Kadın Hareketi
Ana Sayfa
Yazarlar
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Site İçi Arama
İstatistikler
Ziyaretçi: 559850
Ana Sayfa
kadınca davranmayı kendisine yakıştıramayan kadın Yazdır E-Posta
Yazar ROMİCA Ekşi sözkük   
07/11/2010
erkekçe bir bakış açısıyla sözlüğe servis edilmiş kadındır.

kimseyi kırıp dökmeden yine kendimden örnek vererek bana göre kadın olmanın ne olduğunu anlatmaya çalışayım... kadın olmayı güçsüz olmakla eş gören bir kadın aslında güçlü değildir, erkeklerin egemen güç olduğunu baştan kabul edip onların kurallarıyla oynamayı kabullenmiştir.

ben babasız bir evde, son derece güçlü bir anne ile büyüdüm. türkiye'nin en batısında ve en doğusunda yaşadık yıllarca, annem kendine yetebilen bir insandır, böyle bir örnek karşımda olduğu için dolayısı ile onun gibi olduğuma inanıyorum. biz birlikte yaşadık, birlikte büyüdük, kas gücü gerektiren uğraşlar da dahil olmak üzere her işimizi kendimiz hallettik. kendi odunumuzu kömürümüzü kırıp, kendimiz taşıdık. ütü bozulunca tamir etmeyi, ev taşımayı, badana boya yapmayı, çatıdaki anteni düzeltmeyi falan başkasına bırakmadık hiç... annem bana erkek gibi kadın olmayı değil, kendine yetebilen ve başkalarına muhtac olmayan bir insan olmayı öğretti.

ben makyaj yaparım, topuklu ayakkabı giyerim, kuaföre giderim, manikür yaptırırım, insanlara karşı nazik davranmaya azami özen gösteririm. bütün bunlar kadınca davranmaya örnek olarak gösterilebilir mi bilemiyorum ama benim hayatımın temelini kurduğum detaylar bunlar değil... bunlar benim dışarıdan nasıl göründüğümle ilgili şeyler sadece.

önemli bir kurumda önemli bir projede çalışıyorum. bulunduğum yerdeki çalışmayı yöneten, koordine eden kişi benim. yüksek topuklu ayakkabılarımla, makyajımla, topuzumla, inci kolyemle çalıştığım bu yerde projenin söz verilen tarihte tamamlanabilmesi için kas gücüne dayalı olan pek çok iş yapıyorum. yaptığım işlerin çoğu benim yapmam gereken işler olmasa da yapıyorum, bazen 3-4 metrelik bir merdivene tırmanıp 20 kiloluk bir materyalin aşağıya indirilmesi gerekiyor, o zamanlarda topuklu ayakkabılarımı çıkartıp merdivenin tepesine çıkıp yapılması gerekeni yapıyorum. hamamböcekleri ile dolu depolarda herhangi bir şey aranması gerektiğinde gidip arıyorum, pislik içinde kalsam da, tırnağım kırılsa da aldırmıyorum. tartışmam gereken insanlarla kabalaşmadan tartışabiliyor ve hakkımı, diğer çalışanların hakkını sonuna kadar savunabiliyorum. kızımı ve oğlumu birbirinden ayırmadan yetiştirebiliyorum, çocuklar kendi cinsel kimliklerini bulur, ben onlara insan olmayı öğretiyorum.

kadın olmak üretken olmaktır bence, yaratıcılığı ve hayal kurabilme yetisini ömür boyu geliştirmektir. dönüp şöyle bir yakın çevrenizdeki insanlara bakın, aynı anda beş farklı uzmanlık alanında uğraş verip çoğunlukla başarılı olanlar hangi cinsiyete mensup... sadece çalışan kadınları kasdetmiyorum, anneannelere bakın, anlattıkları masallardaki hayal gücünü hatırlamaya çalışın ya da yaptıkları dantellerin nasıl bir sabır ve beceri gerektirdiğini...

kadınca davranmak ise; erkeğin egemen olduğu dünyada her türlü kösteğe karşı durabilme gücüdür. kadın ayakta durabildiği sürece ister inci küpeleri ve ince topuklu ayakkabılarıyla yere basar, ister kısacık saçları ve dümdüz espadrilleri ile, yeter ki sağlam bassın.

ben kadınlığımı bir madalya gibi gururla taşıyorum göğsümde, insanlığımın hemen yanıbaşında duruyor.
 
< Önceki   Sonraki >
Bu site en iyi Mozilla Firefox 2, Microsoft Internet Explorer 7 veya daha yeni sürümler ile görüntülenebilir.