YALNIZ DÜRDANECİK
Yazar TURGUT UYAR   
07/03/2010
geceleri kocası kahveye çıkardı
yalnız bırakıp dürdaneciği.
o hanım kadın o annesinin bir taneciği
hoyrat ellerde körpe karanfil
pencerelerde sardunyalar gibi yalınız
kocası kahvede o evde
alışmışlardı...

sevişmek ne kelime birbirlerinden
ayrı kadirden iki yıldız gibi uzaktılar
ben ağlasam siz ağlasanız onun boşluğu dolmaz.
hiçbir yağmur ıslatamaz toprağını
ne zaman canı çekerse erkeğinin
o zaman yatarlardı...

besletip bereketli ıslaklığında tohumları
toprakların en cömerdi dürdanecik
kendi doğurur kendi bakardı.
ah acıdır amma gerçektir inanmazsınız
öfkeli anlarında kocası
dayak bile atardı...

ama zavallı deyip de geçmeyiniz
bizim kendi tembel maceramızdan uzakta
onun da vaktini paylaşan dostları vardı.
kocası gidince kış geceleri
fatma hanım hürmüz hanım ikbal
yangelip kurak masalların kerevetine
bezgin gönüllerini avutmayan kahkahalarla
mısır patlatırlardı...

ah ben kadınları çok severim
karanlık ve tükenmez bahtlarında.
yalnız gecelerinde dürdaneciği
kardeş gibi sevmek okşamak isterim.
üzülme dürdanecik söğüt yaprağı
hoyrat ellerde körpe karanfil
benim de uzaktan yakından tanıdığım
kaderinde bunalmış kadınlar vardı...

.....................

halbuki böyle mi olmalıydı...
Son Güncelleme ( 08/03/2010 )