede henüz gökten üç elma dahi düşememiştir.

Kürt halkının bayramı olan Newroz’ların gün geçtikçe Kürt halkından soyutlanarak kutlanması ve hatta Barzani ve Talabani gibi Kürt Dehak’lar ile anılması elma düşecek ağacında kuruması anlamına gelmiştir. Artık bu ağacın gölgesinde Kürt emekçileri değil Kürt egemenleri, Kürt patronları serinlemekte onlar Newroz’larını bu ağacın dibinde kutlamaktadırlar.

Kürt halkı artık kurumaya yüz tutmuş çalılarla oyalanmamalıdır. Demirci Kawa ile Madenci Hasan’ın yaratacağı çınarın dibinde ise bütün insanlığa yetecek kadar yer vardır.

Gece ile gündüzün bile eşit olduğu 21 Mart gününde, insanlığın eşitliğe yürüyüşünün küçük bir durağında Newroz piroz be! Newroz’unuz kutlu olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.