| |
|
|
|
İstatistikler |
|
Ziyaretçi: 559791
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ana Sayfa Yazarlar Eksik Kırlangıç*
|
Eksik Kırlangıç* |
|
|
|
Yazar Şirince
|
|
21/10/2010 |
yanılgılarından geçil(e)meyen bir ömürdür benimki. ben bir eksik kırlangıcım.
cahit sıtkı: "Ne doğan güne hükmüm geçer/Ne halden anlayan bulunur" demez mi bir şiirinde; ne vakit okusam o şiiri, o şiirin bu iki dizesini ne vakit hatırlasam, gözpınarlarıma geçiremem sözümü, bardaktan boşanırcasına yağan bir hüzünkâr yağmura teslim olurum o saat.
derken, nereden çıkar gelirse artık, davetsiz ve diğerkâm bir misafir edasıyla kuruluverir başucuma cemal süreya; heybesinde: "Hiç birşeyim yok akıp giden sokaktan başka" dizesiyle. ben o dizeyle hasbıhal ederken, metin altıok, yangınların öz oğlu, bakışları külden şair, kuşatır etrafımı, insanın içini acıtan bir çekingenlikle; iki dize püskürtür üstüme, keder fıskiyesinden: "Benim bu dünyada bir yerim olmadı,/Kuytu gövdemi saymazsak eğer." yığılır kalırım oracıkta, kalkmaya davranırım, başaramam, beyhudedir hamlelerim. dedim ya, ben bir eksik kırlangıcım.
ben bir eksik kırlangıcım: dinlediğim bozlaklardan, yürek yırtan ağıtlardan, firari türkülerden, vicdanımı dolam dolam tarazlayan o uzun havalardan, beni kara-kaderimle ve çocukluğumun incir sütü kokularıyla uzlaştıran mevlütlerden, naatlardan, kasidelerden, ortadoğu'lu şarkılardan, onları birbirlerine sarmaştıran yanık aşklardan kırıldı kanatlarım.
bilenler bilir. yaşamasızım ben. yaşamsever olsam da yaşamasızım. yaşamı savunsam da! anlağımı, belleğimi, duyarlığımı ve hasılı tüm varlığımı bağışlasam ve gözümü hiç kırpmadan feda etsem de yaşam uğruna, yaşamasızım. zira ben, bu eksik kırlangıç kimliğimle, yaşamın kıyısına itilmişim egemenlerce, ne kıyısına, düpedüz ötesine külliyen itilmişim, bir daha geri dönmemecesine!
o gün bu gündür işte, gömütlüklerde huzur bulurum. "Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde" demiş de yahya kemal, ben o deyişin ardına düşmüşüm. gömüt taşlarını okurum, kırık kanatlarımın acısı artar batman batman, kalbim sızıldar ve bana: "ey yaşamasız kişi, ben senin ömrüne ömür katamam bu incelikle, çıt diye kırılırım apansız, sonra seni kimler gömer bu toprağın derinine?" diye seslenir. anlarım ki haklıdır kalbim, bilirim ki umur görmüştür, inanırım, cefaların katmerlisini sürmüştür. bir fatiha suresinde eritirim sesimi.
ben bir eksik kırlangıcım. yerim yok, yâranım yok. ilkyaz gelir, bir ırmağın suyuyla söyleşirim, talan edilmiş bir ırmağın. yaz geldikte, kavruk otlar sırdaşım olur. güz dayanır, kuru yaprak kavlince halleşirim, sokak kedileriyle. karakışta büzüşürüm bir ağaç kovuğuna, o kovukta korumaya savaşırım ruhumu, çağdaş kötülüklerden.
ben bir eksik kırlangıcım. cihanı zorbalar, zorbalıklar zaptetmiş: bana en çok bu dokunur. uçamam, sürünürüm... Bünyamin Durali (*): Kurşun Kalem, Mayıs-Haziran 2010, Sayı:5 |
|
|
|
|
|
|
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.
|
|