| Hrant'la sessiz konuşma |
| Yazar Celal Deniz turnusol | |
| 16/01/2010 | |
|
Sevgili Hrant, Aramızdan seni ayırdıkları günden bu yana tam 3 yıl geçti. Özlettin kendini. Tanışıyor muyduk diye bakma bana. Belki beni bir kez bile görmedin. Bense seni TV ekranlarında, gazete sayfalarında görmüştüm, dinlemiştim. Sen o insanın içini ısıtan, sesinle, iyi insan doğallığınla konuşuyordun. Hep bir şeyler anlatmaya çalışıyordun sağır kulaklara, kabuk bağlamış yüreklere... Seni görmeden de sesinden tanır olmuştum. Sesinin tınısı hala kulaklarımda biliyor musun? Ahh be Hrant, Seninle hiç yüz yüze gelmesek de kan bağım vardı bilmediğim... Sen gidince ardından 'o yüz yüze gelemediğim akrabamdı benim' diye yazdım... Nenem senin soyundandı Hrant. Küçücük yaşında Muş'ta tehcir sırasında alıkonan çocuklardanmış. Bir Kürt aile alıp korumuş jandarma baskınlarından kurtarmış. Büyütmüşler gelin etmişler. Elbet biliyorum bu hikayeleri sen çok duydun. Duyduğun bu hikayelerdi seni insan doğallığında konuşturan. Birilerine hep bir şeyler anlatmak istemen. Külleri eşelemen bundandı. İnsan sıcağıydı seni harekete geçiren. Ateşi söndürsen de geçse de zaman, kül soğumuyor be Hrant. Nenemde gördüm bunu . Ölene kadar ne Türkçe'yi ne de Kürtçeyi doğru dürüst konuşabildi. Kendini arıyor, geçmişini arıyordu sanki. Ya görmediğim sadece duyduğum büyükannemin 'yüreğimin yarısı yok' benim diyen sızlanmalarını duyabilseydi kendine insanım diyenler. Ya duyurabilseydik Hrant. Bir çocuktan katil yaratır mıydı bu toplum? Sevgili Hrant, Bugün seninle sessiz konuşmak istedim. Biliyorum çok duyarlısın, duyacaksın sesimi. Cevap vermene gerek yok. ’’Bu Köşedeki Adam’’ veriyor bana cevabını. Sen gideli bu ülkede sancılı da olsa bir şeyler değişiyor be Hrant. Yılarca annelerin anneannelerin çığlıklarını duymayan, acılarını konuşmayanlar konuşur oldular 1915 te yaşananları. Ardından sel oldu yürüdü insanlar ' Hepimiz Ermeniyiz' dediler, bu ülkede ilk defa! Sen konuşa konuşa anlatıyordun ya empati kavramını. Kavrar olduk şimdi daha iyi empatik düşünmeyi. Giderken bile bu toplumun kültürel değişimine bir şeyler kattın. Senin yere düşmenin gümbürtüsünden vicdanlar uyandı sanki kış uykusundan. Ne ki Hrant, sana ölüm tuzagını hazırlayanlar, çocuklara tetik çektirenler ya da buna göz yumanlar, aylar öncesinden seni öldürme niyetini ihbar edenlere sesiz kalanlar hala vatansever rollerindeler. Kimisinde apolet, kimisinde rütbe, mevki makam , yani hiç bir şey olmamış gibi ellerini kolarını sallayarak itibarlarını koruyorlar. Mahkemelerde sadece piyonlar yargılanıyor senin katilin olarak. Arkadaşların ise o günden beri adalet peşindeler . Yaz kış demeden adliye önünde, sokakta ‘’Hrant için Adalet için’’ bir araya geliyorlar. Kardeşim Hrant, Bu ülkede hava parçalı bulutlu hala. Güneş bir türlü görünmedi. Adalet tanrıçası göstermedi güneşte parlayacak yüzünü. Açılımlar saçıldı ortalığa sen gideli ama karanlıklar dağılmadı. Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Alevi açılımı diye diye günlerimiz geçiyor. Ne ki Hrant açılımlar yeterince açık değil, iki yüzlü. Açılım diye diye daha geçenlerde Kürt halkının seçilmiş temsilcilerine esir kelepçesi takıldı. Derin devletin derinine inemedi bu ülke hala. Ama mızrak çuvala sığmıyor be Hrant. Kan unutmazmış… Kan uyutmazmış… Tetik çekenler, çektirenler her gün kan ter içinde kalkıyorlar gece yarıları uykularından eminim. Bunlar korkak, bunlar korkunun kahramanları çünkü. Bir duysan ne de kafeslemişler bizi ah bir bilsen… Kim bilir neler söylerdin sen olsan neler. Hani son yazında demiştin ya 'adalet sistemine ve hukuk kavramına güvenimi fazlasıyla yitirdim' diye. Biz de o günden beri acaba bu ülkenin ihtiyacı olan bir vicdan hareketi yaratabilir miyiz diye elele veriyoruz her fırsatta. Hani demiştin ya 'biz cehennemleri cennete çevirmeye talip insanlardık' diye... İşte öyle ötekilere cehennem olan bu ülkede tanınma adaletini arıyoruz elbirliğiyle... Sen gideli vicdanlarının sesini dinleyenler,’’keşke olmasaydı’’ diyenlerin sesi çoğalmaya başladı Hrant.’’Ali topu Agop'a at’’ diyenler çoğaldı.Umut tükenmedi yani. Bunda en büyük pay senin biliyor musun? Umudunu hiç tüketmedin, hani ayrılmadın ya ülkenden, onca itin kopuğun tehditlerine rağmen. Ah bir de yaşatabilseydik seni... Sen gideli ardından başka güzel insanlar daha yitirdik. Aram Tigran da gitti bu dünyadan örneğin... Ne ki ona 2 metrelik toprağı bile çok gördüler. Onun da gözü vardı bu toprağın derinlerinde tıpkı senin söylediğin gibi. Sonra hani ‘’Bu Dünya Hepimize Yeter’’ diyen Sarkis Çerkezyan ustamız vardı ya. O da yok artık. Biliyorum hoş geldin demişsin çoktan ustaya.. 3 yıl oldu Sen gideli dünyamızdan. Ama bilesin ki unutmadık unutturmadık seni bir gün bile. 'Ülkenden ayrılmadın sevgilim' diyen Rakel'e sözümüz olsun ki bu ülkeyi çocukların için cehenneme çevirtmeyeceğiz… |